Habertürk Ekonomi Editörü Güntay Şimşek: Dinç Bilgin’e mağdur muamelesi yaptırmak isteyenler, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) üzerinde yürüttükleri lobilerinde galiba başarılı olacaklar.

Güntay Şimşek'in yazısı
Bilgin mağdur mu, hortumcu mu?
Hâlbuki bir önceki yazımda;
‘Bilgin’e mağdur muamelesi yapılmasına yönelik manipülasyonlar sonuç verecek mi? Bilgin Gurubu ile şahsi menfaati olan aynı zamanda da TMSF borçlusu bazı kişi ve guruplar, TMSF üzerinde etkili olabilecekler mi? Özellikle mağdur küçük yatırımcıların durumu ne olacak?’ diye sormuştum. Görünen o ki, mağdur rolünün sonuna geldik.
Çünkü Bilgin, röportajlarında Sabah-ATV malları sebebiyle borcunu ödeyeceğini söylüyor. Peki bu mallar, ne kadar Bilgin’in? Bu mallar için Bilgin, ne kadar para koydu? ATV kurulurken Çukurova Grubu para veriyor, Bilgin vermiyor. Kuruluş aşamasında yüzde 50 hisse sahibi olan Çukurova Grubu, para koyarak ortağı olduğu ATV’deki hissesi çeşitli oyunlarla yüzde 3 kadar düşürülüyor. Mahkeme kayıtlarıyla sabit bu durum gösteriyor ki, Bilgin ATV’ye beş kuruş yatırmadan sahip olmuş.
Bilgin, Sabah’a da benzeri şekilde sahip olmuş. Halkbank, Vakıfbank, yurtiçi ve yurt dışından leasing şirketleri ve küçük yatırımcıların paralarıyla Sabah’ı kurmuş. Bu durumda şirket kayıtlarıyla sabit.
Diğer taraftan harcamalar için gerekli olan paralarda şirket kayıtları gösteriyor ki Etibank’tan karşılanmış. ‘Muhabbet Kart’ markasıyla hazır kart pazarlayan A-Tel de Dinç Bilgin tarafından beş kuruş konulmadan kuruldu. Yine parayı Çukuova Grubu verdi, reklâm ve tanıtımı Bilgin Grubu üstlenerek küçük yatırımcıların hakkıyla A-Tel yüzde 50 ortak oldu.
Çalık Grubuna satışın gerçekleştiği tarihe kadar olan sürede ise Sabah ve ATV gurubu, MTM AŞ, Doğan, Ciner ve TMSF tarafından sağlanan kaynak ve yönetimle faaliyetlerini sürdürdü. Sabah-ATV’nin bu şekilde, yani Dinç Bilgin’in katkılarıyla değil de yukarıda isimlerini sıraladığım gurup ve şirketlerin katkılarıyla, yok olmadan, kurtuluş mücadelesi vererek nasıl ayakta kaldığı gözlerimizin önünde gerçekleşti.
Kısacası, Dinç Bilgin 1993’ten 2000’e kadar olan sürede kamu bankalarından, Etibank’tan, küçük yatırımcılarından ve kurumlardan sağladığı paraları kullandı.
Bilgin, 2000 – 2008 arasında ise parmağını kımıldatmayıp, çeşitli ayak oyunlarıyla, saf dışı ettiği yukarıda bahsettiğim gurupların hem finansman hem de yönetim faaliyetleriyle Sabah-ATV’yi bu satışa uygun hale getirdi.
İşte bütün bu gerçeklere rağmen Bilgin ve dâhil olduğu lobi, o kadar güçlü ki toplum içine çıkmaması gereken birini, hafızalarımızı ve algılarımızı manipüle ederek kendisini mağdur işadamı olarak takdim etmeyi başarabiliyor.
İşin daha da acı veren tarafı, bu çevrenin manipülasyonu kendisinin hortumculuğunu en yakından bilen ve hortumun doğrudan muhatabı olan TMSF nezdinde bile hafıza kabına yol açabiliyor.
Eğer, lobi manipülasyon çalışmalarında muvaffak olursa, TMSF’ye buradan uyarıcı bir mesaj vermek istiyorum. Çok değil yakın bir zamanda, hırsızın suçlu olduğu günleri de yaşayacaklardır. Hatta ileride Bilgin, kendilerinden para da tazminatta talep edecektir.
Çünkü, Bilgin’in geçmiş tarihi zayıfken mağdur konuma oynayıp, düzlüğe çıktığında ise kan görmüş kurt gibi etrafa saldırma örnekleriyle dolu….
Ben uyarmış olayım…
Yorum Ekle