anayasa mahkemesi
Anayasa Mahkemesi, üniversitelerde başörtüsü serbestliği getiren Anayasa değişikliğinin ''iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması'' istemiyle açılan davayı bugün esastan görüşmeye başlayacak.
Anayasa mahkemesi, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu.
Girişteki öfkeli ifadelerime bakıp sanmayın ki bu karara çok sevindim. Hayır hiç sevinmedim. O manşeti atarken ne kadar kaygılı idiysem, bugün de o kadar kaygılıyım.
Kendilerine yüksek öğretim hakkı bile çok görülen genç kızlarımıza üzüntülerimi iletmekten başka bir şey gelmiyor elimden.
Hürriyet yansız başlığıyla dikkat çekti. Taraf ise mahkemenin verdiği kararı Atatürk'ün sözüne uyarladı.
Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü yasağını kaldıran düzenlemeyi iptal kararı borsa ve doları nasıl etkileyecek?
İşte; büyük ve sinsi bir gücün Türkiye’yi ele geçirip kendi karanlığına doğru sürüklemesine karşı duruyor vatan. Çırpınıyor... Çabalıyor... Direniyor...
Biri AKP’nin kapatılması... Öteki ise "Ergenekon" diye bilinen dava. Biri, iktidardaki partinin, Cumhuriyet’in temel ilkelerini değiştirmeyi amaçladığını iddia ediyor. Öteki ise, illegal bir çeteleşmenin, oyla işbaşına gelmiş siyasi partiyi devirme planla
Önceki gece herhalde hayatlarının en huzurlu uykusunu uyumuştur o medya organlarının patronu ve gazetecileri; Anayasa Mahkemesi'nin bir sonraki kararının ilân edildiği gece daha da rahat ve huzur içinde uyumayı umut ederek... Yenmişlik duygusunun kendiler
Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa değişikliğini iptal etmesinin ardından sivil toplum kuruluşlarından tepkiler sürüyor. Genç Siviller, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını protesto etmek amacıyla basın açıklaması yaptı.
Yatıp kalkıp, "Hukukun ırzına geçtiler", "Cüppeli darbe", "9 mu büyük, 411 mi?", "Sözün bittiği yer", "CHP artı yargı eşittir iktidar" diye başlıklar mı atacağım? Tumturaklı sövgü sözcüklerini sıralayarak mı meseleyi halledeceğim?
Savaşın sembolüdür türban... Dolayısıyla... Savaş bitmeden, uzlaşma sağlanmadan, mücadele sona ermeden... Yani... "Türban"ın simgesel değeri önemini yitirmeden... Türbanın özgürleşmesi mümkün olmayacaktır.
Başbakan ve arkadaşlarına bir başka hatırlatma daha yapmak isterim. Bu ülkede, sırf Erdoğan Parlamento’ya girebilsin diye, "kişiye özel" düzenlemeler yapıldı ve kimse buna sesini çıkarmadı.
32. Gün'de Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ı "İBDA-C örgütü" üyesi ilan etti.
"AKP, kapatılmak için sabırsızlanıyor. Sabırsızlığını, sadece esas savunmasını zamanından önce sunmakla değil, “en iyi savunma saldırıdır” tekniğini kullanarak da gösteriyor."