Metni Büyüt Metni Küçült
23 Ağustos 2009

Ata Demirer sinemaya yöneldi! İşte filmin adı ve konusu...

Ata Demirer, 10 yıldır sürdürdüğü sahne performansları ile televizyon skeçlerine bir adım daha ekleyerek sinemaya yöneldi. Eyvah Eyvah isimli filmin senaryosuna da imza atan başarılı komedyen, başrolü Demet Akbağ ile paylaşıyor.
Ata Demirer sinemaya yöneldi! İşte filmin adı ve konusu... Filmin yönetmenliğini ise Avrupa Yakası'nın yönetmeni Hakan Algül üstleniyor. 80 farklı mekanda çekilen filmin Ocak 2010'da vizyona girmesi bekleniyor. Hikâyenin Çanakkale'nin Geyikli beldesinde başlaması ister istemez akıllara, 'Acaba film, skeçlerinin sinema versiyonu mu olacak?' sorusunu getiriyor.

Ata Demirer'in bu soruya cevabı net: "Yoo, o olmayacak, göreceksiniz. Hüseyin karakteri, stand-up'larda hikâyeleri anlatan Trakyalı Necip İncesaz ve Kuzey Egeli Balıkçı Ali'nin ortasında bir yerlerde duran başka bir adam."

Ata Demirer: Eyvah Eyvah, benim sinemadaki ilk aşkım!

Ata Demirer, sahne gösterileri ve televizyon skeçlerinden sonra 'tam anlamıyla' sinemaya adım atmaya karar verdi. Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan ve Şahan Gökbakar gibi komedyenlerin yıllardır kendi filmlerini çektiği düşünülürse ünlü komedyenin aslında çok geç kaldığı bile söylenebilir. O da bunu anlamış olmalı ki, şimdilerde senaryosunu da yazdığı 'Eyvah Eyvah' filmiyle sinemada kalıcı bir iz bırakmak için önemli bir adım atıyor. Demirer'in, Demet Akbağ'la birlikte başrol oynadığı film, Çanakkale'nin Geyikli ilçesinde kendi halinde yaşayan genç klarnetçi Hüseyin'in İstanbul'a uzanan komik hikâyesini anlatıyor. 2010'un ocak ayında vizyona girmesi beklenen Eyvah Eyvah, 80 farklı mekânda çekilmesi itibarıyla Türk sinemasındaki en çok mekân kullanan filmlerin başında gelecek gibi... Beyoğlu'ndaki sette konuştuğumuz Ata Demirer, yeni filmi için, "Eyvah Eyvah, benim sinemadaki ilk aşkım!" diyor.

Eyvah Eyvah'ın diğer komedi filmlerinden farklılığı ne olacak?

Film, senaryosu ve oyuncu kadrosuyla diğer filmlerden ayrışacak. Ortaya çıkan iş, bir şeye öykünmediği ve benzeş olmadığı için kendi seyircisini bulacaktır. Ayrıca, iki ayaklı bir film bu... Büyük bir bölümü Çanakkale'nin Geyikli beldesinde geçiyor; bir bölümü ise yolda ve İstanbul'da... Yani iki coğrafya birden var. Serüven dozu biraz yüksek bir film, statik değil. 80 farklı mekânda çalışıyoruz.

İlk kez bir film senaryosuna imza atıyorsunuz. Bu sizi zorladı mı?

Senaryo yazmak kolay bir şey değilmiş. Ben oynamayı tercih ederim. Çünkü daha rahatsın, senaryo hazır gelir. Sadece oyunundan sorumlusun. Fakat senaryoyla kendi hikâyeni anlatma fikri de gerçekten çok cazip ve bu zorluğa katlanmak istiyorsunuz. Senaryo yazmaya devam edeceğim herhalde. Ben bu senaryoyu yazarken hiçbir şeyi düşünmedim. Rejisör ne düşünür, oyuncular burada ne yapar, dekor nasıl kurulur, set nasıl kurulur? İşte oyuncu buradan girer, şuradan çıkar falan... Sen böyle, bir sayfa bir şey yazıyorsun, ekip 'bunu bir haftadan önce çekemeyiz' oluyor bir anda.

Peki neden senaryoda bu kadar çok mekân kullandınız?

Herhalde o benim aceleci ruh halimden kaynaklanan bir şey. Ben yazarken eğlenmek için öyle yapmışım. Sonuçları da belki hepimiz için eğlenceli olacak.

Filmin çıkış noktası nedir?

Bir gün Şarköy'de bir kahvehanede oturuyordum, bir otobüs değişimi esnasında. Orada 3 arkadaşın diyaloğuna şahit oldum. Bunu sahnede de anlattım ben. Ben anlattıkça millet yıkıldı. Sonra bunu çok sevdiğim coğrafyaya çektim. Dili ve oyunu farklı, özel bir şey çıktı ortaya. Hayali, fantezi veya parodi falan değil. Biraz Kuzey Ege, biraz Trakya, biraz Çanakkale... Ayrıca çocukluğumdan beri hep klarnet çalmak istemiştim. O yüzden filmde bizim oradan klarnetçi bir adamın hikâyesini anlatmayı tercih ettim.

Hüseyin karakterinin belirgin özellikleri neler?

Öncelikle şunu söyleyeyim, benden daha iyi bir insan! Plan yapacak bir tip değil, saf bir çocuk yani; ama çok iyi bir müzisyen, duygusal bir çocuk. Hani bazı insanlar vardır, bir şey söylediği zaman dalga mı geçiyor, yoksa söylediğinde samimi mi anlayamazsın, o adamlardan biri işte. İnandığı şeyleri sonuna kadar savunan biri...

Önceki filmlerinizi de düşünürsek bu film sizin için neyi ifade ediyor?

Hem kendim yazdığım hem de çocukluğumdan beri çalmayı istediğim klarneti öğrendiğim için Eyvah Eyvah, benim sinemadaki ilk aşkım diyebilirim.

Komedi senaryoları mı yazılamıyor, yoksa komedyenler mi senaryo beğenmiyor?

İyi senaryo bulmak çok kolay değil, özellikle de komedide. Ben de isterdim, senaryo grupları birbirinden güzel senaryolar getirsin ve biz seçmekte zorlanalım. Ama kendi filmini yazmak da çok büyük bir lüks... Komedyenler kendi filmini yazabilir yani. Bu konuda güvenebilecekleri bir yöntemleri varsa, hiçbir sıkıntı olacağını zannetmiyorum.

Günümüz komedyenleri yıllardır kendi filmlerini çekerken siz niye uzun yıllar beklediniz?

Ben iyi senaryo bekledim. 'İyi bir senaryo gelir, iyi bir filmde oynar mıyım?' diye düşündüm. Neredesin Firuze, Vizontele Tuuba ve Osmanlı Cumhuriyeti; fakat bu filmlerin eğlence dozu tam anlamıyla benim istediğim dozda olmadı. Bu aslında sinemamızın genel sorunu. Yani sektörde ne kadar para dönüyor ki senaryo grupları olsun. 'Kendi hikâyemi anlatmak için bu kadar zaman kaybettim' diyebilirim yani. En sonunda dedim ki, "İş başa düştü, en iyisi mi kendin yaz oğlum!"

Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Şahan Gökbakar'ın komedi filmleri de vizyona girecek. Gişe kaygısı taşıyor musunuz?

Şunu çok samimi söylüyorum. İyi filmler kesinlikle birbirini iter. Yani birbirine destek olur. Birkaç kötü filmin art arda vizyona girmesi seyirciyi sinemadan uzaklaştırıp iyi filmleri olumsuz etkiliyor.

Film, sahne gösterilerinizdeki Kuzey Egeli karakterlerin sinema versiyonu mu olacak yoksa?

Yoo, o olmayacak, göreceksiniz. Stand-up'larda hikâyeleri anlatan Trakyalı Necip İncesaz ve Kuzey Egeli Balıkçı Ali vardı. Hüseyin bu ikisinin ortasında bir yerde duran başka bir adam. Gösterilerdeki karakterleri değiştirip sinemaya uyarlamak gibi plastik bir düşüncem olmadı.

Filmde sizin yaptığınız müzikler var mı?

İki tane parçayı ben yapıyorum. Söz ve müziği bana ait. Birinin ismi Müjgan. Bir de Demet ablanın seslendirdiği bir beste var.

Klarnet dersleri nasıl geçti?

Klarneti Serkan öğretti bana. Çok zorlanmadım. Filmden sonra da devam edeceğim. Konservatuardayken klarnet çalmak istemiştim, ama 91'de param yetmediği için alamamıştım. O zaman uda geçmiştim; ama hep içimde ukdeydi klarnet çalmak. Bu filmle birlikte bu da nasip oldu.

Sepetinizde başka nasıl senaryolar var?

Bu tatta 3-4 tane daha projem var; ama önce şu filmi bir görelim. Seyirciyle dilim sahnede hep tuttu. Buralara gelmemi canlı seyircim sağladı aslında. Ama sinema, başka karakterlerden de sorumlu olduğum bir alan. Sonucu hep birlikte göreceğiz.

ALİ KOCA - SERKAN KARA / ZAMAN PAZAR