özdemir ince
Bakın bir kez daha yazıyorum: AKP’nin polemik metninde yazdığı gibi, "Modern laiklik anlayışı, farklı din ve inançları sosyolojik bir gerçeklik olarak kabul ederek, onların bir arada barışçıl beraberliğini sağlamayı hedefleyen bir siyasal ilkedir". İyi de
Hürriyet Yazarı Özdemir İnce Murat Belge'nin bir 'ergenekon' yazısını; "Murat Belge’nin saçmanın ötesine geçen iddiasını teşhir etmek zorundayım." Dedi ve bakın neler yazdı!
CHP sadik olarak tanımlayabileceğimiz bir ulusal ve uluslararası saldırıya hedef olmakta. Bunu görmemek için kör, anlamamak budala olmak gerek.
Heyhat! ABD nereden bilecek kendi çıkarını, üstat Akyol daha iyi bilir. Kim bilir belki de adamlar benimle dalga geçiyordu. Kim miydi bu ABD’li adamlar? Bana bu adamlarla nerede ve nasıl konuştuğum, adamların ad ve görevleri ve de tanıklar kesinlikle soru
Buyazdıklarımın Ergenekon Davası ile hiçbir ilişkisi yoktur. Bu uyarıyı yaptıktan sonra "Darbecinin liberali iyidir" ironisini teşrih masasına yatıralım:
CHP ile AKP derenin iki yakasında mı bulunuyor? Bulunuyor! Siz derenin neresindesiniz? Eğer sizler falanca holdingin filanca holdingi iç etmek ya da iflas ettirmek için çevirdiği dolaplardan şikáyet ediyorsanız, siz hiçbir yerdesiniz!
1950’li yılların başında Adnan Menderes tarafından Nurculuk serbest bırakılarak Anayasa ilga edilmiş ve 30 Kasım 1925 tarihli ve 677 sayılı kanun yok farz edilmiştir.
Aydın Doğan'ın, gazeteci Emin Çölaşan aleyhine açtığı tazminat davasında Hürriyet Gazetesi yazarı Özdemir İnce tanık olarak ifade verdi.
Siz “kadınlar matinesinde göbek atan türbanlı kadın”, “diskoda kendinden geçen türbanlı kız”, Boğaziçi Üniversitesi’nde ya da Kızılay’da “bir oğlanla el ele gezen türbanlı taze” öykülerini ciddiye alıyor musunuz?
Hürriyet yazarı Özdemir İnce, bir okurun gönderdiği tepki yazısını köşesinde yayınlayarak, "Beni niye okuyorsunuz?" diyerek tepki gösterdi. İşte İnce'ye gelen o e-mail ve verdiği yanıt...
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “Türkiye sansüre dayalı bir ülke değil” diyor. Ama böyle derken baltayı taşa vurduğunun farkında değil. Banu Avar’ın programı Dışişleri Bakanlığı’nın talimatlı ricası üzerine yayından kaldırılmadı mı?