"Andıç mı dediniz, bu dünyanın başka ordularında da yaygın bir uygulamadır" diyenler haklı çıktı. Doğruymuş, yapıyormuş... Afganistan'da Taliban'a karşı savaşan Amerikan ordusu da oradaki gazetecilerin eğilimlerini tespit ettirmiş...
Akreditasyon yeniden kısıtlanmış galiba...
TAHA KIVANÇ YENİ ŞAFAK
"Andıç mı dediniz, bu dünyanın başka ordularında da yaygın bir uygulamadır" diyenler haklı çıktı.
Bir Mehmetçiğin eline ceza olarak tutuşturulan pimi çekilmiş bombanın patlamasıyla dört erin şehit olduğu olay bile sanki Amerikan ordusunun Vietnam'da düştüğü batağı sergilemek için çekilmiş dehşetengiz filmlerden bir sahne gibi gelmedi mi size de?
Mensupları elinde silâh tutan kurumlar arasında gerçekten benzerlikler müthiş...
28 Şubat'ın bir can ile birkaç gazetecinin meslek hayatına kast eden 'medya andıcı' Nazlı Ilıcak'ın Yeni Şafak'taki sütununda açıklandığında Genelkurmay'dan gelen ilk tepki şu olmuştu: Başka ordular da bunu yapar...
Doğruymuş, yapıyormuş... Afganistan'da Taliban'a karşı savaşan Amerikan ordusu da oradaki gazetecilerin eğilimlerini tespit ettirmiş... Kimi gazetecinin ismi yanına 'Olumlu notu düşülmüş, kimi 'Karşıt', bazısı da 'Nötr' diye yaftalanmış...
Böyle fişlenmelerin McCarthy döneminde kaldığını sanan Amerikan medyası günlerdir bu konuyu tartışıyor...
İşin ilginç yanı Amerikan andıcıyla ilgili müthiş ifşaatın 'Stars and Stripes' (SS) adlı Amerikan Silâhlı Kuvvetleri gazetesinde yayımlanması... SS, konuya ilişkin verdiği ilk haberi bütünüyle yalanlayan Pentagon'u (Amerikan Savunma Bakanlığı), bu defa haberini destekleyen belgeler yayımlayarak ters köşeye yatırıverdi.
Pentagon ile SS arasında süregiden 'andıç' kavgasını biraz da askerin zihin yapısı hakkında varolan bilgilerimi geliştirmek amacıyla yakından izlemeye çalışıyorum. Özetle fark ettiğim şu: Askerlerin en fazla önem verdikleri şey, halkın gözündeki yerleri... 'İmaj' diye ciddi bir dertleri var askerlerin... O sebeple de, akredite gazetecilerin yazdıkları ve ekrana taşıdıkları izlenimlere büyük önem veriyor Pentagon...
Ülkenin öndegelen gazetelerinden birinin muhabiri Pentagon raporunda 'nötr ile olumlu arası' olarak derecelendirilmiş... Rapor, "Yazdığı olumsuz haberler askeri kaynaklar tarafından kendisine sızdırılacak bilgilerle nötr hale getirilebilir" notunu düşmüş bu muhabir için...
Bir TV kanalının muhabiri çok fazla bağımsız takılıyormuş; "Ama" diyor rapor, "Başarılı bir operasyon izletilebilirse lehte yayınlar yapması da sağlanabilir..."
İşin bir başka ilginç yanı da, medya andıcını Pentagon adına Rendon Group adlı özel bir şirketin hazırlamış olması... Bu şirketi Irak'a saldırı sonrasında dünya kamuoyunda zirveye ulaşan Amerikan karşıtlığının etkisini kırmak için de kullanmıştı Pentagon...
Zihniyet hiç değişmiyor, asker dünyanın her yerinde aynı davranışları sergiliyor hissini pekiştireceğini düşündüğüm bizden bir eski haber sunuyorum şimdi sizlere. 8 Mart 2007 tarihinde Radikal gazetesinde 'Askerin medya notları' başlığı altında verilmiş uzun bir haber bu. Haber Nokta dergisinin bir ifşaatına dayanıyor: Girişi şöyle: "Genelkurmay'ın medya kuruluşları için hazırladığı güvenilirlik değerlendirmesi raporu sızdı. Raporda hangi gazeteci ve kurumun hangi 'hata'ları yaptığı tek tek anlatılıyor."
Haberi okuduğunuzda, bu çalışmanın belli aralıklarla düzenli biçimde yapıldığını anlıyorsunuz. Zaten belgede çalışmanın amacının "Akredite basın ve yayın organlarının yeniden değerlendirilmesi" olduğu açıkça yazılı.
Amerikan belgesiyle bizimki arasındaki en önemli fark, onlarda 'olumlu', 'nötr' ve 'olumsuz' gibi nispeten hafif sıfatlar kullanıldığı halde, Kasım 2006 tarihli andıç, medya kuruluşları ve gazetecileri, 'TSK yanlısı' ve 'TSK karşıtı' olarak tasnif ediyor.
Konuya güncellik kazandıran, ABD medya camiasını sarsan 'Amerikan andıcı' elbette, ama dün Şamil Tayyar'ın sütununda okuduğum yeni bir gelişme de tetikledi merakımı: Biliyorsunuz, Genelkurmay 'akreditasyon' uygulmasını gevşetmiş ve evvelce etkinliklerinden uzak tuttuğu bazı gazeteler ve yazarları davetliler listesine almıştı. Tayyar, "Akreditasyon uygulaması yeniden daraltıldı" diyor. Bazı gazetecilerin listeden çıkarıldığı, çağrılanların da etkinliklerin ancak belli bölümlerini izlemesine izin verildiği anlaşılıyor...
Demek ki, yeni bir 'medya değerlendirmesi' yapılmış...
Pentagon'un bir özel şirkete gazetecileri fişlettiği haberi Stars and Stripes gazetesinde çıkar çıkmaz, Savunma Bakanlığı, Afganistan'daki Amerikan Kuvvetleri Komutanlığı ve Rendon Şirketi peşpeşe açıklamalar yaparak, bir yandan özür dilediler, bir yandan da meydana gelen hasarı sınırlama çabasına giriştiler.
Özürleri okurken, açıklama yapanların iki büklüm halini görmese de hissediyor insan... Bildiğim bir şey var: Medyadan gördüğü şiddetli mukabele yüzünden, Pentagon bu uygulamadan vazgeçmese bile, Rendon işi sürdürmeye cesaret edemez.
Oysa bizde uygulamanın devam ettiği yeni kısıtlamayla anlaşılıyor.
Benzeşen tarafımız olsa da, böyle 'küçük' bir farkımız da var işte...
TAHA KIVANÇ'I YAZISI İÇİN TIKLAYIN