Metni Büyüt Metni Küçült
22 Mart 2010

"Siz buna radyocularla buluşma mı diyorsunuz?"

“Başbakan radyocuları kaale almış. Fikirlerini dinleyecek” durumu yok.
"Siz buna radyocularla buluşma mı diyorsunuz?" Radyocular Başbakan’la buluşmadı...

Başbakan radyocularla buluşmuş.
Beni de çağırmışlar...
Mektubun altında AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in imzası var.
Radyocular Buluşması olacakmış...
İlk bakışta sanki Başbakan radyoculara değer veriyormuş da, onlarla tıpkı sinemacılarla, şarkıcılarla buluştuğu gibi buluşuyormuş gibi görünüyor değil mi?
Nitekim sağolsunlar tüm radyocu kardeşlerimiz bu davete atlıyorlar.
Ama iş sanıldığı gibi değil.
Bir kere toplantı nerede yapılıyor biliyor musunuz?
AKP İstanbul İl Başkanlığı Binası’nda...
Yani devletin bir tesisinde, binasında, mesela Dolmabahçe’deki Başbakanlık ofisinde değil.
Bir siyasi parti merkezinde.
Ayrıca konu açılım falan değil.
Yani “Başbakan radyocuları kaale almış. Fikirlerini dinleyecek” durumu yok.
Ama sazan çok.
Ne oluyor peki toplantıda?
Başbakan 15 dakika konuşuyor, arada kendi siyasi mesajlarını veriyor, Ermenilerle ilgili sözlerini eleştirenlere laf yetiştiriyor ve çekip gidiyor.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik radyocularla konuşmaya devam ediyor.
Gönül, böyle basit bir taktiğe radyocu arkadaşlarımın inanmamasını, böyle bir tuzağa düşmemesini istiyor.
Ama maalesef öyle olmuyor.
Peki ne oluyor biliyor musunuz?
Radyocularla buluşan aslında Başbakan olmuyor...
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan oluyor...
Yani ne yapmış oluyor güle oynaya “Başbakan’la buluşmaya gidiyoruz, Bizi kaale alıyor. Gurur duyduk” diyen sevgi kelebeği arkadaşlar?
AKP’nin bir siyasi çalışmasına, propagandasına katılmış oluyorlar.
Demek ki iş, sadece radyoda muhalifmiş gibi yaparak hükümeti eleştirmekle
olmuyormuş.
Biraz da akıl lazım, akıl...

Akşam, Nihat Sırdar