Ergenekon iddinamesinin ortaya çıkan ayrıntıları, Kurtlar Vadisi'ndeki bir detayı akıllara getirdi. İşte iddanamedeki bilgilerle dizi senaryosundaki detayın kesiştiği nokta.
SÜPERPOLİGON ÖZEL
Ergenekon iddianamesi ile ilgili ele geçirilen bazı belgelerde örgütün bir tarikatvari olup 600 yıllık geçmişe dayandığı ve tarikatın isminin "Agarta" yani "Ergenekon" olduğu ifade edildi.
Türk İntikam Tugayı’nın anlatıldığı iddianamede, İBDA/C ve Hizbullah’ın eylemlerine de yer verildi. İddianamenin bazı yerlerinde ise Necip Hablemitoğlu cinayetine değinildiği belirtildi. Ayrıca, bugüne kadar bilinmeyen ve açıklanmayan bir çok olaya ilişkin bilgilere de iddianamede yer verildi.
Çete lideri olmak suçundan tutuklu olan Alaattin Çakıcı’nın tanık olarak yer aldığı iddianamede, soruşturma sürecinde ifadeleri alınan çete liderlerinin Ergenekon örgütü tarafından kullanıldığı tespitine yer verildiği de kaydedildi.
İddianamede örgüt şeması, telefon irtibat şeması ve bir krokiye yer verildiği ifade edildi. Örgütün hücre yapılanması şeklinde örgütlendiği örgütün medya, mafya, istihbarat gibi farklı yaklaşık 20 departmandan oluşup her departmanın başında bir başkan ve bir yardımcının bulunduğu iddianamede yer aldı.
İddianamede örgütün Kemalist ve Atatürkçü ideolojinin arkasına saklanarak, bu ideolojilerden farklı hareketler yaptıkları tespitine de yer verildiği kaydedildi. İddianamede Kuvayi Milliye Derneği’nin de detaylı bir şekilde anlatıldığı ifade edildi.
Soruşturma sürecinde bir kişinin ifadesinde ölüm oruçlarının Veli Küçük’le ilgili olduğu, şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarında ele geçirilen belgelerde derin devlet olduklarına yer verildiği de tespit edildi. Öte yandan iddianamede ölüm orucuna başlayan Avukat Behiç Aşçı, Veli Küçük’ün vazgeçirdiği de belirtildi.
Elde edilen bazı belgelerde örgütün bir tarikatvari olup 600 yıllık geçmişe dayandığı ve tarikatın isminin Agarta yani Ergenekon olduğu ifade edildi. Ayrıca devam eden soruşturmada birçok olay üzerinde çalışma yapıldığı ve şu ana kadar yapılan tespitlerde olayların Gazi olaylarına kadar uzandığı ve bunun somutlaştırılmaya çalışıldığı kaydedildi. Örgütün finansörlerinin bir kısmının tutuklandığı bir kısmının da hala yakalanamadığı öğrenildi. Bazı şüphelilerin bilgisayarlarında çıkan belgelerin darbe günlüğü ile aynı olup bazı yerlerinde farklı bilgiler olduğu da tespit edildi.
Her sanığın emniyet veya cezaevinde çekilmiş son halini yansıtan fotoğraflarının kendilerine ait dosyaların üzerine konulduğu ifade edildi. Böylece dava sürecinde yoğun olan evrakların içinde kişilerin dosyaları ayırt edilebileceği belirtildi.
"600 YILLIK GEÇMİŞ" KURTLAR VADİSİNİ HATIRLATTI
İddinamedeki ögürtün "600 yıllık geçimişi" olduğuna yönelik bilgi Kurtlar Vadisi Pusu'nun senaryosundaki "İhtiyarlar" adı verilen grubu hatırlattı.
Dizide, kendilerine "İhtiyarlar" adı verilen grubun yöneticileri, kendilerini şu sözlerle tanıtmıştı:
"Biz ışığımızı Metehan'la yakanız, Alparslan'la, Selahaddin Eyyubi'yle yakanız, Osmanbey'le yakanız. Fatih çağ açarken, elindeki meşalede biz vardık. Işığımız sönmeye yüz tuttuğunda, köhneleşen devletin kendisini yenilemesi için devreye girdik. 93 Harbi'nden sonra dost düşman herkes anladı ki Osmanlı son günlerini yaşamakta.
Bizim öncelikli çabamız Anadolu'yu yani dünyanın kalbini korumak ve kendi sırrımızı saklamak için zaman kazanmaktı. 1 Dünya Savaşı'ndan sonra Osmanlı yapısıyla yola devam etmek imkansızlaşınca, bizler Mustafa Kemal'i görevlendirdik. O'nu Anadolu'ya yolladık ve direnişi başlattık. Anadolu kurtarıldı ama onun mührü olan İstanbul'u düşmana bırakmamak için Musul ve Kerkük'ten vaz geçmiş göründük. Bu milletin hiç değilse bir süre nefes almasını sağlamak için hakkaniyet içermeyen, ötekiler yaratan sistemlere karşı durmadık. Onlara 'bizden size zarar gelmez, biz sizin gibi olmak istiyoruz' mesajını verdik. Fatih Sultan Mehmed'i zehirleyenler, Mustafa Kemal'in ölümünü hızlandırdılar. O'nun ölümenden sonra patlak veren 2. Dünya Savaşı ve akabinde gelişen Komünizm tehlikesi topraklarımızı bir kez daha tehdit etti. Bize iki seçenek sunuldu: 'Ya Komünist olacaksınız ya da Gladyocu'...
Biz ikisini de reddettik. Biz ikisini de reddettik. Bunun bedelini de binlerce gencimizi ve yıllarımızı kaybederek ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Topraklarımızda türlü oyunlar oynanırken biz Ali Candan'lar yetiştiren bir iklimi sağlamaya çalıştık."
İşte dikkat çeken bu açıklamalar ve "ihtiyarlar" adı verilen örgütün uzun yıllara dayana bir geçmişi olması, Ergenekon iddianamesindeki detaylarla adeta örtüştü.
İddianamedeki bu ayrıntıları okuyanlar ise
"İddanamede bir tek Polat'ın adı yok" espisini patlatıyor.
VİDEO: İŞTE KURTLAR VADİSİ PUSU'DAKİ O SAHNE