Metni Büyüt Metni Küçült
15 Mart 2010

Doğan ve Merkez gruplarının tekelini korumak için Zaman'a haksızlık yapıldı

Hangi köşe yazarı gazetelerin tiraj denetimini eleştirdi?
Doğan ve Merkez gruplarının tekelini korumak için Zaman'a haksızlık yapıldı Habertürk Gazetesi Zaman ve Şardan!

Türkiye'de gazete tirajları neden denetlenmiyor?
Ve gazete tirajlarının denetlenmemesinden kimler rahatsızlık duyar?
Öncelikle reklam verenler ve reklamcılar değil mi?
Nitekim birkaç gün önce Reklamcılar Derneği Başkanı Yiğit Şardan ne diyordu: "ABC Türkiye Tiraj Denetim Platformu'nun Rekabet Kurumu tarafından lağvedilmesi, basını kaosa soktu. Tiraj rakamları denetlenemiyor."
Sanırsınız ki Şardan üzüntü içinde kıvranıyor...
Halbuki gerçek bambaşkadır.
Rekabet Kurumu, tirajların denetim konusunda oluşturulan ABC Türkiye Tiraj Denetleme Kurulu'nun uygulamalarını ve Başkanı Yiğit Şardan'ın kararlarını rekabeti bozma olarak nitelendirmiş ve "Kendinize çekidüzen verin" demiştir. Düzen verilmesi amaçlanmadığından oluşum, oluşumluktan çıkmış ve kendini imha etmiştir.
Rekabet Kurumu'nun raporu, sitesinde duruyor.
Şardan yönetiminin özellikle Doğan Grubu ile o günün Merkez Grubu'na ait dağıtım şirketlerinin tekelini korumak adına Zaman Grubu'na haksızlık yaptığı anlaşılmıştı.
Zaman Gazetesi'ni tiraj denetiminden çıkarıp reklam alma kapasitesinin zayıflatılmasına yol açan ve "Bu gazetenin abonelik yapısı tartışmalı" mesajını verenlerin başında Şardan geliyordu. Ve ABC'nin bu yaklaşımı (Zaman'ı yayınlayan Feza Gazetecilik'in konuyu gündeme getirmesi nedeniyle) Rekabet Kurumu'nun duvarına çarptı. Bugünkü kaosun nedeni bu olaydır.
Zaman'ın abonelik sistemini şaibeli göstermek için dünyada örneği olmayan standartlar uyduran, Zaman Gazetesi'ne yapması gereken ev ödevleri için (abonelik sistemini güncellemesi vs.) zaman bile tanımayan, Zaman'ın kurumsal aboneliğini tirajdan saymayan, Doğan ve Merkez Grubu'nun kurumlara toplu satışını ise tirajdan sayarak rekabet kurallarını ıskalayan Yiğit Şardan'ın bu konuda hâlâ söyleyecek sözünün olması ilginç... (Bu tespitler Rekabet Kurumu'na aittir.)
Neyse burada nokta koyalım ve Habertürk Gazetesi gerçeğine dönelim.
*
Habertürk Gazetesi'nin kendi tirajlarını denetlettirmesi aslında reklam verenlere, "Gazetelerin tirajları güvenilir değil" mesajı vermek değil mi? Habertürk Gazetesi'ni Çalık Grubu'na ait Turkuvaz şirketi dağıtıyor. Yani tirajlarını denetlettirmesine bile gerek yok. Buna rağmen Habertürk Gazetesi yönetimi, pek çok gazetenin tiraj rakamlarının manipüle edildiğini, gerçeği yansıtmadığını, şişirildiğini ileri sürüyor ve çağrı yapıyor: Bağımsız denetim girsin bu işe... Bu çağrının Türkçesi, "Ey reklam verenler, kandırılıyor ve soyuluyorsunuz" demektir. Aslına bakarsanız, son bir haftadır bu sektörü yakından takip edenler garipliğin farkına vardılar. Habertürk fiyatını Türkiye'nin her yerinde 50 kuruşa çekti ve tirajı 300 bin seviyesine çıktı. Aynı hafta bazı gazetelerde nereden kaynaklandığı tam anlaşılamayan tiraj artışları başladı. Toplam tiraj pastasının giderek daraldığı bilinmesine rağmen suni tiraj artışları yaşandığını düşünenlerdenim. Bu işi engelleyecek olan, reklam verenlerin kendisi. Ama onlar da kendileri adına hareket edenlerin durumunu ve tiraj kaosunu gördükçe, denetimi zorlamak yerine reklamı azaltmaya başladılar.
Gazetelerin reklam pastasından aldığı payın yüzde 30'lardan yüzde 26'lara gerilemesi bunun işareti değil mi?

Gazete Habertürk / Yavuz Semerci