"İşi gücü, aile düzeni olmayan, özgüven eksikliğini cilalamak ihtiyacında olanlar yazıyor..."
TEŞHİR VE RÖNTGEN ÜZERİNE...
Turkmax'ta Elif Dağdeviren'in twitter programına katılan konuklarını izleyip, içime bay gelince, tam yazacaktım ki, psikoterapist Çağatay Öztürk lafı ağzımdan aldı. Ve; 'Twitter'da yazanlar teşhirci, okuyanlar röntgenci' deyiverdi.
Eşi-dostu kırmamak adına ben daha insaflı kelimelerle durumu ifade edecektim oysa. Ama birileri çıkıp nokta atışını yaptıktan sonra, hedefi ıskalıyor durumuna düşmek istemem. Çağatay Öztürk'e aynen katılıyorum.
Bu teşhisin twitter'ı hayatının merkezine oturtanları çıldırtacağından emindim. Aynen öyle oldu. Tüm twiit'çi köşeciler çok alındılar bu işe. Hatta bazıları 'Belki de biz twitter'cılar normaliz, twitter'da olmayanlar hastalıklı' demeye kadar vardırdı savunmasını.
Twitter'da yazanların hastalıklı olup olmadığını bilemem, o uzmanların işi. Ama yakın çevremden örneklemem gerekirse; sağlıklı ve mutlu bir ilişkisi olmayan, aile kavramı elek gibi olmuş, para kazandığı işinden başka hiçbir meşguliyeti bulunmayan ya da işi de olmayan, arayış içersinde, özgüven eksikliğini cilalatmak ihtiyacında olan, bakılmak, fark edilmek, merak edilmek, hafızalarda yer etmek isteyenler, twitter'da yazıyor. Arkadaş olarak harika olabilirler ama ruhsal teşhirciler. Onları, bakalım bugün neler yapmış, yine neler söylemiş diye merakla izleyenler de röntgencileri.
Aslında alan razı, veren razı, bizlere ne oluyor o zaman? Ne oluyor biliyor musunuz? Twitter'cıların sanki çok önemli bir şeyler yapıyormuşçasına durumu etrafa pazarlamaları insanı sinir ediyor. O kadar. Twitter'cı olmak genç düşünmek ise ben dinozorum arkadaş!
Akşam, Türe Özçelik
Yorum Ekle
Yorumlar