Serdar Akinan, Hrant Dink cinayeti kapsamında haklarında soruşturma açılan 19 polisi aklayan raporu yazdı
Hamdolsun 32 saatte yakalandı
Önce haberi verelim:
“İçişleri Bakanlığı soruşturması sonucunda Hrant Dink cinayetinde “ihmal ve sorumlulukları” bulunduğu iddia edilen 19 polis aklandı.”
Şimdi 2 Aralık 2008 tarihine gidelim...
Susurluk Raporunu hazırlayan Başbakan Teftiş Kurulu (BTK) Hrant Dink cinayetiyle ilgili bir rapor hazırladı. Raporda, Dink cinayetinin planlandığı dönemde Trabzon Emniyet Müdürü olan ve cinayet sırasında da İstihbarat Dairesi Başkanı olan Ramazan Akyürek, “Sürecin başından sonuna kadar tüm aşamalardan haberdar olan ve gerekli değerlendirmeleri yapabilme yetkisine sahip olan ancak görevini ihmal eden kişi” olarak tarif edildi.
Ramazan Akyürek görev yaptığı süre içinde, müfettiş raporuyla içeriği gerçek dışı bilgilerden oluşan belge hazırladığı belirlendi. Cinayeti aydınlatacak raporları ‘gizli belge, devlet sırrı’ gerekçesiyle mahkemeye göndermedi. Şimdi ise mahkeme kararıyla görevine dönecek. Şimdi de İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin 19 polisi aklayan raporundan birkaç satıra göz atalım mı?
BTK Raporu: Erhan Tuncel Hrant’ın öldürüleceğini İstihbarat Dairesi’ne ihbar etti. İstihbarat Dairesi önlem almadı.
İçişleri raporu: İstihbarat dairesindeki polisler ilgili büroya havale ettiler. İlgili büro paraf ederek gereğini yaptı...
BTK Raporu: İstihbarat Daire Başkanlığı Dink’e suikast yapılacağından haberdardı ama korunması için önlem almadı.
İçişleri raporu: Koruma altına alma görevi İstanbul İl Komisyonunu’ndur. Polisler masumdur.
BTK Raporu: İstihbarat Daire Başkanlığı suikast öncesinde olan bitenden haberdar olmasına karşın iller arası koordinasyonu sağlamadı.
İçişleri raporu: İstihbarat Daire Başkanlığı değil Trabzon ve İstanbul Emniyeti koordinasyonu sağlamalıydı.
BTK Raporu: Tuncel, Samast’ı ihbar etmek için polisi aradı, hatta cinayetten beş gün önce Emniyet’e mesaj çekti.
İçişleri raporu: Erhan Tuncel, söz konusu ifadesinin ilerleyen bölümlerinde cinayetten önceki son iki ayda neler olduğunu hatırlamadığını söylemiştir. Mesaj atmak yerine polise giderek veya 155’i arayabilirdi.
Düşünebiliyor musunuz? Tuncel, “Hrant Dink öldürülecek” diyor. Bu raporlanıyor. Dosyalanıyor. Arşivleniyor... Hrant korunmuyor... Hrant öldürülüyor... Bu süreçten haberdar olan polisler nasıl aklanıyor?
“Erhan Tuncel mesaj atmak yerine 155’i aramalıydı...”
Suçlu kim? Erhan Tuncel...
“Demokrasi” diye bağıranlar... “Hrant için, Adalet için”diyenler...
Bu raporu sürmanşetlere çekmeyen, ekranlarında görmeyen, köşelerinde avaz avaz bağırmak yerine susan demokrasi mücahitlerine, o liberal kalemlere dönüp sorsanıza...
Neden bu mahçup tavır?
İşte rapor... İşte rezalet... Hadi sesinizi çıkartın...
Akşam / Serdar Akinan
Yorum Ekle
Yorumlar
sorun poliste değil işleyişte,bürokraside.o kadar yazıp çizmişin ama ana sorunu tahlil bile edememişsin.
bu kadar bürokratik kural olmasa dink belki de hayattaydı cümlesi yerine yazmışın yazmışın.