Metni Büyüt Metni Küçült
21 Kasım 2009

Helin, Deniz Akkaya'yı geçmiş!

Dört gün boyunca yoktum. Sevenlerim mailler atmışlar ne oldu sana, hasta mısın, usta mısın, yoksa Vatan’dan mı ayrıldın diye..
Helin, Deniz Akkaya'yı geçmiş! Basında grip kol geziyor

Evet çok fena hastaydım. Domuz gribi mi diye şüphelendik ama hayır bildiğin eşek gribi çıktı. Ciddi bir şekilde eşek tepmişe döndüm. Hiç bu kadar tip değiştirdiğim olmamıştı. Aynadaki kadını tanımakta hâlâ güçlük çekiyorum.

Fakat sürekli televizyon seyretmekten kafamı da tanıyamaz hale geldim. “Başbakanın meclis konuşması iyidi/kötüydü, yazayım bunu ben” gibi şeyler düşünmeye başladım mesela. Buna da gribal enfeksiyonun yol açtığı Hasan Cemal sendromu deniyor herhalde.

Gündem muhteşem bir süratle değişip durdu bu 4 günde. Yarı uyur yarı uyanıkken “ha bak bunu da yazayım” dediğim her şey şimdi bayat.

Tek üzüntü kaynağım Rasim Ozan Kütahyalı’nın Helin Avşar’la verdiği pozlar konusunda bir şeyler yazamamış olmam.

O tüylü kıllı (veya kürklü mü desem?) foto.. aman allahım.. neydi öyle? Türk basın tarihinin en absürd, en ilgisiz röportaj fotoğraf kompozisyonlaması (P.M.’ye sevgiler) diyebilir miyiz?

Deniz Akkaya’nın (bir zamanlar Sabah gazetesinde röportajcılık denemelerine giriştiği vakit) çırılçıplak soyunup memelerini Cem Yılmaz’a mıncıklatırdığı o muhteşem fotoyu da geçmiş bu.

Okuduğumuz, beğendiğimiz de bir yazardı.

Batmanlardan Bingöllerden derin memleket meselelerinden gel, sonra da Helin’e göğüs kıllarını okşat!

Vay be! Ya kafalar iyidi ya da fotoğrafçı arkadaşın ikna kabiliyeti hayli kuvvetliydi!

Vatan, Mutlu Tönbekici