Cumhurbaşkanı Gül ve İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, Çankaya Köşkü’ndeki resmi törenin ardından baş başa görüşmeye geçtiler. Sonrasında Cumhurbaşkanı’nın eşi Hayrünnisa Gül, Kraliçe’ye lale desenli broş ve kol düğmesi, Kraliçe ise el oyması kutu ve tar

Britanya Krallığı tahtında oturduğu yıllar boyunca en son 1971'de Türkiye'yi ziyaret eden Kraliçe 2. Elizabeth, 37 yıl aradan sonra yeniden Türkiye'nin konuğu oldu. Kraliçe, 'politika üstü' olarak bilinse de Türkiye'nin AB üyeliğine güçlü destek veren sözleriyle, Britanya'nın Türkiye'nin AB yolunda yaşadığı zorlukların arkasında olduğunu gösterdi. Kraliçe, Türkiye'nin bugün demokrasi yolunda attığı adımların, 'hayal edilemeyecek ölçüde' büyük olduğunu söyleyip, Türk hükümetini reformlar konusunda da motive etti.
Britanya Kraliçesi 2. Elizabeth ile eşi Edinburg Dükü Prens Philip'in Ankara, Bursa ve İstanbul'u kapsayan 4 günlük Türkiye gezisi başladı. Anıtkabir ziyaretinden sonra Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Hayrünnisa Hanım tarafından ağırlanan kraliçe, kendisi onuruna verilen akşam yemeğine tacıyla katıldı. Cumhurbaşkanı Gül'ün smokiniyle, Hayrünnisa Hanım'ın da şapka modeli türbanıyla katıldığı yemekte ilk konuşmayı Cumhurbaşkanı Gül yaptı.
Kraliçeye övgü
Gül, konuşmasında kraliçenin ziyaretinin Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki güçlü ilişkilerin 'harikulade bir göstergesi' olduğunu ve stratejik ortaklığı daha da geliştireceğini kaydetti. Gül, kraliçeye övgüler düzdüğü konuşmasında "Gerçekten de majestelerinin yarım yüzyılı aşan hükümranlığı boyunca Britanya ulusuyla özdeşleştiğini, gündelik politikaları ve değişen zamanı aşarak, milli birliğin ve onurun odak noktası olduğunu büyük bir hayranlıkla görmekteyiz" dedi.
Gül, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin yüzyıllar boyunca Avrupa'daki olayların akışını belirlediğini belirterek, bunda en büyük payın Mustafa Kemal Atatürk'e ait olduğuna da işaret etti. Atatürk'ün söylediği gibi tüm dünyada kendi halkının yanında dünya milletlerinin geleceğini de düşünen ülkelerin öne çıktığını anlatan Gül, "Modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ülkelerimizin ortak geçmişi üzerinde mükemmel bir dostluk inşaa etmek ve bunu geliştirmek cesaret ve bilgeliğini göstermiştir" diye konuştu.
Ortak gelecek
Britanya ile Türkiye'nin iki müttefik olarak Avrupa'da özgürlük ve demokrasinin savunulmasında 'siper' olduğuna vurgu yapan Gül, iki ülkenin Avrupa'nın geleceğini de ortak sorumlulukla şekillendiridiğini bu yüzden de birbirlerine çok bağlı olduğunu anlattı. "Bu gelecek, küresel çapta daha güçlü bir istikrar ve refahın, daha demokratik bir anlayışın, özgürlük ve barışın hakim olması vizyonuna dayanmaktadır" diyen Gül, Birleşik Krallık'ın Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği desteğe de 'müteşekkir' olduğunu sözlerine ekledi.
Düş ötesi
Kraliçe de konuşmasında, 1971'deki ziyaretine gönderme yapıp, bugün Türkiye'nin demokrasi yolunda attığı adımların 'hayal edilemeyece' bir noktada olduğuna işaret etti. Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın tüm dünya üzerinde etkili olduğunu, dünya medeniyetlerine ev sahipliği yaptığını, İslamiyet ve Hıristiyanlık açısından da 'kilit konumda' olduğunu anlatan kraliçe, Atatürk'e övgüler düzdü. Atatürk'ün çağdaş bir ulusun atası olmakla kalmayıp, denizaşırı ülkelerden Türk topraklarına gelip yaşamlarını yitirenleri de kucakladığını söyleyen kraliçe, Türkiye'nin kendileri için herzaman önemli olduğunu dile getirdi.
Hükümete büyük övgü
Kraliçe, Türkiye'nin AB'ye üyelik olasılığını yurtiçinde 'şimdiden başardığı'nı, yurtdışında da Doğu ile Batı arasında kritik zamanda 'eşsiz bir köprü' olduğunu söyledi. "Medeniyetler İttifakı inisiyatifi aracılığıyla duyurduğunuz sesiniz Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan Erdoğan, bir ılımlılık ve uzlaşı çağrısıdır" diyen kraliçe, Türkiye'nin NATO çatısı altında Britanya'yla birlikte dünyanın istikrar arayışına da katkıda bulunduğunu anlattı.
İki ülke arasındaki bu ortaklığın enerji, güvenlik, insan kaçakçılığı ve uyuşturucuyla mücadelenin yanısıra turizm alanında da kendini gösterdiğini belirten kraliçe, "Türkiye’ye her yıl iki milyon Britanyalı turist gelmektedir; binlerce Brintanyalı Türkiye’yi evi olarak benimsemiştir" dedi. Kraliçe, iki ülke arasındaki işbirliğinin önümüzdeki dönemde daha da artacağına inandığını söyledi.
NOTLAR*****
Reverans yapanlar-yapmayanlar
* Kraliçe Elizabeth, kendisi ve beraberindekileri taşıyan British Airways'e ait uçakla Esenboğa Havaalanı'na iner inmez, protokol kuralları gevşedi. Kraliçeyi karşılayan Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın eşi Nihal Aydın, uçaktan inişinde kraliçeye bir demet çiçek sunarken, reverans yapmadı. Nihal Aydın'ın tersine, kraliçeyi karşılamaya şık şapkayla tamamladıkları döpiyes kıyafetleriyle gelen Britanya'nın Ankara Büyükelçisi Nick Baird'in eşi Caroline ile Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Yiğit Alpogan'ın eşi Bernev Hanım, kraliçenin elini reverans yaparak sıktılar.
* Gazetecilerin kendisini yüksek sesle uyarmasına karşın kraliçe, gazetecilere el sallayarak poz vermedi. El sallayan, kraliçenin eşi Edinburg Dükü Prens Philip oldu, ancak onun pozuna da rağbet eden gazeteci çıkmadı.
Limuzin jesti
* Kraliçe ve dük, Cumhurbaşkanı Gül'ün kendilerine tahsis ettiği cumhurbaşkanlığı makam aracına binerek havaalanından ayrıldılar. Aracın, cumhurbaşkanlığı forsunu taşıyan kısmı, siyah muşamba gibi kapatılmıştı.
Ata'nın huzurunda
* Kraliçe ve beraberindekiler, havaalanından ayrılır ayrılmaz Anıtkabir'in yolunu tuttular. Burada, Atatürk'ün mozolesine çelenk koyup, saygı duruşunda bulunan kraliçeye, Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve Britanya Dışişleri Bakanı David Miliband eşlik etti. Kraliçe, Anıtkabir Özel Defteri'ne el yazısıyla şöyle yazdı:
"Birleşik Krallık'ın büyük değer verdiği bir dostu ve modern tarihin en büyük şahsiyetlerinden biri olan Mustafa Kemal Atatürk’e saygılarımı sunmak, benim için büyük bir onurdur."
* Kraliçeye, Anıtkabir ziyaretinin sonunda Anıtkabir setinin yanında, Türkiye’ye ilk gelen Britanya Kralı olan Edward'ın 1936'daki ziyaretinde ve Kraliçe Elizabeth'in 1971 yılındaki ziyaretinde çekilen fotoğraflardan oluşan albüm hediye edildi.
Askerden türban kaçtı
* Kraliçe için Çankaya Köşkü'nde düzenlenen resmi karşılama töreni, aynı zamanda askeri nitelik taşıdığı için bu törende türbanlı first lady Hayrünnisa Gül yer alamadı. Törene yalnızca kraliçe ve Cumhurbaşkanı Gül katıldı. Tören kıtasını önce başıyla sonra da, Cumhurbaşkanı Gül'ün yardımıyla "Merhaba Asker" diye karşılayan kraliçe, eşi dük ve first lady Gül'le köşk kapısı önünde buluştu. Burada yapılan tokalaşmanın ardından geleneksel eşli karşılama pozu verildi.
757 takipçi
* Kraliçenin Türkiye gezisini tam 757 yabancı gazeteci izliyor. Havaalanında çantalarını ve kameralarını özel eğitilmiş köpeklere aratmak zorunda kalan gazeteciler, kraliçeyi izledikleri her yerde aynı işlemden geçtiler.
"İlk"ler yemeği
* Cumhurbaşkanı Gül, kraliçe ve beraberindekiler onuruna verdiği 240 kişilik akşam yemeğinde ilk kez smokin giyip, papyon taktı. Gül'ün ceketinin sol göğsünde kraliçenin kendisine taktığı ve Britanya Krallığı'nın 'en önemli yabancılar onuruna' hazırladığı madalya da vardı. First lady Hayrünnisa Hanım da, 'kraliçeye nezaket' adına ilk kez türbanını şapka şeklinde bağlayıp, yemekte yer aldı. Yemekte, tacıyla olduğu kadar gümüş ayakkabı ve gümüş çantasıyla dikkat çeken kraliçenin şıklığı, davetliler arasında çok konuşuldu. Yemeğe, Başbakan Tayyip Erdoğan beklentilerin aksine eşi Emine Erdoğan'sız katıldı. Yemekte, kraliçeyle aynı masada Gül çiftinin yanısıra, Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve eşi Zeynep Babacan, TBMM Başkanı Köksal Toptan ile Saime Toptan da katıldı.
Türk kahvesi
* Yemeğin menüsü geleneksel Türk yemekleri üzerine kuruldu. Konuklara; zeytinyağlı enginar, peynirli su böreği, kuzu tandır (perde pilavı ve patlıcana sarılı beğendiyle), mevsim salatası ve meyveli gül baklava ikram edildi. Yemeğin üstüne konuklar Türk kahvesi içti. Konuklara yemek boyunca her türlü alkollü içecek servisi de yapıldı. Kraliçenin kadehinde şarap vardı, Cumhurbaşkanı Gül'ün kadehinde alkol yoktu. Yemek sonrası kraliçe, Doğuş Çocuk Orkestrası'nı dinledi.
Dostluğa kadeh
* Cumhurbaşkanı Gül, akşam yemeğinde Britanya ile Türkiye'nin ortak bir geleceğe yürüdüğünü anlatan konuşmasının ardından iki ülkenin dostluğu ve 'majesteleri kraliçe' adına konukları kadeh kaldırmaya davet etti. Kraliçe de, ziyaretinin tarihi önem taşıdığını söyleyen konuşmasının ardından konuklarla birlikte kadeh kaldırdı.
Yorum Ekle
Yorumlar