Muhtar Tempo'daki röportajında "Deniz Gezmiş başka bir noktaya getirilmeye çalışılıyor" dedi.

Vatan Gazetesi Yazarı Reha Muhtar Tempo'ya verdiği röportajı, köşesinde okurlarıyla paylaştı:
Deniz Gezmiş’leri, “cuntacıların piyonu, milliyetçi hareketi” gibi gösterip sözümona, dünya “sol” literatüründe aşağılamaya çalışan zibidilere karşı yazdığım yazıdan sonra Tempo Dergisi “Deniz Gezmiş Tartışması” nı derginin manşetine taşıdı...
Türkiye’de aşure tipli liberal-Marksist karışmış döneklerin rezilliklerini ortaya çıkartmak için Tempo Dergisi’nde çıkan röportajı sizler için yayınlıyorum...
TEMPO: Deniz Gezmiş ve arkadaşları sık sık gündeme geliyor, ama son dönemde daha çok tartışılmaya başlandı... Neden?..
RM: Biz değil, Türkiye’nin tarihini değiştirmek isteyenler tartışıyor... Türkiye’de Cumhuriyet’le bir hesaplaşma yaşanıyor... Cumhuriyet’in tüm değerlerini şu veya bu şekilde tartışma konusu yapıp, üzerindeki elbiseleri değiştirerek bir tarafından çekmeye çalışıyorlar...
Buna Mustafa Kemal ile başladılar, şimdi son kalelerden biri olan Deniz Gezmiş’lerle devam ediyorlar... Yakında sıra Nâzım Hikmet’e gelecektir... Cumhuriyet değerleriyle, anti-emperyalizmle, yurtseverlikle yaşayan insanları cuntacı, darbelerin parçası olarak lanse etmeye çalışıyorlar... Tüm değerlerin altüst edildiği, erozyona uğratıldığı bir süreç yaşıyoruz...
***
TEMPO: Deniz Gezmiş’lerin ideolojisi neydi?..
RM: Sosyalist, Marksist ve enternasyonalisttiler... Küba’da Che Guevara neyse, Türkiye’de Deniz Gezmiş oydu... Bir Marksist’e milliyetçi denmez... Enternasyonalisttir... Emperyalizme karşı mücadele ettiği için, ulusalcılarla birlikte hareket edebilir... Ama bu onun milliyetçi olduğu anlamına gelmez... Bunlar emperyalizmin dezenformasyon çalışmalarıdır... Bunu yapanlar maddi olarak da desteklenen döneklerdir... Benim karşı çıktığım onların dönek olmaları değil... Hiç kimse aynı kalmadı... Ama o insanların verdiği mücadeleye saygı duymak gerekir... Benim tepkim buna... “Anıya saygı” diye bir şey vardır... O saygıyı göstermiyorlar...
***
TEMPO: Deniz’lere milliyetçi, ulusalcı demek suçlamak mıdır?..
RM: Deniz Gezmiş başka bir noktaya getirilmeye çalışılıyor... Marksizmin M’sini bilen, sömürüye emperyalizme karşı olunduğunu, antiemperyalistlerle ittifak yapılabileceğini bilir... Aynı amaç için milliyetçi unsurlarla bile ittifak yapılabilir... Ama “Cunta-iktidar ilişkisinde Deniz Gezmiş’ler kullanıldı demek” utanç verici...
TEMPO: Sosyalizmle ulusalcılık nerede birleşiyor?
RM: Marksistler antiemperyalist ve anti-kapitalisttir... Deniz Gezmiş, antiemperyalist olan Mustafa Kemal’i elbette çok severdi... O anlamda yolları birleşmiştir de... Che Guevara ne kadar ulusalcıysa Deniz Gezmiş de o kadar ulusalcıydı...
***
TEMPO: Deniz Gezmiş’ler Kemalistlerle kol kola yürüdü... Peki bugün Kemalistlerle solcular yan yana mı?..
RM: Mustafa Kemal ile Türkiye’de gerçek sol elbette beraberdir... Dünyanın en antiemperyalist lideriyle, solun birlikte olmaması düşünülebilir mi?.. Kendine Marksistim diyenin, Mustafa Kemal’i savunması gerekir... Çünkü amaç aynıdır... Karşı olanlar, kendini sol gibi gösterenler, “liberal-marksist gibi bir aşure olanlardır...”
Bunlar kendilerine karşı, geçmişlerine karşı suçluluk duygusu içindedirler... Bu nedenle gölgeleriyle ve çevreleriyle kavga etmektedirler...
***
TEMPO: Bu saldırılarda AKP iktidarının etkisi var mı?..
RM: AKP bundan çok mutlu oluyordur... Bu kadar gönüllü bir kişilik karılmasına uğramış, dönekler ordusunu yanımda görsem, ben de çok mutlu olurdum... Yoksa Tayyip Erdoğan’ın bunları pek bildiğini ve anladığını söyleyemem... Bunlar zaten Tayyip Erdoğan’dan önce de başkalarının peşindeydiler...
TEMPO: Sizin ideolojiniz nedir?..
RM: Demokrat...
***
Röportaj bu kadardı...
Son soruya ve cevaba bir eklemede bulunmalıyım...
Gerçekten kendimi “demokrat” olarak adlandırıyorum...
Ama o demokratı kavram kargaşası olmasın diye ediyorum, yani güncelliyorum...
“Satılmamış ya da nemalanmamış bir demokratım...”
Kamuyounun bilgilerine arzolunur...