TMSF Başkanı Ertürk, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olan kurum adının "Türkiye Mevduat Sigorta Fonu" olarak değiştirilmesini önereceklerini söyledi..

TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olan kurum adının, "Türkiye Mevduat Sigorta Fonu" olarak değiştirilmesi için adım atacaklarını, ancak bu değişiklik için yasal düzenleme gerektiğini söyledi. Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından düzenlenen "Türk Bankacılık Sistemi-Vizyon 2023" Kongresinde konuşan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, finansal güvenlik ağının önemli bir unsuru olan mevduat sigortacılığı işlevinin Türkiye'de finansal sektörde güvenin tesis edilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun isminin değiştirilmesi önerisinde bulunacaklarını ifade eden Ertürk, "TMSF'nin, baş harfleri aynen kalmak suretiyle Türkiye Mevduat Sigorta Fonu'na dönüşmesini öneriyorum" dedi. TMSF'nin bugüne kadar ki çalışmalarında fazlasıyla geçmişteki krizlerin hasarlarının temizlenmesine yoğunlaştığını ifade eden Ertürk, TMSF'ye verilen yetkilerin genişliğiyle ilgili tartışmaların bilgi eksikliğinden doğduğunu düşündüğünü söyledi. Kongre sırasında, gazetecilerin isim değişikliğine ilişkin sorularını da yanıtlayan Ertürk, TMSF'nin tasarruf mevduatını kapsadığını hatırlatarak, dünyadaki gelişmenin artık sigortacılığı sadece tasarruf mevduatı ile sınırlamak yerine kapsamının daha da genişletilmesi yönünde olduğunu söyledi.
'Düzenleme olursa endişeye gerek yok'
Türkiye'de yaşanan büyük krizin aktörlerinin tümünün yerli bankalar olduğunun altını çizen Ertürk, "Demek ki, sorun sermaye sahibinin kimliğinde değil, düzenlemelerin adil olup olmamasındadır. Yani yabancı bankaların oluşturduğu riskler için gerekli düzenlemeleri uygulamaya koyup, yerliler için de aynı düzenlemeleri uygulamaya koyarsanız endişe gerek yok."
'2001 yılı gibi sert bir kriz olmaz'
Türkiye'de yaşanan büyük krizin aktörlerinin tümünün yerli bankalar olduğunun altını çizen Ertürk, "Demek ki, sorun sermaye sahibinin kimliğinde değil, düzenlemelerin adil olup olmamasındadır. Yani yabancı bankaların oluşturduğu riskler için gerekli düzenlemeleri uygulamaya koyup, yerliler için de aynı düzenlemeleri uygulamaya koyarsanız endişe gerek yok."
Yorum Ekle