medya
Yard. Doç.Dr. Hale Bolak Boratav, Avrupa Birliği’nin Türk medyasındaki kadın aktörlere yönelik yaptığı araştırmayı yakından takip etti. Bir sosyal psikolog olarak, kadının varlığını medya düzlemine oturttuğunda, çıkan sonucun vehameti onu da etkilemiş.
Haftalık tiraj raporu açıklandı. Tabloda en çok dikkat çeken bölüm Hürriyet'in kaybettiği tiraj oldu. Satış rakamlarını süpriz bir şekilde artıran ise bir spor gazetesi... İşte geçen en çok satan gazeler ve bir önceki haftaya göre tiraj kayıpları.
Zaman Gazetesi, Hürriyet'in dünkü manşetini hedef alarak, "Hürriyet Gazetesi'nin iki gündür manşetten duyurduğu 'Turiste içki var, Türk'e yok' başlıklı haberler bazı medya kurumlarının uzun zamandır sürdürdüğü 'meyhane baskısı'nın son halkasını oluşturdu"
Televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında kadına biçilen rol az çok belli. Kadın ya sabah programlarında göbek atıp halay çekerken vardır ya da başından geçen acıklı olayları ağlaya inleye anlatırken.
Umur Talu: "Yarı eleştiri, yarı doğru, yarı hakikat, yarı cesaret, yarı bağımsızlık, yarı özgürlük, yarı hukuk, yarı vicdanla yarım yamalak, yamuk yumalak, cephede cephaneci, mevzilerde mevzii bir gazetecilik."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başını, Vakıfbank ve Halkbank’ın Sabah-ATV satışıyla ilgili Çalık Grubu’na açtığı 750 milyon dolarlık kredi, en az kapatma davası kadar ağrıtacak. Nitekim krediyle ilgili olarak BDDK her 2 bankada da inceleme başlatmış.
CHP, daha önce ortaya çıkan 3,5 milyon dolarlık para aktarımının Kanaltürk'e bir belgesel için verildiğini açıklamıştı. Sözleşme ortaya çıktıktan sonra parti, aynı telekulak olayında olduğu gibi içene kapandı, sessizliğe büründü.
Önceki gece herhalde hayatlarının en huzurlu uykusunu uyumuştur o medya organlarının patronu ve gazetecileri; Anayasa Mahkemesi'nin bir sonraki kararının ilân edildiği gece daha da rahat ve huzur içinde uyumayı umut ederek... Yenmişlik duygusunun kendiler
Taraf Gazetesi, yayınladığı "Darbe Günlükleri"nin tam metninde kullanılan "kod isimler"in gerçekte hangi kişi ya da kurumlara ait olduğuna dair tahminlerini yayınladı. İşte şaşırtan isimler...
Şayet medya Ergenekon iddianamesini boşluğa itebilmek için abuk sabuk dümenler çevirmeyi bırakır, gerçek gazetecilik mantığıyla gladyonun üzerine giderse hem Türk demokrasisi kazanır hem Türk medyası.
Güngören’den yapılan canlı yayınlarda, muhabir arkadaşlarımızın titreyen sesleri, hatta ağlamaları bile, o görüntü ve fotoğrafları bilerek sansür etmeyi çoktan gerektiriyor.
Kendi patronunun bile böyle bir pazarlığa taraf olup olmadığını merak eden bir yazarın, ülkemizin en büyük medya patronunun da Jandarma'ya çağrılıp çağrılmadığını, çağrıldıysa benzeri bir pazarlığa tâbi tutulup tutulmadığını merak etmesi elbette doğaldır.
"Mesela Ergenekon'un varlığına inanmayan ve bunun muhalefeti sindirmek için hükümetin bir uydurması olduğunu düşünen kişiler, bilhassa Cumhuriyet ve Hürriyet gazetelerinde toplanmış durumda."
"Köşelerinden yaptıkları atışlarla masum insanların şeref ve onurlarını öldürenler niye "Terörist" olmasın.."