Rutah Mengi siyasi yazı yazayım dedi ama araya serpiştirdiği bir detay 'ne alaka' dedirtti! Mengi tatilini bakın hangi arada nerede duyurdu!
Ruhat Megi'nin Vatan'daki yazısı
Bak şu konuşana!
Memleket o kadar önemli olaylarla çalkalanıyor, gerçekler öyle ustaca saptırılıyor veya tümüyle gizleniyor, içerde halka dışarda diğer ülkelere öylesine yanlış mesajlar “doğru buymuş gibi” anlatılıyor ki insan gözlerine inanamıyor...
Ben de TV programıma 8 haftalık bir tatil verdiğim için şimdiden üzülüyorum (Nasılsa güzel ülkemizde kafa dinlemek, filan mümkün de değil...) Bu nedenle daha erken dönmeyi bile düşünebilirim...
Türkiye’nin “teğet geçti” israrıyla gizlenen “ekonomide tarihi küçülme”si, 2009 yılının sadece ilk çeyreğinde yüzde 13.8 daralması gözden kaçırılmalıydı, bugüne kadar da ustaca başarıldı. Oysa Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener’in aynen yabancı ekonomi kuruluşlarının aylar önceden uyarısını yaptığı durumu çok doğru şekilde vurguladığı gibi “ekonomik krizin damardan girdiği tek ülke” olan Türkiye’de bu durum süslü lâflar arkasına gizleneceğine, üstü “aman darbe yapacaklar, biz mağdur bir iktidarız” şovlarıyla örtülüp orduya saldırılarla, polemiklerle, gece yarısı yasalarıyla milletin dikkati başka taraflara çekileceğine, bu kez de polisle TSK birbirine rakip güçlermiş gibi kutuplaştırılacağına adım adım detaylarıyla açıklanmalı ve derhal çözüm yolları aranmalıydı. Bu yapılmadığı için bizlerin çoğunu duymadığımız ne trajediler, hatta intiharlar yaşandı... Ödeme sıkıntısına giren, işini kaybeden milyonlarca kişi çaresizliğe, kredi borçları nedeniyle hüküm giymeye mahkûm edildi.
Öte yanda “irticaya karşı eylem planı” diye ortaya çıkarılan ve belge kabul edilemeyeceği Askeri Savcılığın yaptığı soruşturma sonunda belli olan ve AKP iktidarından Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, TBMM Başkanı Köksal Toptan gibi hukukçu siyasetçilerin de “belge kabul edilemez” dediği fotokopi üzerine halâ sivil yargıda ifadeler alınıyor (şimdi de Org. Başbuğ’un konuşmasından sonra alelacele Askeri Savcılığın “belge geçerli olmadığı için kovuşturmaya gerek görülmedi” raporu verdiği Albay Dursun Çiçek’i tutuklama talebiyle mahkemeye sevketmiş Zekeriya Öz. Demek ki Scotland Yard, Adli Tıp, Jandarma Kriminal ve yerli yabancı tüm belge uzmanları anlayamamış, Öz, belgenin gerçekliğini 2 günde anlayıvermiş), halâ Genelkurmay “darbe yapacakmış da yakalanmış” imalarıyla suçlanıyor ve halâ Türkiye dünyaya “darbeyle boğuşan bir ülke” havasında tanıtılıyor. Durup dururken... Ordu “Asla böyle birşey olamaz, demokrasiye saygılıyız” açıklamasını defalarca tekrarlamaya zorlanmışken...