Metni Büyüt Metni Küçült
9 Temmuz 2008

Baston ile darbe ilk kez bu memlekette olacaktı.

Ben de kaç gündür bunu düşünüyordum; gazeteci Mustafa Balbay’ın masasında haber, üniversitedeki profesörde kitap, ATO Başkanı Sinan Aygün’ün kasasında para bulununca ben anladım, siz de anlamışsınızdır.
Baston ile darbe ilk kez bu memlekette olacaktı. Baston ile darbe...
Bekir Çoşkun / Hürriyet


PAŞA’nın evinde tabanca da bulundu dediler.

Diyeceksiniz ki; evde fırın küreği bulunsaydı tuhaf olurdu da hiç Paşa’nın tabancası olmaz mı?..

Ben de kaç gündür bunu düşünüyordum; gazeteci Mustafa Balbay’ın masasında haber, üniversitedeki profesörde kitap, ATO Başkanı Sinan Aygün’ün kasasında para bulununca ben anladım, siz de anlamışsınızdır.

Ancak Paşa’nın silahı baston şeklinde.

O zaman iş değişiyor.

Yani, asıl darbe silahı bastondur belki.

Böylece baston ile darbe ilk kez bu memlekette yapılmış olacaktı.

Belki de Paşa topal numarası yapacaktı.

Bir ihtimal topal taklidi yaparak yanaşacaktı iktidardakilere, sonra bastonla kafalarına kafalarına...

*

Türkiye’nin yakın tarihinde bu olanlara tıpatıp benzeyen bir "Madanoğlu davası" vardır, hatırlamalısınız.

Madanoğlu, emekli korgeneral...

1970’lerin başında "darbe yapacaktı" denilerek bir sabah kapıya gelen polislerce (9 Mart) evinden alındı.

Onunla birlikte birçok subay suçlandı.

İlhami Soysal, İlhan Selçuk gibi muhalif gazetecileri, yazarları, kimi bilim adamlarını topladılar.

Sorgulamalar, eziyetler, suçlamalar sürüp gitti.

Sonra zaten boş dava düştü.

Ama bir şey başarılmıştı:

Sindirilmiş ve korkutulmuş yurtsever insanların gözleri önünde, Türkiye’nin bir yandan ABD eğemenliğine, bir yandan ABD yandaşı din-siyaset tüccarlarına teslim edilmesi eksiksiz sağlanmıştı.

*

Yine o dolap.

Kim ne derse desin, bu olup-bitenlerin arkasında iktidarın kendi adamları vardır.

Yandaş dinci basının tüm gizli sorgulamaları anında bilmesi, Başbakan’ın savcı gibi konuşmaya başlaması, demokrat (!) AKP’nin sabaha karşı ev baskınlarından mutlu olması elbette rastlantı değil.

Bir başka zamanın, bir başka Madanoğlu davasıdır bu.

Bu sefer, sindirilmiş, susturulmuş, korkutulmuş insanların gözleri önünde, bir başka aşamadadır sıra...

Kendi Türkiye’lerini kuruyorlar.

Paşa’nın baston şeklindeki tabancasından başlayarak..

Yorum Ekle

Yorumlar

+4 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
BENBEN | 9 Temmuz 2008 16:28
aynen de böyledir en iyi tarif bu...bir tek o zamanlar yok dedikleri ziverbey köşkü eksik...
-5 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
Faust | 9 Temmuz 2008 16:49
Peki 12 Mart Muhtırasını verip, Bekir Coşkun'un deyimiyle:

"Sindirilmiş ve korkutulmuş yurtsever insanların gözleri önünde, Türkiye’nin bir yandan ABD eğemenliğine, bir yandan ABD yandaşı din-siyaset tüccarlarına teslim edilmesi."

ni sağlayan kimdi?
Yunan generalleri mi muhtıra verdiler?
Bu nasıl bir mantık? Hangi kurumu neyle suçladığının farkında mıdeğerli yazarımız? Peki o zaman ordumuza güvenemiyorsak, şimdi nasıl güveniyoruz? Neden güvenelim?
-10 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
sagopa76 | 10 Temmuz 2008 09:29
sizin gibi gazetecilerden utanıyorum sırf kendi yandaşınız diye darbecilere sahip çıkıyonuz ya birşey demiyorum size acıyom agzınız açıldımı enbüyük atatürkçü,en büyük demokratsıznız ama iş icrata geldimi boş olduğunuz ortaya çıkyor.
+9 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
BENBEN | 10 Temmuz 2008 14:09
Adam ULUKIŞLALILAR bu işi siz degiştireceksiniz nasıl olacagını da siz bilirsiniz diye seslenmiş ulukışlalılara aman demişler denız baykal darbe peşinde içinde kişla geçiyor ya...ULUKIŞLA NIN.. herkesin ağzında bir darbeci lafıdır gidiyor ama ortada darbe yapan yok..gunluklerı yazdı denilen ornek ın başbakanla ve ceresiyle ÇALIK GURUBU vs ile ilgili akçalı ilişkileri ortaya çıkıyor..acaba diyorum bu gunlukler ılk gelen bulsun diye özellikle mi ortalara konulmuş......Bu ergenekon ilginç bir hal almaya başladı acaba gercek darbecileri korumak için bir tezgah mı ? diye dusunesım gelıyor..........