Chengdu Bölgesi’ndeki depremin olduğu gün cep telefonu çalmış. Arayan kişi Turkcell müşteri hizmetlerinden bir görevliymiş. Görevli, sistem kayıtlarından arkadaşımın o anda Çin’de olduğunun tespit edildiğini belirterek, sağlık durumunu sormuş.
Vatandaş olacağına müşteri ol!
Mehmet Yılmaz / Hürriyet
DÖRT yıldır Çin’de yaşayan bir arkadaşımdan ilginç bir öykü dinledim.
Chengdu Bölgesi’ndeki depremin olduğu gün cep telefonu çalmış. Arayan kişi Turkcell müşteri hizmetlerinden bir görevliymiş.
Görevli, sistem kayıtlarından arkadaşımın o anda Çin’de olduğunun tespit edildiğini belirterek, sağlık durumunu ve yardıma ihtiyacının olup olmadığını sormuş.
Ayrıca "acil ihtiyaç olabilir" diye, cep telefonu hattına yarım saat ücretsiz uluslararası görüşme süresinin yüklendiği bilgisini vermiş.
Arkadaşım, yıllardır orada yaşadığını bilen herhangi bir konsolosluk görevlisinin kendisini arama zahmetine girmediğini, devlet görevlileri tarafından merak bile edilmediğini anlatıyor.
Bu öyküye bakınca şöyle düşündüm: Türkiye’de "müşteri" olmak, "vatandaş" olmaktan daha iyi bir durum gibi görünüyor.
Vatandaşlar olarak, vergimizle bütün devlet hizmetlilerini finanse ediyoruz ama paramızın karşılığını çoğu zaman bir burun kıvırma, çatık bir kaş, sertçe verilmiş emirler olarak alabiliyoruz.
Öte yandan kabahatin bir bölümünü de kendimizde aramalıyız gibi geliyor bana.
Bazı bakanlara, yüksek devlet görevlilerine bakıyorum, Turkcell ya da benzeri bir büyük şirkette yöneticilerin katında dolaşmasına bile izin verilmeyecek tipler olduklarını düşünüyorum.
Yöneticilerini seçmekte böyle beceriksiz davranan bir halkın, hizmet beklentisinin de çok yüksek olmaması gerekiyor elbette.
Yorum Ekle