Metni Büyüt Metni Küçült
29 Mart 2008

"Kısa etek, dar bluz giymiş genç kızlar gibi bahar"

Havalar bir öyle, bir böyle gidiyor ama doğanın kendi saati işlemeye başladı. Bahçede, sokakta dolaşırken her gün yeni bir bitkinin canlandığını görüyorum. Tomurcuklar birbiri ardına patlıyor, renkli çiçekler ve minik yeşil yapraklar, yeni bir baharı daha
"Kısa etek, dar bluz giymiş genç kızlar gibi bahar" Nisan ki ayların en zalimidir
Mehmet Yılmaz / Hürriyet


BİR arkadaşımdan öğrenmiş, "bugünler için" not etmiştim. T.S. Eliot’un bir şiirinin ilk dizesi bu:

"Nisan, ayların en zalimidir!"

Bir ay durduk yerde zalim olmaz tabii, bir sebebi olmalı.

Ocak, şubat gibi soğuktan dondursa, anlarım. Ya da temmuz, ağustos gibi sıcaktan pişirse, bunu da zulüm diye niteleyebilirim.

Kuşkusuz Eliot da böyle bir "zulümden" söz etmiyor.

Havalar bir öyle, bir böyle gidiyor ama doğanın kendi saati işlemeye başladı. Bahçede, sokakta dolaşırken her gün yeni bir bitkinin canlandığını görüyorum.

Tomurcuklar birbiri ardına patlıyor, renkli çiçekler ve minik yeşil yapraklar, yeni bir baharı daha yaşamaya başlayacağımızın haberini veriyor.

"Kısa etek, dar bluz giymiş genç kızlar gibi bahar."

Bu sözü de rahmetli babamdan duymuştum, duyduğumdan beri aklımdan çıkmadı hiç.

Evin arkasında bir mimoza ağacı var. Boyu tahmin ediyorum ki bir 5 metre kadar. Dalları sokağa doğru uzanmış. Üzerinde belki binlerce sarı renkli çiçek var.

Bu ağacı her sabah gözlerimle okşarken babamın o sözünü hatırlıyorum.

İnsanı tembellik yapma duygusu sarmalıyor. Kırlarda çıplak ayakla yürümeyi, bir ağacın gölgesinde uyumayı, denizden gelen hafif bir esintinin serinliğini hissederek arkadaşlarla sohbet etmeyi istiyorum hep.

Ama kendi yarattığım bir hapishanenin içinden de çıkamıyorum. İş, güç, sorumluluklar vs.

Eliot da herhalde böyle bir şeyden söz ediyor, nisan ayına "zalim" derken. Kendimize yaptığımız bir zulüm bu aslında.

Kendimizi suçlayacak cesaretimiz de olmadığı için suçu bahara, nisana atıyoruz.