hürriyet
Son günlerin modası bu. Birtakım gazeteciler çıkıp, bazı iddialarda bulunuyor. Başka birtakım gazetecilerin isimlerini ortaya atıyor. Sonra bunun etrafında spekülasyonlar başlıyor.
AKP medyasında dün İstanbul’daki saldırının "Ergenekon Çetesi’nin işi" olduğuna ilişkin ortak haberler vardı. Sabah, "Adalet Bakanlığı’ndan çok üst düzey bir yetkiliye" dayandırarak verdiği haberde bu başlığı kullanmıştı: Ergenekon kokuyor!
Manisalıdır çünkü paşa. Köftenin kralını yaparlar orda. Ben tam "odun köftesi"nin tarifini yazıp, içine neden soğan doğranmayacağını anlatmaya hazırlanıyordum ki, vaziyet anlaşıldı...
Düne kadar Ergenekon Operasyonu'yla ilgili haberleri görmeyen ve mesafeli duruşuyla dikkat çeken Hürriyet Gazetesi, Ergenekon İddianamesi'yle ilgili ulaştığı bilgileri manşetine taşıdı.
Batman garına gelen 'Hürriyet Treni'ni protesto etmek amacıyla basın açıklaması yapan Genç Siviller, "Hürriyet-İnsan Hakları= Tren-Öküz" yazılı pankart açtı. İşte Ertuğrul Özkök'ü şaşırtan protesto...
Sabah AKP hükümeti tarafından bilinçli olarak böyle bir misyondan uzaklaştırıldı. Sabah AKP’nin organı haline getirildi. Bu bir kitle gazetesinin yok oluşu demektir.
RTÜK, dizilerde içki reklamı yapıldığına kanaat getirmiş. Başkan Zahit Akman, artık dizilere yapım aşamasında müdahale edecek bir yasa peşinde olduğunu, içki bardaklarının "mozaiklenmesi" uygulamasının yetersiz kaldığını söylüyor.
Yasaları insanlar yaparlar, kurallar tartışılır, çağ dışında kalan kavramlar ve kurallar değiştirilebilir. Oysa dincinin dünyasında kanunlar-kurallar-kavramlar gökten iner.
Baktım dünden itibaren bu kavram üzerinde acayip espriler üretilmeye başlanmış bile. Batan Atlantis’ten, Dan Brown kitaplarındaki "İllimunati" örgütlerine kadar her şey var. "Hitler de işin içindeymiş" diyenler bile var.
Sergei Orloff, zenginlik bakımından Sinan Aygün ile yarışır. Java ise sanırım örgütün tetikçilerinden biri. Martin’in kim olduğunu bulursak, bence Diana’yı da çözebiliriz!
Ergenekon Çetesi’nin "sazan" muamelesi çekip, çengel attığı "medyada Ergenekon’u sulandırmak için yorum yapacak bazı akademisyen ve köşe yazarları" taifesine otomatikman girmiş oldum!
Gaddarlıkta teraziye koysan, ibre ya ortayı gösterir ya da bir mek bugünden yana ağır basar. Askeri darbe vicdanı, daha doğrusu vicdansızlığı, tebdili kıyafet, AB müzakerecisi Türkiye’ye sızmış güya "demokrasi" arıyor.
Şimdi dahi; devrim yasalarını silip yerine getirmek istedikleri "dinci devlet"e en büyük engeldir askerler. Bu yüzden hedeflerinde askerler var. Kravatlı mollalar, askerleri ürkütüp sindirebilirlerse, kendi özlemlerindeki rejimlerini kurabilecekler.
Altını çize çize bir daha tekrarlayalım. Başbakan Erdoğan ve AKP bunları yapmadığı için, "giderek muhafazakárlaştığı" söylenen o toplum kendisini cezalandırdı mı? Hayır, tam aksine ödüllendirdi.
Şener Paşa’nın sanırım Harbiye Orduevi’ndeki ofisinde yapılan aramalarda bulunan belgelerden birinde, "Hangi gazeteci vatanımızı kime satıyor?" başlıklı pek mühim bir belge ele geçirilmiş... Bu belgeye göre...