Ciner Yayın Holding Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Sönmez
CNBC-e Business'a konuştu ve Ciner Grubu'nun 'medya' çalışmalarına yönelik bilgiler verdi. İşte o röportaj.

Ciner Grubu’nun medyada devam eden ve planlanan yatırımları neler?
Şu anda sektörde iki TV kanalı, bir internet portalı ve 12 dergiyle faaliyette olan bir grubuz. Yazılı basına yönelik yatırımlarımız devam ediyor. İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana'da matbaa yatırımlarımız sürüyor. Temmuz veya Ağustos gibi makinelerimizin montajına başlanacak. Yıl sonunda matbaaları çalışır durumda teslim alacağız. Yazılı basın yatırımlarında izlediğimiz, sektöre yeni girenlerin pek alışık oldukları veya izledikleri bir yöntem değil. Genellikle sektöre yeni giren yatırımcılar “Önce gazeteyi çıkaralım, tutarsa sonra diğer yatırımları yaparız” şeklinde hareket etmişler. Söylediğim gibi biz, bu sektörün liderliğine oynayan bir grubuz. Liderliğe oynayan bir grup da başkalarının imkanlarını kullanarak bunu yapamaz. O nedenle önce altyapımızı oluşturmak istedik. Tabii bu son derece maliyetli, ciddi bir yatırım gerektiriyor. Gazete basım teknolojisiyle bile çıtayı yukarı çekiyoruz. Büyük gazetelerin teknolojileri iyidir, biz onlarla rekabet edebilmek amacıyla yeni olmanın getirdiği dezavantajı avantaj haline getirmek için teknolojiyi biraz daha ileri götürmeliydik. Bizim yatırımlarımız Türkiye’de gazete algılamasını epeyce değiştirecek. Gazete ve dergi basım teknolojisini evlendiriyoruz.
Dağıtım şirketi kuracak mısınız?
Kimseye bağlı olmak, kimsenin imkanlarını kullanmak istemiyoruz. O nedenle şimdi değil ama ileride dağıtım işini de düşünebiliriz.
Gazete ne zaman çıkacak? Birkaç gazeteden söz ediliyor...
Yaz ortasında kadrosunu oluşturur, kapalı devre gazeteyi çıkarmaya başlarız. Sonbaharda da gazeteyi hazır hale getirmeyi planlıyoruz. Yaptığımız yatırım bize çok geniş imkânlar sunuyor. O kapasiteyi sonuna kadar kullanırsak epey bir yayın çıkarmamız gerekecek. Ancak bizim planlarımızda başlangıçta Hürriyet gibi bir gazete çıkarmak var. O gazeteyi çıkarıp, Hürriyet ile başa baş rekabet edebilir düzeye getirmek var. Sonra diğer gazete projelerine yönelmek bizim için daha kolay olacak.
Dergiler tarafında neler oluyor?
Haziran sonuna kadar 15 dergi olacağız. Newsweek çıkacak. Bazı dergilerin lisans anlaşmaları için görüşmeler sürüyor. Yılbaşına kadar 20 dergilik bir grup olacağımızı tahmin ediyorum.
Peki televizyon ayağı...
TV tarafında Kanal 1’e yatırımlarınız devam edecek. Biz yılbaşından itibaren yatırım yapmaya başladığımızda yayın dünyasında yeni yayın dönemi başlamıştı. Herkes hazırlıklarını yapmıştı, bayağı bir yol alınmıştı. Bu süreçte Kanal 1’i hedeflerimiz doğrultusunda büyüttük. Nisan ayında prime time’da Fox'u geçtik, onların üstündeyiz. Amacımız sonbaharda dört büyük kanaldan biri olmak. Nisan ayı sıralaması Kanal D, Show TV, Star ve atv şeklindeydi. Biz bu dördünden birinin yerini alıp, Kanal 1’i Türkiye’nin en çok izlenen kanalları arasına taşımak istiyoruz. Daha da önemlisi para kazanır hale getirmek istiyoruz.
Kanal 1 gibi, haber kanalımız Haber Türk'ü de sektör lideriyle birebir rekabet edebilir hale getirmek istiyoruz. Bütün teknolojik altyapı eksiklerini tamamladık. Şimdi kadrosunu ve program yapısını takviye ediyoruz. Önemli bir mesafe aldık. Haber Türk biz devraldığımızda zaten iyi, güvenilen, sevilen bir markaydı. Ama teknolojik olarak eksikleri vardı. Onları tamamladık. Biliyoruz rakibimiz NTV, parlak bir televizyoncu, medyacı olan Cem Aydın yönetiminde çok başarılı bir kadroya sahip. Ama biz NTV ile de birebir rekabet etme iddiasındayız.
ÖMÜRLERİ İKTİDARIN ÖMRÜYLE ORANTILI MEDYA YATIRIMCILARI
“Türkiye’de her zaman konjonktürel zenginlikler olmuştur. Son 20 yıla bakın... Yabancı ülkelerde iş yapan müteahhitler, devlet müteahhitleri, çeşitli özelleştirme zenginleri, devletle iş yapan diğerleri... Bu tip pek çok konjonktürel zengin çıktı Türkiye’de... Ama bunların pek azı servetlerini muhafaza edebildiler. Çok kısa sürede para kazanan bu şirketlerin bir kısmı toplumsal statü için medya sektörünü seçtiler ama hiçbiri kalıcı olmadı. Bu tip yatırımlar ve yatırımcılar dün olduğu gibi bugün de yarın da olacak. Fakat medya pahalı bir iş olduğu sürece bunların sayısı gittikçe azalacak. Bunları medya yatırımcıları arasında saymamak gerektiğini düşünüyorum. Bir de siyasal iktidarların Türkiye gibi ülkelerde her zaman medyada etkin olma merakları oluyor. Geçmişte de öyleydi, bugün de öyle... Maalesef bunlar da kalıcı olamıyor, geliyor ve gidiyorlar. Genellikle ömürleri iktidarların ömrüyle orantılı oluyor.
Medyayı ticari iş olarak düşünen çok az gerçek medya yatırımcısı bugüne kadar gelebildiler. Bu tip yatırımcıları biraz önce anlattığım konjonktürün dışında tutuyorum. Onlar zaten belli bir düzeye gelmişler. Türkiye global ekonomiye entegre olduğu sürece onlar diğer iş kollarında olduğu gibi medyada da etkili olmak istiyorlar. Önümüzdeki dönemde de olmaya devam edecekler. Yabancıların yatırım yapmalarını da rekabeti güçlendireceklerini, yeni enstrümanlar ve know how getireceklerini düşündüğüm için bir medya mensubu olarak ben olumlu buluyorum.”
Meryem TEK / CNBC-e BUSINESS
Yorum Ekle