Metni Büyüt Metni Küçült
10 Mayıs 2008

"Metin Akpınar’ı, Zeki Alasya’yı, Levent Kırca’yı, Kemal Sunal’ı özledim. "

Bekir Coşkun: "En baskıcı günlerde iktidarları eleştirebildiler. Her ulusal sorunu sahnelerde, beyazperdede, televizyon ekranlarında çekinmeden dillendirebilen o yürekli sanatçılar nasıl olduysa birer birer kenara çekildiler.Yerlerinde sadece sululuk ve d
"Metin Akpınar’ı, Zeki Alasya’yı, Levent Kırca’yı, Kemal Sunal’ı özledim. " Bekir Coşkun'un yazısı
Kutupyıldızları ve stop lambaları...

DOĞRUSUNU isterseniz Metin Akpınar’ı, Zeki Alasya’yı, Levent Kırca’yı, hatta Kemal Sunal’ı özledim.

En baskıcı günlerde iktidarları eleştirebildiler.

Her ulusal sorunu sahnelerde, beyazperdede, televizyon ekranlarında çekinmeden dillendirebilen o yürekli sanatçılar nasıl olduysa birer birer kenara çekildiler.

Yerlerinde sadece sululuk ve densizlik var.

Ve ne çok korkaklık.

*

Oysa sanatçılar toplumların kutupyıldızlarıdır.

İnsanlar onlara bakıp yönlerini bulurlar.

O yıldızlara bakıp yollarını seçebilirler, onları izleyerek nereye-nasıl yöneleceklerini öğrenebilirler.

Kitleleri dalga dalga etkileyebilirler kutup yıldızları. Sahnede, ekranda, tiyatroda, sinemada... Şarkı söylerken ya da oynarken, fark etmez.

Asıl insanların her alkışları, onlar için biraz daha sorumluluk, biraz daha vebaldir.

Ve kötü bir şeydir:

Kutupyıldızı yerine, iktidarların stop lambası olmak...

*

Kadir İnanır ile Tarık Akan’ın, giderek ortaçağa kayan Türkiye karşısında, sanatçıları tepki göstermeye çağırmaları bana bunları düşündürdü.

Onlara daha çok saygı duydum.

"Teşekkür" fısıldadım, duysalar da, duymasalar da.

(........)

O her fırsatta siyasi iktidara yalakalık yapan, tepkisiz, sessiz, sinmiş soytarılıklar geldi gözümün önüne.

Sırf iktidarın denetimindeki reklamları paylaşabilmek, televizyonlarda program kapabilmek, belediyelerde danışmanlık-manışmanlıklara çöreklenebilmek... Ya da kim bilir, bilmediğimiz ilişkiler hatırına Türkiye’de tüm olup-bitenleri duymazlıktan gelmek...

Hiçbir vatandaşa yakışmazken, sanatçılara yakışabilir mi?

*

Yakışmaz...

Hepimizden çok cumhuriyetin amaçladığı çağdaş ve uygar yaşama minnet borçları olmalı o sanatçıların.

Ama ne yapacaksınız?..

Eğer toplumun "kutupyıldızları" olmak yerine, iktidarların ayaklarının altına endekslenmişlerse stop lambaları...

Yorum Ekle

Yorumlar

+3 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
semih | 10 Mayıs 2008 19:46
"Kadir İnanır ile Tarık Akan’ın, giderek ortaçağa kayan Türkiye karşısında, sanatçıları tepki göstermeye çağırmaları bana bunları düşündürdü.
Onlara daha çok saygı duydum.
"Teşekkür" fısıldadım, duysalar da, duymasalar da."

Yazinin basinda ""En baskıcı günlerde iktidarları eleştirebildiler." demis BC. Simdikilerden ne bekliyor? Tepki gostermeyi. neye tepki gosterecekler? Seriata mi? Turkiye Cumhuriyetinin tek bir kanunu mu degismis Seriata dogru? Hayir! Turkiyenin kanunlar ama agir ama aksak daha da ozgurlesmeye dogru gidiyor. Metin Akpınar, Zeki Alasya, Levent Kırca, Kemal Sunal skeclerine bakiniz. Ben cok iyi hatirliyorum onlari. Hic birinde yikin bu iktidari darbe yapin yuk edin ozgurlukleri ifade hurriyetini kaldirin mi demislerdi? Hayir! Tarik Akan in yaptigi neydi bir kac gun once? Insalari fisleyin, darbe ortami hazirlayina kadar gidecek sozler. Bunlar mi elestiri? Bunlar mi Aydinlik Turkiye ozlemcileri? Halkin yarisinin oyunu almis bir partiye yani HALKIN partisine karsi darbecilik fislemecilik mi elestiri? Tarik Akan simdiye kadar nasil bir entellektuel devinim gostermis? Yilmaz GUneyin senaryosunda uet almis. Yavuz Özkan in bir kac entel dantel guya elestiri yapan filmlerinde rol almis. baska ne yapmis? Hic bir sey! Yas itibari ile yakisikliligi da sonunce onemi, zaten oyunculugunda is yoktu, kalmamis bir yigit sinema emekcisi. Kadir Inaniri saymiyorum bile. Tarik Akan kadar sansli olup sosyalist yonetmenlerle calisamamis 72. Kogus gibi son derece basarısız bir filmi, aslinda Orhan Kemal sıkıcı bir yazardı, Tarik Akan'a nispet olsun diye cekmis bir baska sinema emekcisi. Oyun gucu Tarik Akan ile ancak boy olcusebilir. Neyse lafi uzatmaya gerek yok. BC nin derdi Iktidar elestirisi yapmak degil HALKIN iktidarini darbe de dahil her yolu mubah gorerek devirmek. Buna darbe idam hapis de dahil. Bunun icinde Metin Akpınar, Zeki Alasya, Levent Kırca, Kemal Sunalin suya sabuna dokunmayan mahallenin dindar hacisini "womanizer" diye lanse etmeyi ilericilik sanan abukluklarina sariliyor. BIlmiyor ki komik oluyor.