Senaryo berbat! İnandırıcılık sorunu had safhada! "Sen ne diyorsun Ahmet Hakan? Filmin senaryosu Yavuz Turgul’a ait" dediğinizi işitir gibiyim. Ne yapalım? Değil Yavuz Turgul, Arthur Miller yazsa da berbat! Hadi hikáyedeki büyük sorunları bir tarafa bırakalım ve sadece filmde geçen şu diyaloğa bir göz atalım: "Çocuk: Sen benim babam mısın? Adam: Evet, babanım. Çocuk: Kim söyledi? Adam: Annen..." Lütfen söyler misiniz? Biz Yeşilçam’a neden gülmüştük?
23 Aralık 2007 10:12 Pazar
AHMET HAKAN'DAN KABADAYI FİLMİNE AĞIR ELEŞTİRİLER

 Kabadayı’nın karnesi

OYUNCULUK: Silahlara veda etmiş kabadayı rolündeki Şener Şen’den daha sıkı bir performans beklerdik. Fakat heyhat! Rasim Öztekin’in "Türk sinemasında eşcinsel kimliğinin canlandırılması" meselesine kattığı tek yenilik, "tam kıvırtmak" yerine "hafif kıvırtmak" olmuş. Genç oyuncu İsmail Hacıoğlu, yetenek sınavında jüri karşısındaki bir oyuncu adayı gibi acıklı bir çırpınış içinde. Bir başka genç oyuncu Aslı Tandoğan inandırıcılıktan 8 bin fersah uzak kalışıyla değerlendirme dışı. Kenan İmirzalıoğlu fiziğinin avantajını, "Bak Kenan! Sert yapacaksın, sert bakacaksın... Tamam mı?" şeklindeki öğütle birleştirmek suretiyle diğerlerinden sadece birkaç milim önde.

HİKÁYE Senaryo berbat! İnandırıcılık sorunu had safhada! "Sen ne diyorsun Ahmet Hakan? Filmin senaryosu Yavuz Turgul’a ait" dediğinizi işitir gibiyim. Ne yapalım? Değil Yavuz Turgul, Arthur Miller yazsa da berbat! Hadi hikáyedeki büyük sorunları bir tarafa bırakalım ve sadece filmde geçen şu diyaloğa bir göz atalım: "Çocuk: Sen benim babam mısın? Adam: Evet, babanım. Çocuk: Kim söyledi? Adam: Annen..." Lütfen söyler misiniz? Biz Yeşilçam’a neden gülmüştük?

PAZARLAMA Eğer "Denk gelme" değil de "Denk getirme" söz konusuysa... Kabadayı’nın yapımcılarını alkışlamak gerekir. Düşünsenize: Tatildeyiz ve hava sinemada film izlemeye acayip uygun. Ama o da ne? Gösterimde doğru dürüst tek bir film bile yok. Sinema salonlarına gidenlerin, "Bari Şener Şen’in filmine gidelim" tavrını koyma olasılığı hayli yüksek. Ben böyle zamanlamanın alnından öperim.

MESAJLAR "Araya bir eşcinsel karakter at, seyirci gülsün" şeklinde ucuz mu ucuz bir yaklaşım bu filmde de var. Ancak bu denli sakil bir ucuzluk, Kabadayı’yı oluşturan "sıkı ekip"e yakışmayacağından... Araya bir de "Eşcinsel ama dört adamı cebinden çıkaracak denli delikanlı bir eşcinsel" mesajı da sıkıştırılmış. Gerçi bu durumda da "siyaseten doğruculuk" açısından sorunlar var ama artık bu kadar kusur kadı kızında da olur!

GÜLÜNÇLÜKLER Yönetmenin bir "hüzün dalgası" ya da en fazla "acıklı bir tebessüm" yaratmak amacıyla çektiği sahnelerde, seyircinin kahkahalarla gülmesine ne demeli? Peki ya ölmek üzere olan bir adamın, "Elini dudaklarına götürüp öpücük atması"na ve daha da fenası "öpücüğü atar atmaz ölmesi"ne ne demeli? Hadi hepsini anladık... Peki o karton "büyük patron"a, o inandırıcılıktan uzak "derin devlet adamı"na falan ne diyeceğiz?