“Herkes çevresinden en az 15 kişiyi Eşrefpaşalılar filmine götürsün.” Bu yöntemle Zaman’ın tirajı tavan yaptığına göre…
“Eşrefpaşalılar” filminden de muazzam bir gişe başarısı bekleyebiliriz.
Cemaat tiraj aldırır ama gişe yaptırır mı?
Zaman Gazetesi’nin tiraj artışında yukarılardan bir yerlerden gelen “En az 10 kişiyi Zaman’a abone yap” emrinin ne derece etkili olduğunu bilen bilir.
Şimdi bu yöntem bir sinema filmi için kullanılıyor.
Yukarılardan bir yerlerden emir gelmiş...
“Cemaat”in yeni misyonu şu:
“Herkes çevresinden en az 15 kişiyi Eşrefpaşalılar filmine götürsün.”
Bu yöntemle Zaman’ın tirajı tavan yaptığına göre…
“Eşrefpaşalılar” filminden de muazzam bir gişe başarısı bekleyebiliriz.
Fakat…
Sonuçlara baktığımızda pek öyle olmadığını görüyoruz.
Neden mi?
Çünkü “gazeteye abone olmak” ile “kalkıp sinemaya gitmek” arasında büyük bir mahiyet farkı var.
Bir ricayı kırmayarak gazeteye abone olursun…
Ama bir ricayı kırmayarak kalkıp sinemaya gitmekte zorlanırsın.
Belki böyle bir kültürün yoktur…
Belki üşenirsin…
En azından sinemaya gitmek için epey bir gayret, çaba ve emek sarf etmen gerekir.
Oysa gazeteye abone olmak öyle mi?
Biraz para verip “tamam” dedin mi her şey tamam…
Demek ki neymiş?
Cemaat dayanışması ile bir gazeteyi yüksek bir tiraja ulaştırmak mümkün iken…
Cemaat dayanışması ile bir sinema filmini “gişelerin efendisi” haline getirmek pek mümkün değilmiş…
Hürriyet / Ahmet Arsan