4 Büyükler’de forma giyen bir futbolcu, bir başka takımı tutabilir mi veya destekleyebilir mi? Bu takıma ihanet anlamınamı gelir, yoksa profesyonellik bunu kaldırır mı?
Habertürk, Gülin Yıldırımkaya
Hasan Şaş’ın açıklamaları tartışılıyor
G.Saraylı eski futbolcu ve HABERTÜRK Gazetesi Yazarı Hasan Şaş’ın “Emre Belözoğlu’nun G.Saray’da oynarken F.Bahçeli olduğunu biliyordum. Gerçi şu anda F.Bahçe’de oynayan 3-4 tane G.Saraylı futbolcu var ama bunların şimdi ismini vermem ayıp olur” sözleri kamuoyunda büyük tartışma yarattı. Kimi çevrelerde futbolcunun da kalbinde bir takımolabileceği görüşü hâkimken, kimilerine göre de üst düzey sporcuların takım tutması profesyonellik dışı bir tercih olarak değerlendiriliyor. Fenerbahçe Spor Kulübü dün yaptığı açıklamayla iddiaları çağ dışı olarak nitelendirse de, tartışmalar taraftarlık olgusu var
olduğu sürece devamedeceğe benziyor.
İşte farklı görüşler...
‘Forma aşkı karşılıksız ama para aşkı karşılıklı’
Eski Fenerbahçe Başkanı Ali ŞEN: HER futbolcunun küçüklükten itibaren mutlaka tuttuğu bir takım vardır; hayali de hep o takımın formasını giymektir. Fakat herkesin hayali her zaman gerçekleşmez. Bir erkek bir kadına âşık olur kadının haberi olmaz. Futbolcu ve kulüpler arasındaki forma aşkı da karşılıksız olur. Profesyonellik ve para aşkı ise karşılıklıdır. Oyuncunun oynadığı takımla gönlündeki aslan farklı olmuştur hep, hâlâ da birçok örneği vardır. Futbolcuların tümü, bu karşılıklı aşkı karşılıksız aşka tercih ederler, hele ucunda para varsa!
‘G.Saraylıyım ama F.Bahçe’de oynadım’
Eski Futbolcu Tanju ÇOLAK: BİR takımda oynayan oyuncu başka bir takımı destekleyebilir, desteklemelidir de. Ben de Fenerbahçe’de oynarken, Galatasaraylı olduğumu söylemiştim. Kendini bilen, iradesine sahip bir insanın tuttuğu takımdan farklı bir takımda oynadığında kötü bir oyun çıkarmaması lazım. Farklı bir takımın tutuluyor olması da oynadıkları takıma ihanet gibi
algılanmasın, kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz?
‘Bu ihanet değil, bundan daha doğal bir şey yok’
HABERTÜRK Gazetesi Spor Müdürü Halil ÖZER: BUGÜN özellikle üç büyüklerde başka takımı tutan oyuncuların sayısı çok fazladır. Bu bilinen bir gerçek. Galatasaray içinde de Fenerbahçe’yi tutan oyuncular olduğunu çok iyi biliyorum. Hatta o oyuncularla Fenerbahçeli gazeteciler kimseye çaktırmadan karşılıklı Sarı-Lacivert sloganı atardı. Ama Fenerbahçe maçlarında sergiledikleri hırs ve heyecan bu işi ne kadar profesyonelce yaptıklarının kanıtıdır. Bir futbolcunun oynadığı takım dışında başka bir takımı tutabilmesi kadar doğal bir şey yok. Bundan, oyuncuların takımlarına ihanet ettiği anlamı asla ve asla çıkmaz. Hiç kimse ekmek yediği tekneye ihanet edecek kadar aptal değildir.
‘Futbolcu takım tutmaz’
Spor Yazarı Yorumcusu Mehmet DEMİRKOL: PROFESYONEL futbol oynayanlar ile tribünde oturanlar bir değildir. Dört ayrı takımda da oynayan oyunculardan tribündekiler gibi takım tutmalarını bekleyemezsiniz. Önemli olan yapılan iştir. Varsa öyle futbolcular sorun yok, ama yoksa da bir şey olmaz. Tuttukları takım değil, oynadıkları takım her zaman önemlidir. Tribündeki adam manevi durumu için takımının kazanmasını istiyor, sahadaki adam ise para kazanmak için takımında koşturuyor. Bu futbolcunun işidir. Bu işi profesyonel olarak yapıyorsanız, taraftar gibi takım tutamazsınız.
‘Futbolcu taraftar gibi düşünmez’
Eski Galatasaray Yöneticisi Abdurrahim ALBAYRAK: FUTBOLCULAR profesyonel düşünüyor; taraftar gibi düşünmüyorlar. Bir futbolcu oynadığı takımdan başka bir takımı tutabilir. Futbolcular tuttuğu takımlara fanatik
derecesinde bağlı olmazlar. Onlar için önemli olan maddi olarak kazandıkları yerdir. Farklı bir takımı tutmaları da performanslarını etkilemez. Başka bir takımı tutması oynadığı takıma ihanet anlamına gelmez. Futbolcular asil insanlardır, asla bir art niyet taşımazlar. Aksini düşünmüyorum, düşünmek bile istemiyorum.
‘Profesyonel oyuncu başka takım tutmaz, tutamaz’
Bir futbolcu, hangi takımın formasını giyiyorsa o takımı tutmalıdır. İsterse dünya çapında bir takımı tutabilir
Eski Galatasaray Yön./İşadamı Ergun GÜRSOY: BİR futbolcunun oynadığı müddetçe bir başka takımı tutması söz konusu olamaz ama içinde varsa, ona kimse bir şey diyemez. Görevi bittikten sonra, normal hayatına döndükten sonra veya takım değiştirdikten sonra istediği takımı tutmakta özgürdür. Profesyonel bir oyuncu hangi takımın formasını giyiyorsa o takımı tutar, kesinlikle başka takımı tutmaz, bu böyledir. Dünya çapında bir takımıtutabilir elbette ama kendi ülkesinde, kendi yarıştığı bir takımı tutmaz, tutamaz. Bu onun ekmek parasıdır, takımının başarısı her zaman ona kazanç getireceği için doğal olarak başka takımı tutamaz.
‘Benim takımım oynadığım takımdır’
Futbolcu Ümit KARAN: BEN forma giydiğim takımı tutarım. O takımdayken başka bir takımın taraftarı olmam imkânsız. Başka bir takım da benim için asla öncü olmaz. Futbolcu kendi ekmek parası için orada oynar. O nedenle başka bir takımı tutmamalı. Belki çocukluğundan gelen bir sempatisi olabilir başka bir takıma ama özellikle de uzun zaman aynı takımda top koşturmuş bir oyuncu, oynadığı yerden başkasını düşünmez, ondan başkasını desteklemez. Uzun süre giydiği formaya alıştıktan sonra başka bir takımı destekleyeceğini de hiç düşünmüyorum. Oynadığı takımdan farklı bir takımı tutan bir arkadaş da bana hiç denk gelmedi. Farklı bir takımı tutan bir arkadaşın, oynadığı takımın şampiyonluğuna katkı sağlayacağını düşünmüyorum.
‘Beşiktaş’ta oynadım, Beşiktaşlıyım’
Eskişehir Spor Teknik Direktörü Rıza ÇALIMBAY: BİZ de yıllardır bir takımda oynadık. O formayı giydikten sonra kimsenin aklına başka takım gelmiyor. Oynadığınız takımın formasını giyiyorsanız o takımı tutmalısınız. O futbolcudan farklı bir takımı da tutması beklenemez; tutmamalıdır da. Galatasaray taraftarı olan bir futbolcu Fenerbahçe’de oynarsa performansı düşmez. Ama Fenerbahçe’de oynuyorsa o futbolcu sadece onu düşünmelidir. Galatasaray’ı tutmamalıdır. Formayı giydiğimiz ve maça çıktığımız an başka bir takımı düşünemeyiz bile. Ben Beşiktaş’ta oynadım, ondan başka bir şey düşünemem.
Yorum Ekle