ahmet hakan
"Ergenekon diye bir şey yoktur" diyenlere karşı, "Ergenekon bütün kötülüklerin anasıdır" düsturuyla yayın yapan Taraf Gazetesi’nin Yazı Müdürü "Yasemin bacı" gibi yapmayalım...
Ergenekon Çetesi’nin "sazan" muamelesi çekip, çengel attığı "medyada Ergenekon’u sulandırmak için yorum yapacak bazı akademisyen ve köşe yazarları" taifesine otomatikman girmiş oldum!
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, "Ergenekon İddianamesi"ne girdiği söylenen "Agarta Efsanesi" konusunda danışmanı Akif Beki’yi, "Agarta magarta diyorlar... Akif! Ne iş?" diyerek iki gündür sıkıştırıyor.
EY "Ergenekon için söylenen her söze kandım / Pervane misali ampule yandım" havasına girip, burunlarından hiç kıl aldırmayan benim demokrat abilerim, ablalarım, kardeşlerim
Şener Paşa’nın sanırım Harbiye Orduevi’ndeki ofisinde yapılan aramalarda bulunan belgelerden birinde, "Hangi gazeteci vatanımızı kime satıyor?" başlıklı pek mühim bir belge ele geçirilmiş... Bu belgeye göre...
En alakasız adamlar bile, son günlerde, "Yahu televizyonlara kırmızı atkılı, kalpaklı bir hoca çıkıyor... Acayip kafa herif... Öyle matrak konuşuyor ki, ne dediğini anlamıyorum ama seyredemeden de duramıyorum" diyerek... Yalçın Küçük Hoca’nın hakikaten ta
Ergenekon operasyonu çerçevesinde tutuklanan paşalar Şener Eruygur ve Hurşit Tolon Ahmet Hakan'a mektup yazdı. İşte sitem dolu o mektuplardan Türkiye'ye yayılan kelimeler.
"Emekli orgeneral" mesajları, Fikret Abi’nin köşesi yerine benim köşede çıktı ya... Bazı "şakrak" arkadaşlara da iş çıkmış oldu... Dün gün boyu benimle mavra yapıp geyik çevirdiler...
Mehmet Yakup Yılmaz ve Ahmet Hakan da varsa yanlarında, hele Aydın Bey'in uçağıyla ve onun liderliğinde gidilmişse, Rodos'ta kararlaştırılan programın bir durağı daha geride kalmış demektir...
Hani çapkınlık yapan, yani "gözü biraz dışarıda" olan AKP’li azgın tekelerin gözü yaşlı eşlerinin, Emine Hanım’ı ziyaret etmelerine dayanan bir yöntem var ya... İşte o geldi aklıma...
Dün postadan son sayısı çıktı... Stres atmak için şöyle bir göz attım: O da ne? Bendenize tam üç sayfa dolusu hakaret... "Şecere-i Hürriyet’ten Ahmet Hakan’a" başlığı altında kaleme aldıkları makalede saydırmış da saydırmışlar...
İşçi Partisi’nde "Yargıtay binasının ayrıntılı krokisi"nin ele geçirildiği iddiasının yanında, İlhan Selçuk’un köşe yazılarının ne işi var sayın savcım?
Ahmet Hakan geçtiğimiz gün yazdığı bir yazıda Recep İvedik reklamını bahane ederek Turkcell hatlı telefonunu kapattığını yazmıştı. Ancak!
Demek ki neymiş Ahmet Hakan? Ne kadar dönersen dön... Ne kadar dejenere olursan ol... Derini parlatmak için ne kadar çaba sarf edersen et... Yine de senin gönderileceğin yer Konya’dır...
Çok iyi oldu, çünkü... Tayyip Erdoğan’a bir kez daha "mazlumu oynama" hakkı tanınacaktı... Tanınmadı... Çok iyi oldu, çünkü... AKP ile Refah Partisi arasında bir fark vardı...