vakit
Çuvalladıysam çuvalladığımı kabul ederim... Çünkü ben yüzü kızaranlardanım... Mahcup olabilenlerdenim... Özür dilemesini bilenlerdenim... Özür dilerken zerre kadar gocunmam...
Yıl 1979. Bülent Ecevit'in Güneş Motel 11'leriyle hükümet kurduğu dönem. Daha doğrusu o dönemin sonu. Senato yenileme ve ara seçim kararı alınmış, Bülent Ecevit'in 5-0'lık hezimete uğrayıp hükümetten istifa etmesinden kısa süre önce.
Dinlendiği yönündeki iddiaları boş çıkan CHP Genel Sekreteri Önder Sav, sanal alemde alay konusu oldu.
Onca uyarıya rağmen her meseleye ideolojik yaklaşan medyanın başına büyük bir bela geleceği, itibarını tuzla buz edeceği belliydi.
Dinleme olayı ile gündeme gelen ve iddiaları asılsız çıkan Önder Sav, istifa edip etmeyeceğini açıkladı.
Ne oldu?.. Sonunda, “dut yemiş bülbül”e döndüler... Daha düne kadar “aslan gibi kükrüyorlar”dı... “Belge” ortaya çıktıktan sonra, aynı “aslan”lar, “miyav”lamaya başladılar...
Türkiye’nin "Watergate Skandalı" olacağı beklentisiyle gündeme damgasını vuran CHP’nin dinlendiği iddialarında, Vakit’in açıklamaları Telekom’dan sonra Turkcell belgesiyle de doğrulandı.
CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın “Telefonum dinlendi” iddiasıyla başlayan muamma çözüldü.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Kanaltürk ve Tuncay Özkan hakkında konuştu. İşte o açıklamalar.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın "dinlendiği" iddiaları üzerine Vakit Gazetesi Muhabiri Aslan Değirmenci’nin bilgisine başvurdu.
"Hakaretleri yağdır / Tazminat davalarından sıyır" şeklinde özetleyebileceğimiz, sözde "dini bütün" şeytanların, buldukları yöntem şudur :
Ahmet Hakan dün Vakit Gazetesi’yle ilgili ’Sahtekarlığın belgeleri’ adlı bir yazı yayınladı. Ve sonra....
Vakit bir ilke daha imza attı ve okuyucuları için ilginç bir bilmece hazırladı. Bilmecenin çözülen şifresi herkesi şaşırttı!
Vakit gazetesinin ortaya çıkardığı Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün Bodrum'daki 'kaçak iskelesi' yıkıldı. İskeleyi üstelik Özkök'ün kendi yıktı.
"Durmadan hindi kesmeye gayret gösterin...Mezeleriniz bol olsun ki tıka-basa içesiniz, sonra da yola-bele kusmuğunuzu dökesiniz!"