Metni Büyüt Metni Küçült
6 Temmuz 2008

Mustafa Balbay canlı yayında: "Gözaltına alındığımda ürperdim"

Mustafa Balbay, Emin Çölaşan ile birlikte hazırlayıp sundukları ART'deki "Ankara Rüzgarı" adlı programa bu kez konuk olarak katıldı. Balbay gözaltına alındığında ürktüğünü itiraf etti.
Mustafa Balbay canlı yayında: "Gözaltına alındığımda ürperdim" Mustafa Balbay, Emin Çölaşan ile birlikte hazırlayıp sundukları ART'deki "Ankara Rüzgarı" adlı programa bu kez konuk olarak katıldı. Balbay gözaltına alındığında ürktüğünü itiraf etti ve intihar etmemem için ayakkabı bağcıklarımdan alyansıma kadar aldılar dedi.

İşte programdan bazı bölümler;

Emin Çölaşan
Kurumlara saygısızlık etmeyin. Tayyip bile bunu böyle söyledi. Yani o bile kendi medyasından şikayetçi.

Mustafa Balbay
Ben dediğim gibi gelişmelere izlemeyedim. Yabancı basın bunu yemedi!

Emin Çölaşan
Yabancı basın satılık değil ki! Bunlarla ayık bağı yok ki!

Mustafa Balbay
Uydurum bir soruşturma söylemiş, yaşlılırdan kurulu bir ekip felan demişler. Hepsi böyle demiş...

Ben bir anda yargıdan da 100 isim sayabilirim. Ordudan da sayabilidim. Atilla Uğuru'u tanıyorum. Öcalan'ı sorgulayan bir albay. Kelle koltukta bir Albay. Ayakkabı bağımızı aldılar, asabiliriz diye. Sonra alyansımı çıkardılar, neymiş kesici olarak kullanabilirmişim. Karımdan bile özür dilerim. Atilla Uğur'la karşılaşınca kendime gelemedim, bişey diyemedim. Atilla dedim, sonra bana baktı ve elini kaldırdı. Benim bildiğim Atilla Albaş, kendisine koruma verilen üç albaydan biri. Şimdiden binbaşıları, albayları düşündüm. Kelle koltukta olanları düşündüm. Ne diyeyim yani diyecek birşey bulamıyorum.

Ben suçlamaları bilmiyorum, yani onlarda bilmiyordur. Şu anda kendisi ne düşünüyordur, işin kötü tarafı deşifre de oldu. Yani mesala, bu profesör Türkiye'de kök hücre konusunda ilk araştırma yapan ismi. Sen öyle bir ismi, köklediler. Bunları da düşünerek bakmak lazım.

Ben yargılanmaya devam edeceğim, tek şansım artık dışarıda düşüncelerimi dile getirebileceğim. Türkiye madem böyle bir teör örgütü var bunu bilmek zorunda. Artık bu iddianameyi açıklamanız gerekiyor. Arkası gelecekmiş! Arkadan gelecekse, açıklayın sonra arkadan tekrar açıklayın. Böyle bir muaamma olur mu?

Şimdi şöyle yorumluyorum. 7 Temmuz kanlı planı, olmuş bişey bulamadılar, hayali birşeyi buldular. Kurt kuzu meselesine benziyor. Bundan sonra hiç bir araya gelmesinler diye uğraşıyor.

Biz gözaltına alınıyoruz. Sonra başbakan konuşuyor, iddianamenin tamamlanması için yapılan operasyon diyor. Başbakan bu operasyonları bildiğini bize anlatıyor. Yani hükümet, yargıya el atıyor. Bu bunun anlamını taşıyor.

Benim hayatım açık söylüyorum, kimi haber kaynaklarım beni açıklama diyor. Hatta bir kitabımın ön sözünde bu kitaba en az katkısı olan Mustafa Balbay'dır demişim. Benim tüm hayatım ortada ve tüm hayatımı buraya adadım. Ben gözaltına alındığımda ürperdim. Şöyle ürperdim, ayda dört konferansa katıldım. Beynim aynı anda üçe bölündü; beynim bir taraftan konferanslarda ne konuştuğumu, diğeri neler olduğunu, üçüncü bölümü ise bundan sonra ne yapacağımı düşündüm.

Bu meslekte başarılı olmanın dışında hiçbirşeyi düşünmedim. Şimdi bana diyebilecekleri hiçbir şey yok.

Burada ART'nin patronunu sordular bana. Ya nasıl dediler? Burada ART şu imkanı sorduğu için sanırım. Kurumlara el atmaya çalışıyorlar. Şimdi kaderde, terörden ölenlerin yerine yazan bir isim olarak terörden yargılanmak varmış.

Aygün: Beni zorla Başbakan yapacaklar

Balbay, kendisiyle birlikte gözaltına alınan Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün'ün emniyette ifade vermeyi beklerken, gözlerini kapatıp, 'Beni zorla başbakan yapacaklar' sözlerini aktardı.

Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk'un gözaltına alınmasından sonra kendisinin de gözaltına alınabileceğini düşündüğünü ve bunun için kendini hazırladığını anlatan Balbay, "Çünkü Cumhuriyet Gazetesi'ne kanca atmışlardı" ifadesini kullandı.

Balbay, programda, evinde gözaltına alınması, emniyet ve savcılıkta ifadesinin alınması konularını detaylarıyla anlattı.

Emekli Orgeneral Şener Eruygur, Emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve ATO Başkanı Sinan Aygün ile ayrı hücrelerde kaldıklarını söyleyen Balbay, 5 gün içinde 7 kez sağlık kontrolünden geçirildiğini, bir gece mahkeme kapısındaki koltukta, 4 gece ise emniyetteki büro amir yardımcısının odasında uyuduğunu kaydetti.

Polisin 'Ergenekon' isimli bir terör örgütü olduğuna inandığını gözlenmediğini belirten Balbay, şunları söyledi:

"Gözaltına alınışımın birinci gününde avukat Akın Atalay ile konuştum. Dedi ki, 'Burada ifade verirsen 2 saat sonra gazetelere gidecek' haberin olsun.' Ağır Ceza'da ifade verdikten sonra 5 saat sonra serbest kalınca bir genel yayın yönetmeni beni aradı, "İfaden elimizde kullanacağız, haberin olsun' dedi. Medyaya servis yapılıyor. Bu nedenle gözaltında 'konuşmama' hakkımı kullandım. Polis içinde bir yapılanma var. Sorgu sürecinde bunlar devreye giriyor ve ifadeleri basına servis ediyorlar. Hurşit Tolon 1. Ordu Komutanı iken ben kendisini ziyaret etmiştim. Tolon'un konuşmasını dinlemişler. 'Bu mesajı verelim Mustafa Balbay bize yardımcı olsun' demiş. Olayı hatırlıyorum. Sivil toplum örgütünde görevli iken sanırım şehitlerle ilgili gazeteye bir ilan verilecekti. Bunun için aramıştı beni, fiyat vermiştim. Olay bu. Sinan Aygün siyasal bir hareket başlatacaktı, bunu hissettiler. Sorgudan önce bir ara beraber oturduk. 'Bunlar beni zorla başbakan' yapacak diye mırıldanıyordu. Aygün'ün kafasında belki siyaset vardı. ATO kenetlenmeli ve Aygün'ün çizgisine sahip çıkmalıdır. Ben felaket senaryosu üretmek istemiyorum. Ancak 5 günlük gözaltı süresinin karşılaştığım durumun ve bana yöneltilen soruların ışığında söylüyorum. Bu süreç devam ederse akla hayale hiç gelmeyecek kişiler bile bunun içine sokulabilir. Kendini dokunulamaz sırça köşklerde sananlar ayaklarını denk alsınlar. 'Bende bu hükümeti eleştirmeyeyim' diyenler ayaklarını denk alsınlar. Hedefleri TSK'yı yıpratmak ve TSK'da göreve gelecek komutanları 'tırnakları sökülmüş' olarak masaya oturtmak".