Metni Büyüt Metni Küçült
3 Mayıs 2008

Ardıç'dan Uluç'a: "Sabah çalışanları onun bunun çocuğu mu?"

Sakallı Celal mı söylemişti, Çallı İbrahim mi: "Bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkündür" ... Şimdi okuduğuma göre, örneğin bir de "cumhuriyetçi yazarın Sabah gazetesinde ne işi var" diye soranlar türemiş...
Ardıç'dan Uluç'a: "Sabah çalışanları onun bunun çocuğu mu?" Şu dangalaklığa son verelim
Engin Ardıç / Sabah


O kadar yazıldı çizildi, hâlâ "ben cumhuriyetçiyim onlar demokrat" şeklinde konuşanlar var...

İkisini "mutually exclusive" sanıyorlar, biri olursa öteki olmazmış! Ya birinden olursun ya ötekinden!

Açıkça "ben demokrat değilim, faşistim" dese rahatlayacak, büsbütün rezil olmamak için "ben 'o kadar' demokrat değilim, çünkü cumhuriyetçiyim" diye saçmalıyor vatandaş.

Ya da gizli bir hınzırlıktır amaçları... Çamur atmak... Tercüme edelim: "Liberaller cumhuriyetçi değiller" ...

Ananın örekesi! Padişahçı mı bunlar?

Emre Aköz'ün altını çizdiği gibi "dört yıl hukuk okuyup da hukuka ihanet edenler" var ya, bunların arasında da dört yıl siyasal bilimler okuyup okuduğunu anlamayanlar var...

Devlet başkanlığının "veraset" yoluyla devretmediği her rejim, cumhuriyettir.

Abdullah Gül de cumhuriyetçidir, George Bush da... Adolf Hitler de cumhuriyetçiydi, Saddam Hüseyin de... Lenin de cumhuriyetçiydi, Stalin de... Atatürk de cumhuriyetçiydi, Mahmud Ahmedinejad da öyledir.

Oysa o "çok ilerici" Enver de, Talat da asla cumhuriyetçi değillerdi... Daha gerilere gidersek, Mithat da cumhuriyetçi değildi, Reşit de, Fuat da...

Bugün Büyük Britanya, İspanya, Hollanda, İsveç, Norveç, Danimarka birer cumhuriyet değildirler. İlk ikisi çok kısa, üçüncüsü daha uzunca bir süre hariç, ötekiler hiçbir zaman, olmadılar.

İngiltere'de biri çıkıp da "ben cumhuriyetçiyim yani ilericiyim, Başbakan Gordon Brown cumhuriyetçi değildir, yani gericidir" derse, nereye götürürler onu? "Bedlam" diye bir yer vardır, bizim Bakırköy'e tekabül eder.

Oysa Türkiye'de köşe yazarı yapıyorlar. Bizim şaşkınlar, cumhuriyetçiliği "Atatürk ilkelerine bağlılık" şeklinde anlıyorlar ve anlamak istiyorlar.

Aslında şuna "İnönücülük" deseler de rahatlasalar.

Yani, "demokratlar Atatürkçü değiller" demeye getirecekler...

Yutturabilirlerse, böyle kara çalacaklar... Hatta düpedüz "Atatürk düşmanı" şeklinde bir pislik sıvasalar, böyle bir herze yeseler, mutlu olacaklar. (Yapan da yok değil.)

Utanmasalar, "geçen seçimde CHP ya da MHP'ye oy vermeyen cumhuriyetçi değildir" de diyecekler bunlar.

Buna da "şark kurnazlığı" denir ama çok Batılı olduklarını ileri sürerler hazretler...

Onların kafasına göre Fethi Okyar ve Celal Bayar da cumhuriyetçi değiller! Atatürk'ün arkadaşları, Atatürk'ün bakanları, başbakanları cumhuriyetçi değillermiş!

Köpek yerine koydukları Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası da değildi yani! Serbest Fırka da değildi, Demokrat Parti de değildi, Adalet Partisi de değildi, Anavatan Partisi de değildi.

Günümüzde halkın yüzde kırk yedisi de padişahı istiyor!


Hatta bu oran, referandumda yüzde yetmişe kadar da çıktı.

Halk, büyük bir çoğunlukla cumhurbaşkanını kendisi seçmek istediğini belirtti ama cumhuriyetçi değil!

Tayyip Erdoğan da Birinci Recep adıyla tahta çıkar belki, ha?

Sakallı Celal mı söylemişti, Çallı İbrahim mi: "Bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkündür" ...

Belki bir de "megalomani" hastalığıyla açıklanabilir... Hazin bir rahatsızlıktır.

Megaloman her şeyi bilir ve her şeyin doğrusunu da kendisi bilir.

Şimdi okuduğuma göre, örneğin bir de "cumhuriyetçi yazarın Sabah gazetesinde ne işi var" diye soranlar türemiş...

Burada alın teri döken yüzlerce Sabah çalışanı ne oluyor bu durumda, onun bunun çocuğu mu?

Yorum Ekle

Yorumlar

0 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
sumbulteberzadeamberibey | 4 Mayıs 2008 01:14
geçen gün bir filim seyrettim.digi türk de.
amerkan filmi 1875 lerde geçiyor.
kovboy filmi fakat kovboy oğlan zenci.
çeteler,tren geçecek arazilerin evvelden
bilinip kapatılması falan.posta arabaları.
banka soymalar.borç ödeyemeyen çifçiler vs.

kaçmış uzun zamandır görüşmemişler,
kız dertli ara uzamış.kannun kaçağı
zenci kovboy oğlan şöyle diyor sevgilisine
"benim kitap ile aramda bir şey yok.
benim derdim,kitabı tevsir edenlerle"

engin bey ince ince yazıyorsun.
tesbih tanesi gibi diziyorsun kelimeleri
vallahi helal olsun sana.
bu iş maharet ister (ah şu resmin olmasa)
fazla incelme eskiden ince denilen hastalık
vardı.harp yıllarında.ekmek karne ile.vs.

sen yaz yaz
ben kendimden biliyorum.yazdıkça insan rahatlıyor.
zaman geçince köşecilerin de rehabilitasyon
ihtiyaçları doğuyor.hele bu zamanda.
acil olarak rahatlamaya ihtiyaçları var.
türkiye'de herkes gergin.
türkiye'de herkes bir ispat peşinde.
türkiyede herkes ben demedim mi peşinde.
türkiye'de en çok kanca satışı olmalı
çünkü irili ufaklı kerkes birbiri ile kancalı.

dört aydır yağmur yağmadı.
dükkanlar bom boş.pirincin fiatı artmış diyorlar.
okullar tatil olacak.
okulların açılmasına üç buçuk ay var.
tedbir denilen şey yok.dertler artacak.
bu dediklerim,demediklerimin binde biri.

sen kalkıp da cici koltuğundan şöyle bir dolaşıyormusun.sosyete pazarını değil.
tabii sen istinye city,benim mektebin yerine
kurulan nişantaşı city gezersin.plazalar...

hıncal şunu demiş,ali bunu demiş,recep söyleyememiş.

engin bey sorarım ne haber ?
sen yaz yaz yaz........
senin tuzun kuru.arasırada yellendır
ne olur ne olmaz.

sümbülteberzadeamberibey.