Genelkurmay Başkanlığı, Kuzey Irak’a yapılan operasyonlarla ilgili sonuçları kamuoyuyla paylaşacağını açıkladı. Genelkurmay açıklamasının tonunu biraz sitemkár buldum. "Biz söylüyoruz, niye inanmıyorsunuz" der gibi bir hava var. Ama bunun da gereksiz bir alınganlık olduğunu düşünüyorum. Kamuoyunda Kuzey Irak operasyonunun sonuçlarının tereddütle karşılanmasının geçerli nedenleri var.
25 Aralık 2007 09:08 Salı
SINIR ÖTESİ OPERASYONUN ARDINDAN ORTAYA ÇIKAN SORU İŞARETLERİNE DİKKAT ÇEKEN MEHMET YILMAZ, GENELKURMAY'I GÖREVE ÇAĞIRDI

Kuşkuları gidermek çok önemliydi


GENELKURMAY Başkanlığı, Kuzey Irak’a yapılan operasyonlarla ilgili sonuçları kamuoyuyla paylaşacağını açıkladı.

Genelkurmay açıklamasının tonunu biraz sitemkár buldum. "Biz söylüyoruz, niye inanmıyorsunuz" der gibi bir hava var. Ama bunun da gereksiz bir alınganlık olduğunu düşünüyorum.

Kamuoyunda Kuzey Irak operasyonunun sonuçlarının tereddütle karşılanmasının geçerli nedenleri var.

Birincisi, kimse ABD’ye güvenmiyor. ABD’nin verdiği istihbaratın bir tür "Cibali Karakolu baskını" olduğu düşünülüyor.

Bu oyunu seyretmiş olanlar hatırlayacaklardır, kötü şöhretli bir eve yapılacak baskından önce karakoldan evin telefonla aranıp kadınların kaçmasının sağlandığı bir sahne vardı.

ABD’nin de bir yandan Türkiye’ye istihbarat verirken, öte yandan teröristlere "kaçın" diyebileceği kuşkusu yok sayılamaz.

ABD’nin bölgede ikili, üçlü oyunlar peşinde olabileceğine ilişkin kuşkuların Türk kamuoyunda mevcut olmasının sorumluluğu da herhalde bu ülkenin bugüne kadar bölgede izlediği politikalardan kaynaklanıyor olmalı.

İkincisi, hükümetin tezkerenin çıkmasından sonra izlediği politikadır.

Tezkereden sonra Genelkurmay’a yazılan yazının geciktirilmesinin nedenleri, kamuoyunu tatmin edecek şekilde açıklanamadı.

Ve son olarak şunu da söylemeliyim: Demokratik bir ülkede, kamuoyunun sınır ötesinde yapılan bir askeri harekátın gerçek sonuçlarını öğrenmek istemesi, doğal bir haktır.

Bu nedenle Genelkurmay’ın operasyon sonuçlarını paylaşacağını açıklamasını çok doğru buluyorum.