hatırlanacağı gibi Kanal 7 Haber'in ismi bir süre önce 'Ülke TV' olarak değişmişti,. Kulislerden gelen bilgilere göre Ak Parti kapanırsa yeni partinin ismi de ÜLKE...
Gerçek Gündem'in Ankara Gündemi köşesinden alınan yazı...
3. Cumhuriyet ve sahte demokratlar
Anayasa Mahkemesi üniversitelerde türbanı serbest bırakan anayasa değişikliğini iptal etti. Türkiye bu belli olmaz ama bu karar, AKP’nin de kapanma kararını da adeta perçinledi.
Bugün olaya biraz daha, ‘içeriden’ bakacağız. Sadece bilgilenme ve bilgilendirme adına…
Kararla birlikte demokrasi ‘kundakçıları’ halkın omzundan ateş etmeye başladı. Kimin, ‘kundakçı’ kimin, ‘itfaiyeci’ olduğu henüz belli değil. Bunu zaman gösterecek.
Türban kararının bozulması, AKP’nin kapatılması kararından çok daha önemlidir. AKP’nin kapatılması ‘demokratikleşme’ kadar kendi iç meselesidir. Üniversitelerde türbanın serbest bırakılması kararının bozulması rejimi ve daha geniş bir kesimi ilgilendiriyor. Olumlu ya da olumsuz bulanlar için…
BORSA YERİNDE, MEYDANLAR BOŞ
'Kopma’ 14 Mart 2008 tarihinde AKP aleyhine açılan kapatma davası ile başlamadı. Abdullah Gül’ün 27 Nisan 2007 tarihinde cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi ile başladı.
Zaten 22 Temmuz seçimlerinin sebebi cumhurbaşkanlığı seçimindeki kriz ve düğümlenmeydi.
Daha önce de söyledik. 2001 krizinden sonra Türkiye’de büyük şirketler kendisini, yapılarını revize etti. Siyasi etkilerden ve siyasi istikrarsızlıktan asgari düzeyde etkileniyor. Kararı küçültmek istemiyorum.
Karar ekonomiyi etkilemedi ama rejim tartışmaları alevlendi, Anayasa Mahkemesi Türban kararı aldı. İki şey dikkatimi çekti:
1- Borsa yerinde. Faiz ve döviz etkilenmedi. Ekonomik kriz yok.
2- Meydanlar boş. Bu da türbanın, ‘inanç’ kadar, ‘siyasi’ bir simge olduğunun kabulünün’ göstergesi. Niye mi? Çünkü, AKP'nin kapatma davasının menfi etkilenmesini istemeyen iktidar güdümündeki çevreler, ‘AKP’ye zarar veririz’ mantığı ile suskun kalmıştır. üç beş kalemşörün dışında tabii. Bu da ‘samimiyet’ tartışmasında ‘türban yanlıları’ açısından olumsuz bir nottur.
3. CUMHURİYET TARTIŞMALARI ARASINDAKİ
TÜRBAN KARARI AKP KAPATMA DAVASINDAN ÖNEMLİDİR
Tekrar edelim. Türban davası kararı AKP kapatma davasından çok daha önemlidir. Rejim taraftarları adına da türban taraftarları adına da. Bu türban kararı en az gelecek 20 yılı etkileyecek bir durumdur, sonuçtur. AKP kapatılsa bile, yerine kurulacak ‘klonlanmış’ partiyi de ‘sarmalayan’ bir temel karardır. Klonlanmış partide ‘türban’ lafını ağzına alanı da kapsar, etkiler.
Bu karar 3. Cumhuriyet tartışmasının başlangıcıdır. Yeni bir şeydir. Hüsmettin Cindoruk’un dediği gibi 2. Cumhuriyet tezi iflas etmiştir. 25 yıllık 2. Cumhuriyet tezi, Kurucu Cumhuriyet fikrini zedeleyerek ve büyük yaralar vererek sahneden çekilmiştir. AB ve ABD destekli 2. Cumhuriyet tezi başarıya ulaşmadan, yerini 3. Cumhuriyet tezine bırakmıştır.
Türkiye’de, ‘böyle gitmez’ diyenler çoğunluktadır. 3. Cumhuriyet tezi millidir. Cumhuriyet ya kendisini revize edecektir, ya da devlet krizi çıkacaktır. AKP yoktur. Bunun için taraflar ‘orta yolu’ bulmalıdır. Uzlaşma aramalıdır. Uzlaşmanın ‘olmazsa olmaz’ şartları, hür devlet, milli ordu ve bölünmemiş topraktır.
İKTİDARLA SINANAN MUHAFAZAKAR DİNCİ İDEOLOJİ ZEMİN KAYBETTİ
Kim ne derse desin Türkiye’de dinci muhafazakar ideoloji mevzi kaybediyor. Bu durum doğal bir evrimle ‘uzlaşma ve dönüşüm’ ile olsa çok güzel. Buruna vurma yöntemi kullanılıyor. Çoğu zaman da ‘burunu taşa vurma’ yöntemi ile.
Yöntem ne olursa olsun, dinci muhafazakar müslümanlar sürekli zemin kaybediyor. Kazanımlarından geri savruluyor. Farklılıkları muhafaza ile olsa ne güzel? Merkez sağın zamanında kazandığı kazanımları terk ediyor.
Dinci muhafazakar Müslümanlar 1995’den beri iktidarla sınanıyor. Merkez sağ iktidarların kendisine sunduğu imam hatip ve cemaat mensuplarının toplum içindeki rolleri ‘yerlilik ve milli yönleri’ de dahil tartışılır hale geldi. Sürekli geri adım attılar. Zemin kaybettiler.
ASIL SORU GÜL NE OLACAK?
Türban kararından sonra ikinci derecede önemli olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün durumudur. AKP kapanma davası türban ve Gül’ün durumundan sonra üçüncü derecede önemlidir.
Görünen o ki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ‘Değiştim. AKP ile ilgim yok. Cumhurbaşkanı tarafsızdır’ havasında olacak. Hedefin birinci derecede Çankaya Köşkü’nü boşaltmak olduğunu biliyor. Çankaya Köşkü’ne karşı, siyaset yapma hakkını yani başbakanlık istiyor. Ama çok zor. Çünkü AKP kapatma davasının ilk sanığıdır. AKP kapatma davasının birinci sanığı Abdullah Gül, ikinci sanığı da Tayip Erdoğan’dır. Cumhurbaşkanlığı seçimi ve türban serbestisi de davanın ilk iki gerekçesidir.
Anayasa Mahkemesi’nde halen bir dava yürüyor. Bu Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya’nın iddiası olmaktan çıkmıştır. Anayasa Mahkemesi iki duruşma yaptı. Başkan Haşim Kılıç, Abdullah Gül’ün dosyasını ayırmaya çalışarak, ‘siyaset yolunu’ açmak istemiştir. Bu karar 4’e 7 ile de olsa reddedilmişitir. Olmamıştır. Anayasa Mahkemesi AKP ve Gül ile ilgili iki ayrı oylama yapmıştır. Oylama neyin sonunda olur? Mahkeme sonunda olur. O zaman AKP kapatma davası ile ilgili mahkeme yapılmış, iki oylama yaşanmıştır. Savunma verilmiş, karar aşamasına gelinmiştir.
DEVLET KRİZİ GELİYOR MU?
Gül uzlaşma için pazarlık çabasında. Uzlaşma olmazsa tehlikeli süreç başlayacaktır. Devlet krizi kapıdadır. Gül’ü aşağı indirme takvimi işleyecektir. Bu zaman alacaktır. Bu süreçte tartışmalı ve ceza almış bir cumhurbaşkanı başbakan atayabilir. Belki RP’nin kayıp triliyon davasındaki ceza bir tebligatla hemen gündeme gelecektir. Belki de cumhurbaşkanının yargılanamaz hükmünün cumhurbaşkanlığından önceki mi sonraki mi dönemini kapsadığı. Uzlaşma olursa başka, olmazsa başka senaryo devreye girecektir.
ÜLKE PARTİSİ VE KEMAL DERVİŞ FORMÜLÜ
Bu arada ‘üçüncü yolcular’ devrede. TBMM Başkanı Köksal Toptan bizim de zaman zaman altını çizdiğimiz Senato fikrini geç de olsa ortaya attı. Bu bir anlamda 3. Cumhuriyet’in ilk adımıdır.
Üçüncü yolcular çoğaldı. Versiyonları ile çoğaldı. Haber 7 ismini Ülke TV yaptı. Bu ismin AKP yerine kurulacak klonlanmış partinin de adı olduğunu söyleyenler az değil. Ayrıca dışarı için Kemal Derviş, Anadolu için Rıfat Hisarcıklıoğlu işbirliği iddiaları da dilden dile dolaşıyor.
Gül, uzlaşamazsa Rıfat Hisarcıklıoğlu’nu, ‘formatlayacak’ Abdullatif Şener, Kemal Derviş devreye girecek. Bunun sadece AKP’nin bir kısım taraftarlarının değil, bir TÜSİAD projesi olduğu da bildiriliyor. Başbakan mı? En büyük aday Ali Bebecan, Pardon Bilderberg müdavimi Ali Babacan.
HİKMET ÇETİN TARAFSIZ CUMHURBAŞKANI ADAYI
Bu teze bir de cumhurbaşkanı adayı gerekmez mi? Hikmet Abi. Yani Hikmet Çetin. Zaten ismi geçmişte Tayip Erdoğan’ın cebindeki 6 kişilik aday listesinde vardı. Düğer isimler mi? Cemil Çiçek, Vecdi Gönül, Bülent Arınç, Abdullah Gül ve Köksal Toptan.
Hikmet abi hem Güneydoğu, hem CHP seçmenine hitap ediyor. Halk oylamasında yüzde 51 ile siyasi partilerin desteğini alarak da seçilme şansı yüksek. TBMM Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Dış İşleri Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve başarılı NATO Afganistan Temsilcisi. BOP’u da GAP’ı da Türkiye’yi de biliyor. Üzerinde mutabakata varılacak biri isim.
MHP AKP'NİN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ ORTAYA ÇIKARDI
Kim ne derse desin CHP ve MHP özellikle de CHP Cumhuriyetin genlerini taşıyor. MHP ve Devlet Bahçeli cumhurbaşkanlığı seçiminde de türban ile ilgili anayasa değişikliğinde de düzgün durdu. Tabii ki kendi adına.
Hem AKP’nin ‘iki yüzlü’ politikasını açığa çıkardı. Hem de ‘odak olmadan’ kişisel hürriyetleri savundu. Çünkü türban AKP’den önce MHP’nin, ‘sözü ve sorunu’ idi. MHP çözemediği için beklentilerini bulamayan kitleler, AKP’ye yöneldi. MHP, Yozgat, Kayseri, Trabzon, Kahramanmaraş, Kırıkkale ve Erzurum’da tabanını AKP’ye kaptırdı.
AKP’nin altı ayda yıpranmasının, daha doğrusu ‘iki yüzlülüklerinin açığa çıkması' da CHP ve MHP arasında sıkışmasındandır. 22 Temmuz seçimlerinin dört partili bir tablo çıkarması kazanımdır. AKP kadrolarından bazı kişilerin ‘türban’ başta olmak üzere muhafazakarlık görüntüsünde ‘Selefi dinci politikası’ MHP tarafından Mir Dengir Fırat usulü Kürt ve Güneydoğu politikasındaki, ‘iki yüzlülük’ de DTP tarafından ortaya çıkarıldı.
CHP CUMHURİYETİN GENLERİNDE VAR
MHP, AKP’yi bir uluslararası komplo olarak görüyor. 'Ya kapatılma da sabote edilerek bir komplo haline çevrilirse' diye tedbirli davranıyor.
CHP’ye gelince. CHP’siz Kürt sorunu çözülemez. Daha doğrusu CHP’siz Türkiye’de hiçbir sorun çözülemez. CHP, Cumhuriyetin kök hücrelerinde vardır. Erdoğan’ın en büyük eksiği CHP Lideri Baykal’ın uyarılarını dinlememesi oldu. CHP ile uzlaşmak rejim ile uzlaşmaktır.
Maalesef bu mümkün olmadı. Tek sorumlu da Tayip Erdoğan’dır.
Kriz siyaseti yürütemedi. Kriz siyaseti azgın dalga üzerinde sörf yapmaktır. Olmadı, yapamadı.