Fatin Dağıstanlı yazdı... "IMF Başkanı, Erdal Sağlam'ın nesi oluyor?"

Yer Star Gazetesi'nin Rumeli Plazadaki yazı işleri toplantı masası...
Masalardakilerden biri de benim...
Bir haber...
Konusu...
Dünya Bankası Başkanı Wolfowitz'in Bulgaristan'dan gizlice Türkiye'ye geldiği...
Ve...
Çengelköy Kordon Restaurant'ta, Türkiye'de sermaye akışını belirleyen işadamlarıyla gizlice buluştuğuna ilişkindi.
5 Haziran tarihli bu top-secret toplantı 10 Haziran'da Star Gazetesi'nde okuyucuyla buluştu.
(http://www.stargazete.com/politika/esrarengiz-bogaz-yemegi-52137.htm)
Medyanın ezici çoğunluğu bu haberi görmedi, görmezlikten geldi.
Ki...
Bunu neden anımsadım şimdi biliyor musunuz?
IMF ile stand by olmayacağı açıklandı ya...
İşte bu sadece dünkü hadise değil...
Bunun olmayacağının temelleri taaaa o günlere kadar gidiyor.
Wolfowitz'in istediği gerçekleşse ve işadamları sıcak para akışını kesselerdi, ki bazıları kesti...
Türkiye, hızla bir ekonomik krize girecek ve batırılacaktı.
Ama, New York'ta düğmeye basanlar amaçlarına ulaşamadılar.
Üç hafta boyunca piyasalardan kaçan 25 milyar dolar sıcak paranın yerine yenisi konmuştu!...
Türkiye'yi bu badireden kurtaran IMF değildi.
....
Ne olmuştu da...
Dönemin Dünya Bankası Başkanı, Türkiye'nin batmasına yol açacak bir yol haritasında piyon olmuştu? Bunlara şimdi girmeyeceğim.
Yeri gelince onları da yazarız.
Yazıyoruz da zaten.
Anlayan anlıyor...
Anlamayana da yazı değil davul çalsan, sivri sinek vızırtısı gibi geliyor.
Her neyse...
Erdal Sağlam gibi...
IMF Başkanı babalarıymış gibi davranan....
İki yıldır IMF borazancılığı yapanlar.
Tarih tarih ne yazmış...
Hepsi arşivde de arşivimde de mevcut...
Ama yormayacağım sizi bunlarla...
Sağlam ne yazdığını biliyor olacak ki...
Ben IMF'ciyim demekten çekinmedi...
Kısa bir süre önce tv'deki karşılaşmamızda...
Bendenizin...
"Hem IMF'ci hem de TEKEL işçisinin yanında nasıl olabiliyorsunuz?
IMF'le anlaşma yapsaydık...
"IMF Hükümet'in mi, TEKEL işçisinin mi yanında yer alırdı?" şekindeki sorularıma
"Kamu harcamalarının kısılmasından yana olur" diyordu ama...
Sırf Hükümet'e muhalefet etmek amacıyla, hem IMF'cilik hem de TEKEL işçisinden yanaymış gibi gözüküyordu.
Sonuçta IMF kaybetti, TC kazandı.
Bekledim ki Erdal Sağlam, benden değil ama okurlarından özür dilesin.
Peki o ne yazdı?
- IMF istedi, anlaşma olmayacağı açıklandı.
(http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14071142.asp?yazarid=8&gid=61)
Adama "yuh" derler....
IMF Başkanı Erdal Sağlam'ın babası mı?!...
Düne kadar biliyordum ama inanmak istemiyordum!?...
Pes dedim.
Pes demekle kalmıyor, onu 'emekliliğe' ayırıyorum.
Artık onun yazdıklarının ya da söylediklerinin benim için hiçbir değeri kalmamıştır.
IMF Başkanı babalarıymış gibi davrananlar.
Böyle olmaya devam etsinler.
Kaybetmeye mahkumlar.
Kazanan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve bu millet olacak...