Metni Büyüt Metni Küçült
2 Temmuz 2008

Günlüklerde medya patronlarının bile nasıl uyarıldığı yazıyor!

Dün itibarıyla bu ülkede, kimsenin yasaların vermediği dokunulmazlık zırhını kullanamayacağı görüldü. Ancak, bir kısım gazetecinin bundan rahatsız olduğu görülüyor.
Günlüklerde medya patronlarının bile nasıl uyarıldığı yazıyor! Bazılarının kimyası bozuldu
Ali Akkuş / Zaman Gazetesi Genel Yayın Editörü

Türkiye dün en uzun günlerinden birini yaşadı. Televizyon diliyle konuşacak olursak, günün her saniyesine bir 'son dakika' bilgisi düştü.

Gelen her bilgi, Ergenekon terör örgütü ile ilgili haberleri görmezden gelenlerin kimyasını bozmuş gibiydi. İstanbul cumhuriyet başsavcısı bile kendisiyle ilgili verilen bilgileri iki kez düzeltme gereği duydu.

1 Temmuz artık tarihe geçti. Dün itibarıyla bu ülkede, kimsenin yasaların vermediği dokunulmazlık zırhını kullanamayacağı görüldü. Yani kim olursa olsun, hakkında suç isnadı bulunan herkes adalet önüne çıkacak. Çağdaş dünyanın bize emrettiği gerçek bu. Ancak, bir kısım gazetecinin bundan rahatsız olduğu görülüyor. Bazı televizyon ve internet sitelerinin dünkü yayınları, 'operasyonu karartmak istiyorlar' gibi bir görüntü oluşturdu. Soruşturmanın gerekçesini alıp, zanlının isnat edilen suçla ilişkisini araştırmak yerine; gözaltına alınan isimle ilgili daha önce kim ne yazmıştı diye bakıyorlar. Buradan hareketle, 'operasyon önceden biliniyordu' diyorlar. Zihinlerini kiraya veren bu tipler, meslektaşlarını ihbar etmekten çekinmiyor. Aynı suçlamayı o kadar çok tekrarlıyorlar ki, bu şartlarda kim bildiğini yazıya döküp görüş ihsas eder ki.

Ortada bir terör örgütü var. Soruşturma sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in bir yıl önceki açıklamasına göre isnat edilen suçlama şöyle: 'Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, bu örgüte üye olmak, askeri itaatsizliğe teşvik etmek, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri bulundurmak ve patlayıcı madde bulundurmak.' Bu suçlamaları görmezden gelip, dünkü gözaltıları siyasallaştırıp savcılara yüklenmek iyi niyetli bir yaklaşım değil.

Eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur da gözaltında. Eruygur'u en iyi tanıyan isim, çalışma arkadaşı eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek. Hani şu meşhur günlüğü yazan emekli asker. Sarıkız ve Ayışığı'nda Eruygur'un neler yaptığını anlatırken 'Jandarma genel komutanı daima bir ihtilal özlemi içerisinde' diyor.

Doğruluğu mahkeme kararı ile kesinlik kazanan 'günlükler' şu anda yüksek yargı önünde. Yayınlanan günlüklerde o kadar bilgi var ki. Günlüğü okuyanlar gözaltına alınanlara hiç şaşırmıyor. Hatta bazı gazetecilerin kimyasının neden bozulduğuna da.

Çünkü günlüklerde medya patronlarının bile nasıl uyarıldığı yazıyor.
Şaşırmak istemeyenlere günlükleri okumaları tavsiye olunur.