Annemsiz ilk Anneler Günü. Annem böyle belli günlerden pek hoşlanmazdı. Üstelik annelere gösterilen bu ilgiden, sevgiden annesiz çocukların alındıklarını düşünerek rahatsız olurdu.
Annemin tutamayacağım tek sözü
Doğan Hızlan / Hürriyet
Sık sık bana ne derdi bilir misiniz?
Beni sağlığımda mutlu ettin, hiç kırmadın, öldükten sonra gösteriş ziyaretlerinde bulunma. Bazıları vardır ki, annelerini ihmal etmişlerdir, sağlıklarında onu mutlu etmemişlerdir, öldükten sonra ellerinde bir demet çiçek, mezarlık mezarlık dolaşırlar.
Ben annemin sözünü dinleyen bir oğul oldum. Bir arkadaşımın dediği gibi "anneci"ydim.
Ama bu sözünü tutamayacağım, annemin mezarını bugün ziyaret edeceğim. Çünkü gömüldüğü gün, onun toprağa verilişini görmeye dayanamadım. Uzun yaşayası dostlar bu sevgiyi, saygıyı gösterdiler.
* * *
ANNEMİN ölümünden sonra İsmet İnönü’nün kızı, Metin Toker’in eşi Özden Toker telefon etti. Annemi doğum günüm olan 23 Aralık 2008’de kaybetmiştim. O da annesi Mevhibe İnönü’yü doğum günü 7 Şubat’ta kaybetmiş. Doğum günü kardeşliği sayıyorum ben bunu.
Büyük usta Fazıl Hüsnü Dağlarca da, başsağlığı telefonunda, annemi tanıdığını, korkusuz bir cumhuriyet kızı olduğunu söyledi. Fazıl Hüsnü Dağlarca söylediyse doğrudur, benim için çok değerli, paha biçilmez bir övgü, çünkü onun sözleri de şiiri gibi yürekten gelir.
İyi şair Arif Damar da, üzülme demişti, o annesini 11 yaşında kaybetmiş. Acaba öylesi daha mı kolay? Çünkü anılar, sevgiyi de acıyı da büyütüyor.
Sık sık tekrarladığı sözler belleğimde silinmez satırlar olarak kaldı.
Kendisi doğruları sert bir dille söyler, lafını esirgemezdi ama bana hep, "Ne yavuz ol asıl / Ne yavaş ol basıl" derdi.
Başını eğdiğini anımsamıyorum, akrabalarımızı, en yakın dostlarımızı gerekirse sert bir dille eleştirirdi.
Hiç unutmam, Yön Dergisi’nde hükümeti uyaran bildiriye imza attığımda beni o savunmuştu.
Sert miydi? Taviz vermezdi. Ama gene de benim hayata bakışımın ana ilkelerini biçimlendirirdi.
Başını eğmezdi ama bir yandan da bana, "Eğilmeyen başa taç konmaz" derdi. Sadece taç için eğilmeyi kabul eden bir anlayış.
Bilgeliği, okumayı, öğrenmeyi ne kadar da savunurdu.
Eda yapanlara çok kızardı. "Dolu başak eğilir, boş başak dik durur" derdi.
* * *
AKŞAMÜSTLERİ artık telefon etmiyor, programımı sormuyor. Kendini iyi hissetmediğini söyleyerek eve erken gitmem için yaptığı küçük oyunu artık oynamıyoruz. O yüzden ona verdiğim sözü tutmayacağım ve mezarında ziyaret edeceğim.
********
TÜM YAŞAMINI ANNESİYLE GEÇİRMİŞTİ
Yıllardır Hürriyet Gazetesi'nin tepe yöneticilerinden biri olan, daha çok edebiyat eleştirmeni olarak tanınan Doğan Hızlan, hiç evlenmemiş ve tüm yaşamını annesiyle birlikte geçirmişti.
Hızlan'ın “Mami” diye söz ettiği 87 yaşındaki annesi Fevziye Hızlan, geçen yıl Aralık ayında kalp yetmezliğinden hayatını kaybetmişti. 70. doğum gününde annesini kaybeden Hürriyet Gazetesi yazarı ve eleştirmen Hızlan, “Annelerle geçen zaman hep eksik kalıyor” demişti.
Yorum Ekle