radikal
Başbakan Erdoğan'ın sağ kolu; eski basın sözcüsü Akif Beki' 1 ay kadar önce görevinden ayrılmıştı. Akif Beki asıl mesleğine, gazeteciliğe döndü ve Başbakanlıktan sonra yeni adresini belirledi. Akif Beki yarından itibaren Radikal Gazetesi okuyucularıyla bu
Akif Beki'den Ahmet Hakan'a yanıt: "Kusura bakmasın. Sırf hoşa gitsin diye kimseye sövemem... Ne de olsa Ahmet Hakan, bugüne kadar bütün gayretine rağmen Başbakan’a doğrudan hedef olmayı başaramadı."
Susurluk hükümlüsü İbrahim Şahin'in Ergenekon soruşturmasındaki savcılık ifadelerinin Radikal gazetesinde yayımlanmasından sonra ilginç gelişmeler yaşanıyor.
Genelkurmay Ergenekon'un 10. dalgasında tutuklanan eski Özel Harekat Daire Başkan Vekili İbrahim Şahin'in Radikal Gazetesinde yayınlanan ve TSK'yı hedef alan ifadelerinden dolayı Basın Konseyine şikayet ediyor.
Başbakanı sabahleyin ülkenin bütün geleceğini değiştirecek bir müjde veriyor, akşamüstü “bu başbakan mı yapacak bu değişikliği” dedirtecek bir üslupla konuşuyor. Ordusu ise üsluba falan çoktan boşvermiş sadece “korkutma” amaçlı bildiriler yayınlıyor.
Keşke dışarıdan müdahale olmasa da, medya kendi içinde öz-eleştirisini yaparak, yanlışlarını düzeltme yolunda adım atabilse... Dışarıdan gelen müdahaleler, çoğu yanlış ve yanlı olduğu için, medya-içi eleştirileri de etkisiz bırakıyor.
Geçen hafta “bazı gazeteler”in kendisi haber oldular... Kâh, “Ergenekon Terör Örgütü tutuklusu generaller”in bir “gazete patronu”yla görüşmeleri, kâh, yine bir “Ergenekon tutuklusu”nun iddialarından dolayı bir başka gazetenin “akreditasyon”unun Genelkurma
Radikal yazarı Genelkurmay'ın iptal ettiği akreditasyon için açtı ağzını yumdu gözünü! TSK'nın akreditasyon kararını yerden yere vuran yazının son bölümünde ise geçen hafta Radikal'de yazmaya başlayan Akif Beki vardı.
Madem, akreditasyon meselesi konuşuluyor. Herhalde, bana da, bir çift kelam etmek düşer. Hatta biliyorum, beklersiniz de. Öyle ya, masanın bu tarafına geçtim.
Basın Konseyi, Genelkurmay Başkanlığının Radikal Gazetesi hakkındaki başvurusuna ilişkin, ''gazetenin uzlaşma önerisinin Genelkurmay Başkanlığınca kabul edilmesi sonucu konunun uzlaşma yoluyla çözüme bağlandığını'' bildirdi.
"Ben Ahmet Hakan’ı 1995’te Kanal 7’de ‘anchorman’ iken tanıdım. ‘Birikim’de çıkan bir yazım nedeniyle, programına davet etmek için aramıştı, hakkında hiçbir şey bilmiyordum."
Fethullah Gülen, Türkçe Olimpiyatları vesilesiyle, ABD’ye gidip, kendisiyle görüşen birtakım gazetecilerle sohbet etmiş, Mahmut Övür, izlenimlerini yazmış, bu izlenimlerden bazı
çarpıcı bölümler başlık oldu, tartışma yarattı.
Gazeteci Mustafa Balbay’a destek veren meslektaşları, ‘günlük’ten sonra ne düşündüklerini anlattı.Mehmet Barlas: Pişman değilim. Nail Güreli: Ben onun adil yargılanma hakkını savundum. Ahmet Hakan: Kararım değişmezdi
"Cumhurbaşkanı Gül, öyle dedi mi, demedi mi? Sırf söyleyen Cumhurbaşkanı diye, eleştiriyorlar. Cümle âlemin bildiğini kimden saklıyoruz ki... Kimi kandırıyoruz, kendimizden başka?"