Daha önce zevkle izlediğimi yazdığım Şef Emeril’in yemek programı ve Bayan Rachel Ray’in programı Amerikan yemek kanalında iptal edilmiş. Gerekçe olarak da bu ikisinin kilo almaya başladıkları ve sağlıklı yemek kültürünün oluşmasına katkıda bulunmadıkları gösterilmiş.
21 Aralık 2007 11:23 Cuma
SERDAR TURGUT'UN KÖŞESİNDEKİ "GENİŞ KALÇALI KADIN FOTOĞRAFI" KİME AİT?
Ben zayıf aşçıya güvenmem
Daha önce zevkle izlediğimi yazdığım Şef Emeril’in yemek programı ve Bayan Rachel Ray’in programı Amerikan yemek kanalında iptal edilmiş. Gerekçe olarak da bu ikisinin kilo almaya başladıkları ve sağlıklı yemek kültürünün oluşmasına katkıda bulunmadıkları gösterilmiş. Kapitalizmin ne kadar iki yüzlü bir sistem olduğunu ve insanı bir anda silip atabilmesini bu olaydan daha güzel anlatan başka olay bence olamaz. Düşünsenize bir kadına tüm dünyayı dışlayıp durmadan yemek yeme görevini vermişsiniz. Şişmanlayınca da onu işten çıkarıyorsunuz. Ne kadar mantıksız değil mi? Şef Emeril ise yaptığı sağlıksız yemekler nedeniyle müthiş lezzetler bulundu ve müthiş bir hayran kitlesi oluştu (bir tanesi de benim, sadece onun restoranında yiyebilmek için kalkıp taa New Orleans’a gitmiştim. Hiç de pişman değilim. Hem yorgunluğa hem de paraya değdi.) Bu büyük şefin neden durup dururken sağlıklı yemek arayışı politikası içine dahil olması gerekti bu belli değil. Ayrıca hemen tüm güzelliklerin aynı zamanda zararlı olabildiği bir dünyada, lezzetli yemek programlarıyla dolu bir kanalda sağlıklı yemek fikrini hangi hıyar çıkardı bu da merak konusu. Şef Emeril’in muhteşem yemeklerinden bir çatal tadınca, sağlığı filan tamamen unutup o anda hemencecik zevkten ölmeyi bile düşleyebilirsiniz. Benim hayatta bir ilkem vardır; ben aşçının zayıf olanına pek güvenmem, zayıf aşçısı olan lokantada yemeyi tercih etmem. Çünkü aşçı dediğin sadece pişirmeyi değil yemeyi de sevecek ve kendi yaptıklarını da bolca yiyecek. Emeril böyleydi işte, yemeği pişirirken ağzından sular akar gibi olurdu, bunun programı son derece ateşli ve içtendi. Bu işte kaybeden Emeril olmadı çünkü zaten çok zengin ve hemen başka kanalda program yapmaya başlar mutlaka. Ama Rachel Ray’e ne olur bunu bilemem. Bu her yediğini kamera karşısında beğenmek zorunda olan ve beğenisini ifade etmek için her defasında yeni kelimeler bulmak zorunda olan bu zavallı kız hakkında görüşlerimi kısa süre önce burada yazmıştım. Kızcağız baştan pek güzel değildi zaten, ancak durmadan yediği içtiği için şişmeye de başladı, yanakları pembeleşti ve daha da sevimsiz oldu. Bunlar tamam ama baştan tanımladığınız iş bu kadıncağıza sonra ona neden kızdılar ki anlamıyorum. Son seyrettiğim programında yediği şeyi beğendiğini ifade etmek için YUMMO diye bir ses çıkardı. Öyle sesler yapabiliyor ki ben bir süredir bu kızın orgazma gelirken ne ses çıkardığını ciddi bir biçimde merak etmeye başlamıştım. Yanlış anlaşılırım diye bu takıntımı evde ifade etmekten de kaçındım. Sonunda biraz tatile çıkarsa ve biraz rejim yaparsa bir gün elbet birlikte olunacak kıvama o da gelebilir. Tabii ki umudu tamamen kesmemek gerekiyor. Amerikalılar dünyanın en fazla yiyen ama aynı zamanda zayıf kalmaya da en fazla onlar takıntılı. Adama bakıyorsunuz bir oturuşta neredeyse bir manda yiyor üstelik üstüne tereyağı da döküyor, yemek biter bitmez kalorileri yakma kavgasına giriyor. Ortalama Amerikalı’nın hayatı çok kalorili tüketim evresinin hemen sonrasında zayıflama evresine girmesi şeklinde geçiyor ve bu kısır döngü bir hayat boyunca sürüyor ve sonunda yine de şişman ölüyorlar. Neden basit olanı yapmazlar ve yiyelim içelim şişman kalalım seçimini, yapıp rahatlamazlar ve mutlu mutlu ölmezler anlamak mümkün değil. Emeril de şişman ve öyle kalacak çünkü o lezzetleri yaratabilen bir insan onları tatmadan durabiliyorsa asıl o zaman bir problem var demektir. Rachel, güzel değil. Durmadan yediği için de şişiyor. Ancak bu fotoğrafına her bakışımda ‘Acaba yanılıyor muyum?’ diye düşünüyorum.