SP başyazarın Koşar’ın kuşakdaşı Bedii Faik"şz Attila İlhan’a jurnalci demesine karşı yazdığı ağır yazısı üzerine, Ahmet Hakan da Hürriyet’teki köşesinde Koşar ustasına hak veren bir yazı yazdı. Arkasından da Arda Uskan’ın savunması geldi.

Ömer Sami Koşar ne yazmıştı:
TIKLAYIN
Ömer Sami üstadın; “yazılar olsun ki bir Allah’ın kulu çıkıp Attila İlhan’ı savunmuyor” demesi üzerine durumdan vazife çıkaran yazarlar yanı sıra Koşar’ın çağrısına uyan ODA tv de konuya girmekten kendini alamadı.
60 yıllık gazeteci-yazar Ömer Sami Koşar bunları sağlıklı bir gelişme olarak niteleyip, “gençlerin önerilerimi dikkate alıp, düzeyli tartışmalara girmesi beni mutlu eder. Bayrağı kime devredeceğimiz önemliydi. Artık gözüm arkada kalmaz” diyerek olgunluğunu gösterdi.
İşte SP başyazarı Ömer Sami Koşar’ın yazısından sonraki Ahmet Hakan ve Arda Uskan yazıları.
AHMET HAKAN….
ESKİ GAZETECİLER DAHA KÖTÜYMÜŞ
İşte Ahmet Hakan’ın başyazarımız Ömer Sami Koşar’a hak veren yazası (Hürriyet)
“MATBUAT tarihi”ni yalamış yutmuş bir adam olarak her zaman “İyi ki eskiden gazetecilik yapmamışım” derim.
Çünkü eskiden gazetecilik...
Çok daha belden aşağı, çok daha iftiracı, çok daha yüzeysel, çok daha tarafgir, çok daha acımasız bir iş imiş...
Kanıt mı?
Alın size bir kanıt:
“Eski gazetecilik anlayışının yaşayan son temsilcisi” sayabileceğimiz Bedii Faik, Takvim’den Arda Uskan’a verdiği mülakatta şair Attilâ İlhan hakkında inanılmaz bir iddia ortaya atmış.
Attilâ İlhan için “O bir muhbirdir” demiş.
Güya Attilâ İlhan, koltuğunun altına sıkıştırdığı “Türkiye’deki komünistlerin listesi”ni önce polise, sonra da basına satmaya kalkmış.
Kaç yılında olmuş bu olay? 1952’de... Yani 58 yıl evvel...
Peki bu olayın bir tanığı var mı? Yok, bu ağır ithama maruz kalan Attilâ İlhan dahil hepsi ölmüş...
Bir tek Bedii Faik kalmış yaşayan...
O da 89’a gelmiş yaşına bakmadan sallıyor ölünün arkasından...
Gerçekten de iyi ki Bedii Faik anlayışının egemen olduğu bir “matbuat âlemi”nin içinde olmamışım...
----
ARDA USKAN: (TAKVİM)
Bedii Faik: 'Atilla İlhan olayı kendi ağzından doğrulamıştır'
Sarı basın kartımı 1972 yılında aldığıma göre bu meslekte pek yeni sayılmam. Hemen belirtmeliyim ki şahsen bu süre içinde insan kırmamaya da özen gösterdim. Ama yıllar uzadıkça bu sayıda artış olması da kaçınılmaz.
Pazar günü, Türk basının duayenlerinden Bedii Faik ağabeyimizle yaptığım bir söyleşide bu kırgınlıklardan biri yaşandı ne yazık ki. Bedii bey söyleşimizde, Atilla İlhan'ın, 'Türkiye'deki komünistlerin listesini, önce polise sonra basına satmak istediğini' anlatmıştı. Biz de yazdık doğal olarak.
Ardından dün Hürriyet'te, sevgili Ahmet Hakan. "Eski gazeteciler daha kötüymüş" diye başlıyor ve Bedii beyin sözlerinin hiç bir tanığı olmadığını söyleyip, satırlarını, "Eskiden gazetecilik çok daha belden aşağıya, çok daha iftiracı, çok daha acımasız bir işmiş" diye bitiriyordu.
İki ateş arasında kaldığımı düşünüp Bedii bey ile bir kez daha konuştum az önce. Kırılmıştı doğal olarak."Bu söylediklerimi bizzat Atilla İlhan'ın kendisi itiraf etmiştir" dedi. Ve anlattı:
"İSTEYEN ARŞİVLERE BAKABİLİR" "
Ben bu olayı 2001 yılında çıkan Matbuat Basın Derken isimli anılar ve medya kitabımda isim vermeden anlatmıştım zaten. İsim vermeme nedenim basit; Atilla İlhan'ın sevenleri üzülmesin diye... Sonra şöyle bir gelişme yaşandı ve yanılmıyorsam Hürriyet Gazetesi'nden benimle yapılan bir mülakatta, adı geçen kişinin o olup olmadığı soruldu. Ve ben o zaman gerçeği söyledim. Bunun üzerine Atilla İlhan aynı gazeteye bir açıklama yaptı ve 'Bedii Faik benim üzerimden şöhret olmaya çalışıyor' dedikten sonra olayı bizzat kendi ağzından verdiği mülakatta doğruladı. Hatta 'Ben bunu kitaplarımdan birinde zaten yazmıştım' dedi."
Bedii bey, "Hangi kitap olduğunu biliyor musunuz?" soruma da şöyle cevap verdi;
"Hayır, şimdi hatırlamıyorum, ben ona sizin verdiğiniz kadar önem vermem!" Ve ekledi; "Bunun tanığı, olayı bizzat kendi ağzından o gazete röportajında 'ben bu olayı kitabımda yazdım' diyen bizzat Atilla İlhan'nın kendisidir. 2001 yılının Haziran ya da Temmuz ayında bu söyleşi yayınlanmıştır. İsteyen arşivlere girip bakabilir"
PEKİ YA BUGÜNLER NASIL HATIRLANACAK?
Ben bu yazıyı yetiştirmek için detaylı bir arşiv taraması yapamadım ama mutlaka yapacağım. Bedii beyi asıl üzen şeyin, Ahmet'in kendi hakkında söyledikleri değil de 'bir dönem gazeteciliğini tümden karalaması' olmuş! "Ben kötü bir insan olabilirim, ama benden yola çıkarak, bir nesli, o dönemin gazeteciliğini karalamaya kimsenin hakkı yok" diyor
"Hakkı yok" demesinde haklı galiba. Keşke Ahmet kardeş, o kıvrak, o sivri kalemini biraz daha dikkatli kullansaydı da Bab-ı Ali'yi yaratan koca bir nesil için, "Onlar çok daha belden aşağı, çok daha iftiracı, çok daha yüzeysel, çok daha tarafgir, çok daha acımasızmış" demeseydi.
Sırtlanlar gibi birbirine saldıran şimdiki medyanın durumuna bakınca bu eleştirinin çok ağır olduğunu düşünüyorum. Bundan on beş - yirmi yıl sonra bizim hakkımızda acaba neler yazacaklar sevgili Ahmet? Ben herhalde o günleri göremeyeceğim ama inşallah sen Bedii bey gibi 89 yaşına kadar yaşarsın da medya hallerine bir de o günkü gözle bakarsın..
---
SÜPERPOLİGON BAŞYAZARI KOŞAR’IN YAZISINDAN SONRA ODA TV’ DE GELİŞMELERE SESSİZ KALAMADI
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan diyor ki:
Eski gazeteciler daha kötüymüş; baksanıza Bedii Faik, Arda Uskan'a neler söylüyor; yok efendim Attila İlhan hainmiş/ajanmış vs. O dönemden yaşayan birileri mi var; uydur uydur belden aşağı vur.
Ahmet Hakan'ın bugün köşesinde yazdığının meali bu.
Peki, kim haklı?
Ahmet Hakan mı?
Bedii Faik mi?
Tarih: 14 Şubat 1988.
Uğur Mumcu Cumhuriyet'teki Gözlem adlı köşesinde bakın ne yazdı:
"Meraklısına Notlar:
Bir sosyalist parti ile ilgili İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 3.12.1955 tarihli karar, Yargıtay Birinci Ceza Dairesi'nce onanmış, Yargıtay Başsavcısı'nın başvurusu üzerine konu Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca ele alınmıştı. Ceza Genel Kurulu'nun 25.3.1957 gün ve 1/10-18 sayısı kararından bir bölüm okuyalım:
-Bilhassa... Şahit Attila İlhan'ın 133'deki ifadeleri partinin ve mensuplarının gizli maksatla varmak istedikleri gaye karşısında tevahhus ederek partiden istifa dahi etmiş olmaları (...) "
Sadece Uğur Mumcu değil solda birçok kişi Bedii Faik gibi düşünüyordu.
Olayın esası şuydu:
Polis 18 Haziran 1952'de Türkiye Sosyalist Parti mensubu ondört kişiyi gözaltına aldı.
Bunlardan biri de Atilla İlhan'dı.
Büyük şairin gerek polis, gerek dava sırasındaki tavrı hep tartışma konusu oldu.
Hakkında neler yazılıp söylenmedi ki?
Peki, tüm söylenenler, yazılanlar doğru muydu?
Neyse...
Dememiz o ki, Bedii Faik'in sözleri hiç yeni değildir.
Her solun tarihini anlatan kitapta bu konuyla ilgili bir mektup, polis ya da mahkeme ifadesi bulabilirsiniz.
Uzatmayalım.
Dememiz o ki, Ahmet Hakan, Atilla İlhan'la ilgili "sağır sultanın" bile duyduğu, bu olguyu yeni öğrendiyse, kesinlikle sol tarih konusunda kalem oynatmamalıdır.
Bol bol okumalıdır.
Okumalıdır ki, Türkiye solunun ne acı ve ne şiddetli günlerden geçtiğini öğrenmelidir.
O devirler bazen beklenemeyecek insanların ummadık tavırlarına sebep olmuştur çünkü...
Odatv.com
***
VE VATANDAŞLAR DA DEVREDE
Süperpoligon başyazarı Ömer Sami Koşar’ın ortaya attığı tartışma konusuna yazar çizer takımından sonra vatandaş da çeşitli yaklaşımlar gösterdi. Bunlardan bir derleme sunuyoruz.
İNSANDA BİRAZ BAŞKALDIRI RUHU OLACAK. ahmet hakanda ne arar?.b.r.d 041 gölcük
2010-02-17 22:29:17
Son bir şey daha:babam tam 50 yıl önce cetin altanı okuyup aydınlanmış.Bize de sirayet etti,tosunlarına ve kendine bakın,ya diğer dönekler; çandarlar,cemaller ........ ismini yazarken utandığım.......bir sürüsü. Unutmayın ben de,siz de dahil son ana kadar onurunu koruyanlar yaşayacaktır Ahmet abiye dokunmayın iyi vuruyor,geldiği yerden düşmanları kanını içerler,birde siz üzmeyin.
2010-02-17 22:06:41
Ayrıca Ahmet Hakan'a kimse haksızlık yapmasın. İstese padişahın hemen yanı başında oturup kelle keserdi.O onurlu yaşamayı seçti, muhalefet ediyor.Gerek ben gerekte Hakan sürçü lisan ettiysek Affola.
2010-02-17 21:50:05
Yorumcuya cevap yazmam ama bu adama cevap vermemek olmaz.katt arkadaş :1915 çanakkale direnişi olmasaydı 1917 ekim devrimi olmazdı.Dünyadaki sol tarih;küçümsemek değil ama Türkiye’dekinin altına dip not olur.Hem dinciye saldırıyorsun hem solcuya.Görüyor musun Türkiye solunun düşmanlarını,ama bitmiyor işte daha ne olsun.
2010-02-17 21:44:41
Misafir - sanki
Ne biliyor ki?O ancak kendi mahallesinden Nişantaşı’na terfi etti diye sevinmeyi bilir...
2010-02-17 20:58:19
sabitdinler
Ahmet Hakan kesinlikle kötü biri değildir. Kendi uzmanlık alanlarının dışındaki yazıları deneme kedisini de sol cenahta misafir olarak değerlendirmekte fayda görüle!
2010-02-17 19:41:20
Misafir - Bülent Kahraman
Ahmet beye bir kitap toplama kampanyası açalım.
2010-02-17 19:03:57
Misafir - ben sen o
Valla hatır gönülle kalem oynatanları herkes biliyor... Okunan gazetede yaz, yarı aydınları kandır... hepsi bu ama gerçek aydınlar, biliyor gerçekleri... Solu da, sağı da rahmetli İsmet Paşa'nın dediği gibi ortanın solunu... Bunlar ne biliyorlar ki? Ve lakin ben bu dinozorlar sofrasını anlamadım...
2010-02-17 15:24:28
Misafir - Sabri KALYONCU
Başa Göre Tarak.
2010-02-17 15:04:50
Misafir - el-insaf
BU ADAM DA GAZETECİ VE KÖŞE YAZARI OLDU YA, BEN BUNA YANIYORUM. GERİSİ BOŞ...YAZDIĞI ŞEYLER DE BOŞ...
2010-02-17 14:38:32
Misafir - kubilay
AHMET HAKAN SOL TARİHİ BİLMİYOR
2010-02-17 13:59:31
Misafir - Plato
Ahmet Hakan maalesef tum diger kose yazarlari gibi az okuyan ve fazla birikimi olmayan birisi. Iyi ve sempatik olabilir ama okurken bana birsey vermiyor.
2010-02-17 13:50:57
Misafir - ulus
Ahmet Hakan'ı savunuyor gibi olmak istemem ama Bedii Faik'in bu konularda epeyce sabıkası vardır. Eski bir Çerkes kökenli siyasetçiyi kötülemek için o siyasetçinin Çerkes Ethem'e çiftliğinde sofralar kurup ziyafet düzenlediğini yazmışlığı da vardır. Elbette şunu da belirtmek lazım, Çerkes Ethem'e ziyafet düzenlemek ayıp mıdır, değil midir ayrı konu da o eski siyasetçi 1916 doğumludur ve Çerkes Ethem'e ziyafet düzenlediği iddia edilen dönemde 5-6 yaşındadır :))
2010-02-17 13:32:06
Misafir - Talat Aydemir
"Oyunbozan" hocam, ne güzel işte, bu oyunu bozun, Hilmi Özkök'ün yargılanmasını savunun siz de... Yalçın Küçük karşıdevrim varsa devrim de olacaktır dedi her zaman...
2010-02-17 13:11:32
Misafir - Oyunbozan
Yalçın Küçük'ün yeni iddiasına göre, ki bugün bazı haber sitelerinde yer aldı, Hilmi Özkök; Fikret Bila ve Murat Yetkin'le darbe yapacaktı diyor. Hani, askeriyenin içinde bazı cuntacıların, darbe planladıkları iddiası yalandı:)) Yoksa Hilmi Özkök eski bir gk başkanı değil mi?
2010-02-17 12:23:16
Misafir - kimizbiz
İmam Hatip'de sol tarih vardı da Ahmet Hakan mı okumadı?
2010-02-17 11:59:58