TİAK tarafından belgelenen TV denekleribnin satın alınması sahtekarlığı gündemdeki yerini korıyor. Gazete Habertürk önemli televizyonculardan konuya ilişkin görüşlerini aldı.
ATV Genel Müdürü Fatih Ediboğlu: “Televizyon Yayıncıları Derneği'nden açıklayıcı bir bilgi bekliyoruz. Daha sonra kendi icra kurulumuzda bunu değerlendireceğiz. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi aldığımızda, şirket olarak da ona göre kendimizi konumlandıracağız” açıklamasını yaptı. Bu olayın TİAK tarafından ortaya çıkarılmış olmasının müspet bir durum olduğunu vurgulayan Ediboğlu, “Bir süredir üzerinde çok yorum yapılan bir konuda böyle bir olayın gerçekleşmesi çok sıkıcı. Daha önce birçok televizyonda bu olay ciddi bir biçimde tartışıldı. Tüm dünyada bunun formülü bir tane: Bu bir araştırma. Reklamverenler, bir şekilde 'Biz hangi hedef kitlelere ulaşıyoruz?' diyerek bu araştırmayı bizden talep ediyor. Biz de bunu gönüllü olarak yapıyoruz. Finansmanını da ağırlıklı olarak bizler sağlıyoruz. Tüm dünyada da eğer siz sistemi zayıf noktalarından yakalayarak, delmek isterseniz, içinizde bu irade varsa bu yapılıyor. Mühim olan bunun istenmesi. Sonuçta birtakım yerlerden denekler seçiliyor. Bunlar doğru ya da yanlış bir elemeden geçiriliyor. Siz bu deneklere bir şekilde ulaşırsanız çok doğal olarak oradaki insanlara birtakım şeyler teklif ederek rahatlıkla sistemi delmeye çalışabilirsiniz. Bunun için çok sıkı önlemlerin alınması gerek” diye konuştu.
“TÜM DÜNYADA BÖYLE YAPILIYOR, BAŞKA FORMÜLÜ YOK”
Ediboğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyadaki hiçbir sistem, yüzde 100 güvenli değildir. Örneğin hacker'lar, ABD'nin Savunma Bakanlığı'nın sistemlerine girebiliyor. Sonuçta bu olay piyasada çok konuşulduğu, çok bağırıldığı anda, çok doğal olarak evlerine 'Peoplemeter' konulan denekler, 'Biz ne kadar önemli birşey yapıyormuşuz, birisi gelse de anlaşsak' duygusuna kapılabiliyor. Türkiye'de kriz var, çok şey kullanılabilir bir hale geliyor. Bu nedenle konunun medyada çok bahsedilmesinin yarar getireceğine inanmıyorum. Olay, basında ne kadar çok yer alırsa, bu durum sistemin o kadar zararına oluyor. Reklamveren için çok doğrudur, yaptırırsın. Ancak Türkiye'deki televizyon izleme alışkanlığını da etkileyen bir olgu olduğu için, birçok insan 'Sadece reklama yönelik birşey gibi algılanması yeterli değildir' diyebilir. Maalesef reyting ölçümü tüm dünyada böyle yapılıyor, başka formülü yok. Bir çok denetleme noktaları var. Bir insan sürekli aynı kanalı izliyorsa ayıklanıyor. Dünyada daha gelişmiş bir sistem yok.”
“OLAYI YAPAN DA, YAPTIRAN DA CEZALANDIRILMALI”
Kanal D Genel Müdürü Murat Saygı da, “Böyle bir suçlama varsa, bu adli bir olaydır. Bu tür olaylarda ciddi bir ekonomi dönüyor. Olayın hem dizi maliyetleri, hem de gelir paylaşımı açısından araştırılıp, ortaya çıkarılması lazım. Bu konu zaman zaman gündeme geliyor. Burada ölçüm yapan ya da onu denetleyen sistemi suçlu bulmak mümkün değil. Kötü niyetli kişiler, her dönem ortaya çıkar. Bu olayı yapan da, yaptıran da cezalandırılmalı” şeklinde görüş bildirdi.
“GEÇMİŞTE DE BU TÜR YANLIŞLAR YAPILDI,
BU HERKESİN BİLDİĞİ BİR SIRDI”
RTÜK eski Başkanı, İPEK Medya Grubu Başkanı Fatih Karaca ise, konuyla ilgili görüşlerini şöyle özetledi:
“Ben RTÜK Başkanı olarak yıllardır bu sistemle ilgili endişelerimi dile getiriyordum. Hatta bu endişelerimi dile getirirken çok da tepkiler aldım. Şu an bu hassasiyeti TİAK Başkanı Ömer Kayalıoğlu'nun gösterdiğini biliyorum. 'RTÜK Başkanı bu konu görevi değilken niye konuşuyor?' diye saldırıya uğruyordum. AGB'den araştırma sonuçlarını talep ettiğimde bile RTÜK'e bunu veremeyeceklerini iddia ettiler. RTÜK'e nasıl bu bilgi verilmez? Bana göre geçmişte de bu tip çok ihlaller ve yanlışlıklar yapıldı. Ancak bu dönemde bunlar takip edilmediği için ortaya çıkmadı. Aslında bu durum medya dünyasında herkesin bildiği bir sırdı. Çok geç de olsa bu duyarlılığı gösterenlere sektörün teşekkür etmesi lazım. Ancak bu gün bu gelişmenin yeni bir miad olmasını diliyorum. TİAK yeni ihalenin hazırlıkları aşamasında, bu ihaleyi başka kuruluşların da katılımıyla rekabete uygun bir şekilde gerçekleştirmeli. 'Bundan sonraki süreç nasıl devam edecek?', 'Reyting sistemi ve denek yapısı yeniden nasıl değerlendirilecek?' anlamında tüm TV kuruluşlarının, reklamverenlerin ve reklam ajanslarının katılacağı geniş katılımlı bir toplantı yapılmalıdır. Aksi halde reyting sistemiyle ilgili tartışmalar, endişeler sürüp gidecek.”
“HERŞEYDEN ÖNCE BÜYÜK BİR SUÇ”
Show TV Genel Müdürü Saner Ayar da, “Televizyon izleme ve araştırmayla ilgili yapılan ölçümlere bu şekilde müdahale etmek herşeyden önce büyük bir suç. Çünkü reklam gelirleri, bu izleme ve araştırmanın sonuçlarına göre yapılıyor. Bu nedenle ölçüm değerleri sektör için son derece önemli” diye konuştu.
“KİM YAPTIYSA AÇIKLANMALI”
Samanyolu Yayın Grup Başkanı Hidayet Karaca ise, “Zaman zaman AGB hakkında bu tür spekülasyonlar ortaya çıkıyor. AGB noktasında çok sağlıklı bir değerlendirme yapılmadığı bizim de gündemimizde olan bir konu. Olayın detayını tam araştıramadım. Ancak bu noktada bu olayı kimin gerçekleştirdiği, hangi program olduğu ve hangi kanalda yayınlandığı açıklanmalı. AGB de bu tür olaylar gündeme geldiğinde anında cevap vermeli, denetimleri daha da sıklaştırmalı. Hatta çapraz denetim yapmalı” dedi.
Gazete Habertürk/Özlem Yılmaz