Yılbaşına girerken gazete ve dergilerin sayfaları boy boy içki reklamlarıyla çevrili. Ne reklama bir sözümüz var ne de içene.  Ancak ortaya çıkan tablo Türkler olarak gururla (!) Dünya'da aldığımız bir dereceyi açıklayacağımız nitelikte. Yakın bir zamanda sokak festivalleri ile bu rekorumuzu zirveye tırmandırabiliriz. İşte Türkiye'deki içki tüketimi üzerine çarpıcı bir araştırmanın sonucu...
30 Aralık 2005 02:36 Cuma
İŞTE GURURLA SÖYLEYEBİLECEĞİMİZ BİR DÜNYA REKORUMUZ DAHA (!) DÜNYADA İÇKİ TÜKETİMİNDE DERECEYE GİRDİK. KİŞİ BAŞINA ALKOL TÜKETİMİMİZ 20 LİRTEREYE YÜKSELDİ ! İŞTE ALKIŞLANACAK RAPOR !

İçki teşvik edile edile dünya üçüncüsü olduk
 
Türkiye giderek alkol ve uyuşturucu batağına saplanıyor. 1930’lu yıllarda kişi başına 1 litre olan alkol tüketimi bugün 20 litreye yükseldi. Alkol kullanım yaşı 11’e kadar düşerken ülkemizde 7 milyonu bağımlı 25 milyon alkol kullanıcısı bulunuyor.
 
Yılbaşı öncesi içki kullanımını teşvik eden reklamlar had safhaya ulaşırken, cinayetlerin yüzde 85’i, trafik kazalarının yüzde 65’i ve aile içi şiddet olaylarının yüzde 70’inin de alkolden kaynaklandığı ortaya çıktı.
 
Ülkemizdeki alkol kullanımına ilişkin rakamlar korkunç boyutlara ulaştı. 1930 yılında kişi başına sadece bir litre olan alkol tüketimi, bugün 20 kat arttı.
 
Bu artışta yasal engellere rağmen içki tüketimini teşvik edici reklamların etkili olduğu ortaya çıktı. Alkol kullanım yaşında ise ortaya çıkan tablo çok daha vahim. Türkiye’de 7 milyon alkol bağımlısı, 25 milyon ise alkol kullanıcısı olduğu belirtiliyor.

Türkiye Yeşilay Derneği tarafından yayınlanan ve birbirinden çarpıcı rakamların yer aldığı raporda ülkenin alkol tuzağına sürüklenişine ilişkin ilginç tesbitler yer aldı. Buna göre 1930’larda ülkemizde kişi başına bir litre alkollü içki tüketimi düşüyorken bugün ise kişi başına 20 litre alkollü içki düştüğü kaydedildi.
 
Bu rakamlarla alkol tüketiminde Türkiye’nin dünya üçüncülüğüne oturduğu belirtildi. Türkiye Yeşilay Derneği tarafından hazırlanan bir raporda, Türkiye’de  sadece geçtiğimiz yıl 898 milyon litre alkollü içki tüketildiğine yer verildi.

Yine dernek tarafından 46 lisede yapılan “alkol, sigara ve uyuşturucu alışkanlıkları” araştırmasına göre alkol kullanan öğrenci sayısı yüzde 23.6 olarak tesbit edildi. Sigaraya başlama yaşının 10, alkole başlama yaşının 11 ve uyuşturucuya başlama yaşının 12’ye kadar düştüğü belirlenen raporda, öğrencilerin yüzde 53’ünün esrarı denediği; yüzde 22’sinin arasıra kullandığı, yüzde 8.5’inin sürekli kullandığı, yüzde 10’unun eroini denediği, yüzde 4’ünün ise sürekli kullandığı belirlendi. Yine aynı araştırmada öğrencilerin yüzde 8.8’inin kokaini denediği, yüzde 4’ünün sürekli kullandığı, yüzde 35’inin yapıştırıcı ve ucuçu madde denediği ve yüzde 6’sının sürekli bu maddeleri kullandığı saptandı. 

Giderek alkol batağına saplanan ülkemizde, alkol kaynaklı ölümlerin yıllık 150 bin kişiyi bulduğu belirtildi. Bunların büyük çoğunluğunu alkolün neden olduğu cinâyetler, trafik kazâları, alkolden kaynaklanan hastalıklar, düşükler ve ölü doğumlar oluşturuyor.
 
Sözkonusu rapora göre Alkollü içki kullanımının işlenen suçlardaki rolü de ortaya kondu. Buna göre Cinayetlerin yüzde 85’i, ırza tecavüzlerin yüzde 50’si, şiddet olaylarının yüzde 50’si trafik kazalarının yüzde 65’i, aile içi şiddetin yüzde 70’ı, akıl hastalıklarının yüzde 60’ı alkolden kaynaklanıyor.

Yılbaşı öncesi içkili eğlence reklamları ve alkol tüketimini teşvik eden yayın ve ilanların arttığı bugünlerde sözkonusu rakamlar bilinçli ya da bilinçsiz ülkenin nasıl bir alkol batağına sürüklendiğini gösteriyor. Özellikle medya organlarındaki reklamlar ile bazı TV dizilerindeki içki kullanımını teşvik edici görüntülerin gençlerin alkol kullanımını teşvik ettiği biliniyor.
 
NE DİYELİM, İÇENİYLE İÇMEYENİYLE BU TABLO HEPİMİZİN ! AYAKTA ALKIŞLAMALI GURUR DUYMALIYIZ !