"Sevgili Oğlum, Henüz kırkını yeni doldurdun... Tanrı izin verirse geldiğin bu muhteşem dünyayı, koskoca bir hayatı, bir erkek olarak yaşayacaksın..."

Kadınlar ve aşk üzerine NASİHAT MEKTUPLARI
Hürriyet, Şermin TERZİ
’Bak yavrum bu da benden sana bir baba nasihatı" cümlesi, çocuklukta biraz burun kıvrılarak dinlenip, bir musibet başa gelmedikçe kıymeti bilinmeyen bir klişe. Nasihat biraz sinir, özgürlük törpüleyici, sevimsiz bir kelime gibi gözükse de, içinden yaşanmışlık geçtiği için verene keyif, alana huzursuzluk yaşatır. Hayat durdurulamıyor, geri sarılmıyor. O yüzden verilen nasihatlarla yaşamaktansa, herkes kendi bildiği gibi yaşıyor. İşte biz de Babalar Günü için Türkiye’de nam salmış babalardan, küçük yaştaki oğullarına "Kadınlar ve Aşk Üzerine Nasihatlar" mektubu yazmalarını istedik.
Kendi yaşanmışlıklarından çıkardıkları dersleri, oğullarının zamanı geldiğinde, ceplerinden çıkarıp okusun diye...
REHA MUHTAR-POYRAZ DENİZ MUHTAR (40 günlük)
Hiçbir kadına kendisini ucuz hissettirme
Sevgili Oğlum, Henüz kırkını yeni doldurdun... Tanrı izin verirse geldiğin bu muhteşem dünyayı, koskoca bir hayatı, bir erkek olarak yaşayacaksın...
Kim bilir kadınlarla ne ilişkilerin olacak, kim bilir nasıl büyük aşklar yaşayacak, kim bilir hangi aşk acıları çekeceksin?
Acaba kadınlara karşı fazlaca cool takılıp kayıtsız mı kalacaksın?
Onları çok ciddiye alıp, derin acılardan mı geçeceksin?
Hayatı aşkı ve kadınları nasıl okuyacaksın bunları bilmiyorum, bilemiyorum...
Kadınlar ve aşk üzerine bir babanın kırkını henüz geçmiş oğluna nasihat verme fikri benim değil, Hürriyet Gazetesi’nin...
Ben kadınlar ve aşk konusunda sana nasihat vermeyi doğru bulmam...
Olsa olsa önerilerde bulunabilirim...
Annemin babamın bana verdiği nasihatları sevmedim ben... Nasihat kelimesini sevmediğim için dinlemedim de...
Nasihat kelimesinde bir ben bilirim edası, bir tepeden bakmacılık, bir afra bir tafra var...
Sana bunları yapmayacağım...
Aşkta nasihat olmaz, belki birkaç öneri...
Bugün kardeşin Mina’yla bana sunduğunuz "ilk biyolojik babalar günüm..."
Ağabeyin Engin Deniz annene anneliği, ablan Ayşe Nazlı bana babalığı daha önce tattırmıştı...
Ne mutlu ki, kardeşin Mina’ya siz doğmadan üç yıl önce, daha annenizi bile tanımadığım o günlerde "Mina’ya Mektuplar" diye bir kitap yazmıştım...
Mina Deniz, kendini veya kadınları o kitapta ne kadar bulur bilemem...
Sen bir erkeksin...
Sana kadınları ve aşkı anlatmak ve önerilerde bulunmak çok daha zor...
Çünkü "erkek gibi erkek olmak" çok zor bir şey sevgili Poyraz Deniz...
AŞKTAN KORKMA
Sana öncelikle şunu önerebilirim: Hayatına iyi ve akıllı kadınları al...
Çünkü senin erkek olma sürecini hayatına giren kadınlar belirleyecek...
Onlar sana kadınlar karşısında nasıl davranman gerektiğini gösterecek...
Onlarla janti olmasını öğreneceksin, onlarla kadınlara muhteşem jestler yapabilecek kıvraklıklara geleceksin, onlarla güzel giyinmesini, onlarla iyi sevişmesini öğreneceksin...
Onlar senin hayatındaki değişmez hocaların olacak...
Kadınlar seni ehlileştirecek, makyajlayacak, karizmalaştıracak...
Aşık ol... Aşık olmaktan korkma...
Her aşkın kadını seni bir başka düzleme kanatlandıracak...
Her biten ilişki sana hayatla ilgili çok değerli dersler sunacak, seni geliştirecek, tekamül ettirecek...
Kadınlardan korkma Poyraz Deniz...
Eğer onurlarıyla oynamazsan, eğer gururlarını herkesin ortasında kırmazsan, eğer kadınlık duygularıyla alay etmezsen, sana "çok iyi dost olurlar kadınlar..."
Ama bunun için biraz çalışman gerekiyor...
Biraz karizma yapman, onlar kadar güçlü olman gerekiyor... Yoksa güçsüz erkekleri sevmez kadınlar...
O zaman top diye oynarlar onlarla...
Kadınları sev ve onlara çok değer ver sevgili Poyraz Deniz... Ama bana sorarsan onların çizdiği zikzakları takip etme, dehlizlerinde kaybolur, denizlerinde boğulursun...
Hayatına giren her kadın zaten senin üzerinde çok etkilidir... Bu etkiyi bil, ama sakın seni bütünüyle yönetmesine izin verme...
Her kadın bir erkeği tamamıyla yönetmek için sonsuz ve sınırsız bir arzu duyar...
Onu tam anlamıyla yönettiğine kanaat getirirse, ondan hafif sıkılır...
Unutma ki, kadın yöneteceği erkeği arar ama yönetemeyeceği erkeğe arıza duyar...
O KENDİLİĞİNDEN GELECEK
Son olarak senin hayatında "kadınlarla ilişkilerini belirleyecek" çok güzel ve çok anlayışlı bir annen var sevgili Poyraz Deniz...
Annenin anlayışının ve güzelliğinin sende bir özgüven duygusu yaratacağından eminim... Ve fakat, annende bulduğun anlayışın aynısı elbette ki hayatına girecek kadınlarda olmayacak...
Onlar senin annen değil, sevgilin olacaklar...
Önceleri hayal kırıklıkları yaşayacaksın...
Üzüleceksin, için acıyacak...
Sonra belki umarsız bir kayıtsızlığın dehlizlerine savrulup gününü gün, geceni gece edeceksin... Farketmez, bunların hepsi seni olgunlaştıracak...
Eğer hayatta iyiysen, doğruysan, bir gün muhtemeldir ki karşına elmanın ikinci yarısı olan kadın çıkacak...
Onu çok bekleme, her kadında onu arama, o kendiliğinden gelecek...
Seni tamamlayan kadın, sana huzur veren kadın olacak... Sen de ona huzur vereceksin...
O zamana kadar, kadınları hor görme...
Onları tek gecelik yatılacak yaratıklar olarak hiç değerlendirme... Hiçbir kadına kendisini "ucuz" hissetirtme...
Kolay gelsin yavrum...