Metni Büyüt Metni Küçült
29 Mayıs 2008

Baykal: Güvenlik güçleri dinledi dinci basına servis yaptı

CHP Lideri Baykal, Önder Sav’ın odasının dinlenmesiyle ilgili hükümete yüklendi.
Baykal: Güvenlik güçleri dinledi dinci basına servis yaptı  Telekulak çetesinin devletin içinde olduğunu iddia eden Baykal, “Bu olay devletteki çürümeyi gösteriyor” dedi

CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın odasının dinlendiğinin ortaya çıkması CHP lideri Deniz Baykal’ın sert tepkisine neden oldu. VATAN’ın dün “Watergate Kuşkusu” başlığıyla duyurduğu dinlemenin gayri meşru olduğunu belirten Baykal, Başbakan Erdoğan hakkında “Watergate Kuşkusu” nedeniyle gensoru vereceklerini açıkladı. Baykal, “AKP kendi derin devletini mi kuruyor?” sorusuna, “Bu derin devlet olayının en olumsuz örneklerinden birisi. AKP’nin bu uygulamalarını devlet kavramıyla ilişkilendirmek çok güç. Bu artık çeteleşmenin devlet düzeni haline gelmesi anlamına geliyor. Bu yetki tırmandırmasının parçası.

Artık daha yüksek düzeyde ciddi tehditler oluşturarak saldırılar yapılıyor. Bu ciddi bir parçalanma” yanıtını verdi. Kendisinin de dinlenip dinlenmediğini bilmediğini belirten Baykal, savcıları göreve çağırdı. Baykal, dün CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

* TÜRK SİYASAL TARİHİNDE BİR İLK: Türkiye siyasal yaşamında bugüne kadar hiç örneği görülmemiş bir olayı yaşadık. Ana muhalefet partisinin genel merkezinde, genel sekreterin odası devletin güvenlik güçleri tarafından dinlendi ve dinci bir gazeteye servis yapıldı. Cuma günkü görüşme pazartesi gazete manşetinde yer aldı. Bu, sıradan bir telefon dinleme olayının çok ötesindedir.

Söz konusu olan ortam dinlemesidir. Bir odada genel sekreterimizin iki kişi arasında olan görüşme kelime kelime gazete manşetine yansıtılmıştır. Bu olay önce vatandaşın hakkını, hukukunu anayasal demokratik haklarının güvencesi olması gereken devletin güvenlik güçlerinin ana muhalefet partisinin genel sekreterini çalışma ortamında dinlediği böylece ortaya çıkmıştır. Dinci gazeteye servis edildiği, devlet içindeki bu yapılanma arasında çok yakın bir bağlantının bulunduğu suçüstü konumunda ortaya çıkmıştır. Bu ilk kez yaşanıyor.

* ÇÜRÜME GÖRÜLMÜŞTÜR: Türkiye’de devletin çürümesi, metamorfozu, dönüşümü çok açık biçimde bu olayla görülmüştür. Türkiye’de devlet bildiğimiz devlet, hukuk bildiğimiz hukuk olmaktan çıkmıştır, insan hak ve özgürlükleri bugünkü iktidar döneminde hiçbir anlam ve değer taşımıyor. Bu kadar gözü kara şekilde insan özel hayatına tecavüz edilmesi, sonra yandaş medyada teşhir edilmesi durumu göstermektedir.

* DEVLET DEVLET OLMAKTAN ÇIKTI: Sanki dünyanın en olağan tablosu yaşanmıştır. Bu olay karşısında ilgi, özür, soruşturma, araştırma, konunun üzerine gidileceğine dair bir yaklaşım söz konusu değil. Böyle bir olay başka bir ülkede yaşansa iktidarın, Başbakanın, sorumlu bakanın yerinden ayrılması kaçınılmaz olur. Bunun hesabı iktidardan sorulur.

* ÇETELER VURGUSU: Devlet elindeki teknolojik imkanları bu milletin parasıyla sağlamıştır. Vatandaşın hak ve özgürlüklerinin güvencesi için onların eline verilmiştir.

Öyle anlaşılıyor ki umursamadan bu teknolojik olanaklar, devlet içinde yerleşmiş belli çetelerin olanaklarıyla bir kısım vatandaşlara karşı sistematik olarak kullanılmaya başlamıştır. CHP’nin hak ve özgürlükleri işliyor mu, anayasadaki demokratik kurallar CHP’liler için de geçerli mi?

* GAYRİ MEŞRU DİNLEME: Bu gayri meşru bir dinlemedir. Arkasında kimler varsa meşruiyeti yoktur. Güvenlik güçleri, istihbarat örgütleri, İçişleri Bakanlığı, iktidar ne hale gelmiş.

Bu böyle gitmez, gitmemelidir. Herkes aklını başına almalıdır. Sindirme taktikleriyle, belli kesimlerin, muhalefetin hak ve özgürlüklerini çiğneyerek onları teslim alamazsınız.

Ali ÖZTUNÇ / Vatan