bekir çoşkun
Diyelim ki sizin kafanız çalıştı; etrafınıza baktınız, haberleri dinlediniz, gazeteleri okudunuz, aylık gelirinizi düşündünüz. Aklınızdan çocukların işsizliği, bir depo benzinin fiyatı, gökdelenler yükseldikçe, siyasetçiler ve çocukları zenginleştikçe yok
Muhtıra’nın ilk hecesi "Muh"tur. "Muh" büyüklerin bize öğrettikleri ilk eylemin adıdır: "Hadi, amcaya muh yap..." Ki her "muh"tan sonra yorumlar başlar: "Nasıl da muh yaptı..."
"Genel Başkan’ın söylemleri dışında ilk kez Ce Ha Pes’in bir eylemini konuşuyor millet; telefonun yanlış tuşuna basma eylemini."
Nefret ediyorum şu cep telefonumdan. O bana; 1 milyar dolar dahi üretim yapmayan kitlelerin, gevezelik için 10 milyar dolar harcadığını hatırlatıyor.
İşte; büyük ve sinsi bir gücün Türkiye’yi ele geçirip kendi karanlığına doğru sürüklemesine karşı duruyor vatan. Çırpınıyor... Çabalıyor... Direniyor...
"Bu birincilik; siyasetçi-bürokrat-yağmacı işadamı üçlüsünün gücünden gelir."
Aydın Doğan ile Emin Çölaşan arasındaki tazminat davası için aralarında Ertuğrul Özkök, Bekir Coşkun ve Fatih Altaylı'nın da bulunduğu 7 gazeteci tanıklık yapacak.
Coşkun: "Tarikatlar Türkiye’nin en tepelerine oturmuş ülkeyi yönetiyorlar, ama Atatürkçü düşünce sahipleri izleniyorlar, fişleniyorlar, yakalanıyorlar, sorgulanıyorlar, suçlanıyorlar, içeri atılıyorlar." Yazının tamamı için tıklayın.
Ben de kaç gündür bunu düşünüyordum; gazeteci Mustafa Balbay’ın masasında haber, üniversitedeki profesörde kitap, ATO Başkanı Sinan Aygün’ün kasasında para bulununca ben anladım, siz de anlamışsınızdır.
Yoksa tüm yüce ilkeler, çağdaşlık yeminleri, cumhuriyet devrimlerine sadakat ve bağlılıklar, böyle enteresan ilişkilerle mi çöpe atılıyor? AKP, bu yöntemlerle mi aldı başını gidiyor, örnek?
Coşkun: İslam'ın, tüm dünyada artık "terör" ile birlikte anılması ve terörü çağrıştırması sizi rahatsız etmiyor mu?
Yasaları insanlar yaparlar, kurallar tartışılır, çağ dışında kalan kavramlar ve kurallar değiştirilebilir. Oysa dincinin dünyasında kanunlar-kurallar-kavramlar gökten iner.
Bu Cumhuriyet’in okullarında okuyup diploma alan, şirketler kurup zengin olan, ayda 15 milyar maaşla milletvekili koltuğuna oturan...
Şimdi dahi; devrim yasalarını silip yerine getirmek istedikleri "dinci devlet"e en büyük engeldir askerler. Bu yüzden hedeflerinde askerler var. Kravatlı mollalar, askerleri ürkütüp sindirebilirlerse, kendi özlemlerindeki rejimlerini kurabilecekler.
Başkan, görkemli göbeğinin altına düşmüş pantolonunu çekerken, "Yani bizim için çevre kadar önemli bir şey yoktur".