Metni Büyüt Metni Küçült
11 Mayıs 2008

Böyle soğuttunuz insanları Atatürk'ten be! Yalan üzerine her şey...

Sabaha karşı üst kattan eşinin "çok içtin Kemal, yat artık" diye seslendiği bir önder benim önderimdir. Çünkü bizim hanım da bana öyle diyor! Hele durun bakalım, insanlar, Selanik'te "Atatürk'ün doğduğu ev" olarak yutturulan o evin aslında üvey babası Rag
Böyle soğuttunuz insanları Atatürk'ten be! Yalan üzerine her şey... Atatürk annesini sever miydi?
Engin Ardıç / Sabah


Severdi herhal, kim sevmez? Fakat aralarında ciddi bir çatışma olduğu da gerçektir.

Çünkü gümrük memuru Ali Rıza Bey'in erken ölümü üzerine Zübeyde Hanım yeniden evlenmiş, küçük Mustafa ile küçük Makbule'ye üvey baba gelmişti... Selanik Gümrük Başmüdürü Ragıp Bey... Babalarının amiri!

Ali Rıza Bey'in bir dönem memurluğu bırakıp kereste ticaretiyle iştigal ettiği de bilinir.

Hani şu son yıllarda kamuoyumuzda dağları taşları inleten Fikriye Hanım var ya, Atatürk'ün üvey babasının kardeşinin kızıdır! Yani hısımıdır, üvey kuzini sayılır...

Atatürk'ün bu olaydan dolayı Zübeyde Hanım'ı "hiç affetmediği" ve evden kaçarak askeri okula yatılı öğrenci yazıldığı da bilinir.

Sonra da ara ara, az görüştüler... İzinli çıktığı sıralarda...
Suriye cephesinden döndüğünde de Atatürk, annesinin Akaretler'deki evinde kısa bir süre kaldı. Oradan annesiyle "tartışarak" ayrıldığı, arkadaşı Salih Fansa'nın Tepebaşı'ndaki evine geçtiği, birkaç gün de o evin tam karşısında yer alan Pera Palas'ta kalıp Fansa'nın eşinin bulduğu bir kiralık eve, Şişli'de dul bayan Madam Kasapyan'ın evine çıktığı bilinir. Ünlü ev... Bahçe içinde, "müstakil", kirası çok yüksek, tam on dört lira! (Bahçe bugün kaldırım.)

Ev sahibesi bazı kaynaklarda Madam Osepyan, bazı yerlerde "Rum madam" olarak da geçer. (Atatürk'ün bir Ermeni'nin evinde oturduğunun bilinmesi istenmemiş galiba!) Bu dönemin bilgileri epey karışıktır, "bilinçli" olarak mı karıştırılmıştır, ahmaklıktan dolayı mı, emin değilim.

Annesini ve kız kardeşini de Şişli'ye, yanına almıştı, sonra Samsun'a gitti (Zübeyde ve Makbule Hanımlar tekrar Akaretler'e döndüler, çünkü oranın kirası bir liraydı), annesini ancak üç yıl sonra görebildi. Bu kez Ankara'ya aldırdı. Zübeyde Hanım orada da fazla oturamadı, İzmir'in kurtarılışından hemen sonra İzmir'e (biraz da "kız bakmaya", yani Latife Hanım'ı yakından tanımaya) gitti... Bu İzmir gezisine de sonradan "sağlık nedenleriyle" diye bir kulp takılmıştır, bu kez Latife Hanım'ı tarihten silmek için...

Fakat oğlunun evlendiğini göremeden vefat etti.

Atatürk, Zübeyde Hanım'ın ölümünden on beş gün sonra Latife Hanım'la evlendi. Her şey çok çabuk olup bitmişti.

Ertesi yıl da Fikriye Hanım intihar etti.

Eskiden bunlar konuşulamaz, yazılıp çizilemezdi bu ülkede...

En basit bir tarih kitabından bile kolaylıkla okunabilecek bu basit bilgiler unutturulmak isteniyordu, çünkü Atatürk "uzaydan gelmişti" ...

Küçük yaşta kuşpalazından ölmüş Fatma, Ahmet ve Ömer adlı bir ablasıyla iki ağabeyi, bir de veremden ölmüş küçük kız kardeşi (Naciye) olduğu bile titizlikle saklandı yeni kuşaklardan!

Eee, bunları bilmek ya da hatırlamak neyi değiştirir?

Atatürk'ü daha çok sevmemizi sağlar.

Gerçi Atatürk hayatının ilk döneminin fazla kurcalanmasını istememiş, Nutuk'ta her şeyi 19 Mayıs 1919 günü başlatmıştır ama, üvey baba getirdiği için anasına kızan bir yetim çocuk, bana çok daha sevimli, çok daha sıcak geliyor.

İçki içen, seven, sevilen, yürekler yakan, evlenen, boşanan bir Atatürk, İNSAN ATATÜRK'tür.

Olimpos (pardon, Çankaya) dağında oturan bir tanrı değil, sabaha karşı üst kattan eşinin "çok içtin Kemal, yat artık" diye seslendiği bir önder benim önderimdir.

Çünkü bizim hanım da bana öyle diyor!

Hele durun bakalım, insanlar, Selanik'te "Atatürk'ün doğduğu ev" olarak yutturulan o evin aslında üvey babası Ragıp Bey'in evi olduğunu öğrenince ne yapacaklar?

Böyle böyle soğuttunuz insanları Atatürk'ten be! Yalan üzerine kurulu her şey bu ülkede.

Yorum Ekle

Yorumlar

0 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
sumbulteberzadeamberibey | 11 Mayıs 2008 19:30
SENDE HER ŞEYİ YAZMIŞSIN BEEEEE!!!!!! diğer büyüklerinide yaz. nasıl olsa hiç kimsenin saklanacak bir şeyi yok. iletişim eksikliğinden haberdar olmamak var. tabii anlı şanlı köşecimiz bu iletşimi bizler için kurar köşesinde.(ben okumadığımdan superpoligon'da yayınlanırsa iyi olur.) bu nacizane bir sade vatandaşın isteği. birde Atatürk için başında ki bitine kadar döşenmişsin. helal olsun sana beeeee!bu vatanın evladı. insanların yaşamları kesit kesit. istediğin yerden başlarsan bu olmaz beeeeee! bazılarının işine gelmez beeeeeee! sen türkiye için yaptıklarına başladıktan sonrasını yaz. giyimini,kuşamını harf devrimini öteki devlet başkanlarından gördüğü itibarı. avrupa-amerika'dan milletinin menfaatlerini zedeleyecek davranışları ve dikteleri nasıl elinin tersi ile itelediğini. bildiğim kadarı ile pekde seyahat etmedi zavallı. komşu devletler başkanlarından hakkında söylenenleri yaz. sonra kardeşleri,annesi,övey babası, överken ince ince kendince hırpalamalar. yahu şunu da yazsana. biz kimleri baş tacı yapmadık ki beeeee!. bu kimleri unutuyorum ben bunadım. bu ara bunayanlar çoklukta. köşen boş kalmasın bir yazıver beeeee. onlarda sayende anılmış olurlar. çok çok özür dilerim yazıların okurken tv'lerde gülme dersi verir gibi gülüyorlarya bende öyle (superpoligon'da) okuyorum beeee. sen sağlıkla kal. diğerleri gibi sende lazımsın. sümbülteberzadeamberibey
+1 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
optimist | 11 Mayıs 2008 21:08
Ah be adam CUMHURIYET IN KURUCUSU YÜCE INSANI,ATATÜRK Ü bu yazdigin nedenler sogutmadi, sogutamazda ,hani kendince siraliyorsun ya misralarini böyle soguttular insanlari ATATÜRK ten be! diye,bak bilmeyenlere anlatim nasil sogutuyorlar:Gecenlerde yigenimle konusuyorum daha kendisi 17 sine yeni girdi,okuyor ve yurtta kaliyor(tabiiki okul ismi ve sehir adi vermiyorum YIGENIME olan saygimdan)resmen ATATÜRK e düsman olmus o anlattikca nedenlerini ben bu sefer sinirlendim nedeni ne sen ve senin arkadaslarin neden böylesiniz dedigimde ya hala biliyormusun ATATÜRK KURAN I KERIMI türkceye cevirmekle cok büyük hata yapmis,bende dedim :Oglum ne iyi yapmis kendi dilimizde Kuran in ne dedigini daha iyi anlayalim iste dedigimde ise ya iyide türkce lastik gibi her kelimenin üc dört anlami var yine en iyisi arapcasi dedi.Tamam ona bende karsi degilim arapca bilen okusun ama kelime karsigini bilerek yüzünden okuyup ne okudugunu bilmeden olmaz dinimizi böyle bilemeyiz deyince bu sefer bana said nursi yi tavsiye etti hala bak bu siteden gir oku anlayacaksin dedi okudun keske okumaz olaydim bu sefer yigenimin kalbini kirdim.Bana anlattiklarina kulaklarima yine inanamadim said nursi yi ve fethullah gülen le resmen cocuklarin beynini yikamislar.Bu adamlar, adamlari abi adi altinda resmen yurtlardave dershane de kalan ögrencileri ATATÜRK düsmani olarak yetistiriyorlar,sogutuyorlar. Yani ATATÜRK ÜN KURDUGU CUMHURIYETI yok etmek icin ellerinden geleni yapiyorlar o körecik beyinleri düsman yetistiriyorlar.YAZIKLAR OLSUN diyorum.
Koza Koleji