Metni Büyüt Metni Küçült
17 Haziran 2008

AK Parti: "Başsavcı çok sayıdaki yorumu Google'dan elde etmiştir"

‘Önce dava açılmaya karar verilmiş, sonra delil toplanmış’ AKP yetkilileri, kapatma davasındaki esas savunmalarını Anayasa Mahkemesi'ne sundu. İşte Google ile ilgili ilginç bölüm!
AK Parti: "Başsavcı çok sayıdaki yorumu Google'dan elde etmiştir" .AKP, Anayasa Mahkemesi’ne verdiği esas hakkındaki savunmasında, “Başsavcı çok sayıda yorumu dava açma tarihine yakın zamanda, ‘google’ yazarak, arama motorundan arama yaparak elde etmiştir” dedi

AKP’nin dün Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu esas hakkındaki savunmasının birinci klasöründe yer alan ana savunma metni, 94 sayfadan oluşuyor. Anayasa Mahkemesi’ne verdiği savunmada parti için ’cevap veren’, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı için de ’karşı taraf’ ifadesini kullanılırken, kapatma davasının ’siyasi bir dava’ olduğu vurgusu yapılıyor. Başsavcının “siyasi paranoya örneği” olduğu dile getirilen savunmanın satırbaşları şöyle:

Değişiklik partiye isnat edilemez

İddİa makamı, iddianamede olduğu gibi esas hakkındaki görüşünde de Anayasa’nın 10 ve 42’nci maddelerindeki değişiklikler ile YÖK’ün Ek 17’nci maddesine ilişkin değişiklik önerisini, “Avrupa kamu düzeniyle bağdaşmayan şeriatı yerleştirme amacıyla çoğulcu demokrasinin araçlarından yararlanarak işlenen eylemler” kapsamında kabul etmektedir.

İddianın hukuki dayanağı yoktur. Söz konusu Anayasa değişiklikleri ve kanun teklifi birer yasama işlemi olup partimiz tüzel kişiliğine isnat edilemez.

Davanın dayanağı ortadan kalktı

Anayasa değişiklikleri partimiz milletvekilleri yanında diğer partilere mensup milletvekillerinin de oyları ile kabul edilmiştir.

Anayasa değişikliklerinin laikliğe aykırı olduğu ve “şeriatı yerleştirme amacıyla” çıkarıldığı söylenemez. Başsavcı’nın partimiz hakkında açılan kapatma davasında en önemli delil olarak sunduğu ve bir gazeteciyle yaptığı mülakatta davanın açılmasının temel sebebi olarak gösterdiği bu Anayasa değişiklerinin iptal edilmiş olması, bu davanın en önemli dayanağını da ortadan kaldırmış bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra partimizin laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğu iddiası çökmüştür.

Siyasi-ideolojik bir dil hakim

DavanIn siyasi nitelikte olduğuna ilişkin kanaatimiz Başsavcılığın esas hakkındaki görüşünü inceledikten sonra daha da pekişmiştir. Çünkü, iddia makamının esas hakkındaki görüşüne de siyasi/ideolojik bir dil hakimdir. Baştan sona ‘emperyalizm’, ‘ihanet’, ‘irtica’, ‘mürteci’, ‘din tacirleri’, ‘sömürgeci’, ‘mandacı’, ‘iç ve dış odaklar’ ve ‘siyasi hegemonya projesi’ gibi hukuken tanımlanması imkansız ve fakat belli bir siyasi/ideolojik tavrı yansıtan kavramlarla doludur. AKP’nin doğuş tarihi:

14 Ağustos 2001. Hukuk, kapatma davasında, zaman tünelini siyasal partinin tüzel kişilik kazandığı tarihten geriye işletecek bir mantığı açıkça reddetmektedir.

Delilleri YARSAV mı oluşturdu?

AltInda ’YARSAV Yönetim Kurulu’ yazan bir kağıdın iddianamenin ekleri arasında çıkması, ’toplama’ delillerle şişirilerek, kaleme alınan iddianamenin siyasi mülahazaları yansıtan bir metin niteliğinde olduğunun bir başka göstergesidir. İddianamede Talim ve Terbiye Kurulu’nda kadrolaşmaya gidildiği yönündeki iddianın delili olarak sunulan gazete haberinin “YARSAV Yönetim Kurulu” imzasını taşıyan kağıdın arka tarafına yapıştırılmış olması manidardır. Partimize karşı tavırlarıyla bilinen YARSAV’a ait kağıtların partimiz hakkında kapatma talebinde bulunan bir iddianamenin ekinde neden ve nasıl yer aldığını anlayabilmiş değiliz.

Bu bir google davası

Delİllerİn erişim tarihlerine bakıldığında delilerin çok büyük bir kısmının dava açmaya karar verilmesinden sonra toplandığı izlenimi oluşmaktadır. Yargılama hukukunun temel ilkesi delillerden sonuca gitmek iken, partimiz hakkında açılan davada bu ilke tersine çevrilmiş görünmektedir. Önce dava açmaya karar verilmiş, daha sonra da bunun için delil toplanmıştır. İddianameye ek olarak sunulan dosyalarda yer alan gazete haberlerin büyük kısmı bunların yayınlanmasından yıllarca sonra internet yoluyla derlenmiştir. Bu dava adeta bir ‘google davası’ dır. Başsavcı, çok sayıda yorumu dava açma tarihine yakın zamanda anahtar kelime yazarak “google” arama motorundan arama yapmak suretiyle elde etmiştir.

Kupürleri tasnif dahi etmemiş

Partİmİzİn laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğu hakkında ikna edici hiçbir delil sunulamamış ve müddei iddiasını ispat edememiştir. Başsavcı ispat konusunda hiçbir etkisi ve önemi olmayan yüzlerce gazete kupürü ve internet çıktısını doğru düzgün bir tasnife dahi tabi tutmaksızın ekler arasına istif etmiş bulunmaktadır.

Siyasi bir paranoya örneği

Mahkeme kararlarının eleştirilmesine bile tahammül edemeyen iddia makamının, partimizi hoşgörüsüzlükle itham etmesi paradoksal bir durumdur. Üniversitelerdeki ‘başörtüsü yasağı’nı eleştirmeye yönelik beyan, başörtüsü takmayanlara karşı bir hoşgörüsüzlüğe delil olarak sunulamaz. Bu sözün ‘anayasal düzeni ve demokrasiyi tehlikeye soktuğu’ iddiası, ancak bir siyasi paranoya örneği olabilir.

Bizatihi kendisi hoşgörüsüz

Bülent Arınç’ın parlamentonun gerekirse Anayasa Mahkemesi’ni bile kaldırabileceğine, demokratik ülkelerde bizdeki mahkemeye benzer bir kurumun bulunmadığına dair sözleri de ’hoşgörüsüzlük’ örneği olarak gösterilmektedir. En fazla ‘siyasi eleştiri’ olarak görülebilecek bu sözlerin hoşgörüsüzlük olarak nitelenmesi, bizatihi eleştiriye hoşgörüsüzlük örneğidir.

RTE röportajları

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili olarak iddianamede yer alan 46 nolu iddianın delilleri arasında bulunan bir gazete kupürünün üzerinde el yazısıyla “RTE röportajı” şeklinde bir ifadenin bulunması da, delillerin siyasi yaklaşımla toplandığını göstermektedir. Türkiye’de bazı köşe yazarlarının Başbakanı sözde tahfif için kullandıkları jargonun iddianame eklerinde el yazısıyla kullanılması düşündürücüdür.

Veli TOPRAK / Vatan