İmralı'da tutuklu bulunan terör örgütü PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan, Ergenekon operasyonu kapsamında cezaevine konulan generallerin kendisiyle görüştüğünü ileri sürdü.

Ergenekon'un terör örgütü PKK'yı ele geçirme planının olduğunun ortaya çıkması Abdullah Öcalan'ı kızdırdı.
İmralı'da tutuklu bulunan PKK'nın elebaşısı Öcalan, Ergenekon'un kökünün 1930'lu yıllara dayandığını savundu.
Öcalan, avukatları aracılığıyla 18 Temmuz'da yaptığı açıklamada, ulusalcı grupla M. Kemal'in bile baş edemediğini ileri sürerek, "1930'larda etrafını kuşatarak etkisizleştirdiler. Mustafa Kemal bunlara teslim oldu. Cumhuriyetçileri tasfiye ettiler. Amerika ile birlikte Ergenekon'un geçmişi 1950'lere dayanıyor. Ergenekon aslında tasfiye edilmedi, kadroları değiştiriliyor. Ulusalcılar tasfiye ediliyor, yerlerine daha profesyonel bir kadro getiriliyor. Amerika her iki grubu da çatıştırıyor." iddiasında bulundu.
Ergenekon'un DHKP-C, İBDA-C, Hizbullah ve PKK bağlantılarının tartışıldığını hatırlatan Öcalan, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Hurşit Tolon ve birkaç komutanın da İmralı'da kendisiyle görüştüğünü aktardı.
Öcalan, şunları anlattı: "Beni ve PKK'yı da Ergenekon'la ilişkilendiriyorlar! Bununla ne amaçlanıyor? Tutuklanan generallerin İmralı ile bir şekilde ilgileri olmuştu. Hurşit Tolon ve birkaçı bir dönem burada komutanlık yaptılar. Ergenekon'u bizimle ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Bunlar, boş iddialardan ibaret. Benim ismimi kirletmeye çalışıyorlar. İmralı'ya geldiğimde gelip benimle görüştüler. Kıvrıkoğlu'nun adamları da vardı. Onlara, 'benimle böyle konuşuyorsunuz ama gücünüz var mı' dedim. 'Gücümüz var ki böyle konuşuyoruz' dediler. Ben onlara da 'beni bu şekilde kullanamayacaklarını, beni bu şekilde kandıramayacaklarını' söyledim. 'Ya kendilerini kandırıyorlar ya da beni kandırmaya çalışıyorlar' diye düşünüyordum. Zaman gösterdi ki bunlar kendilerini kandırmış."
Yorum Ekle
Yorumlar
Ben bu haberin kaynağını rica ediyorum, şu beşli çeteden hangi gazete?
Gerçek Ergenekon konusunda referans kitap Can Dündar ve Celal Kazdağlı'nın büyük bir cesaretle yazdığı kitaptır. O kitabı o zamanda yazmak yürek ister, şimdiki gibi arkada elli tane (gerçekten derin) uluslarası güçle uydurmaya benzemez.
Ne tuhaftır ki Can Dündar'a "görüşme" sistemiyle gözdağı verilmiş, hem de tespih sallayarak. Nedense...
http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=AOYGTCE6IE3NK85IN10Z
Kitap da "tükenmiş", elbette tükenir... Acaba yayınevi şu ortamda tekrar basmaz mı? Yoksa öyle bir düşünceye kapıldı da vaz mı geçirildi? Hani şu Örümcek Ağı'nın 3 senede basılabilmesi gibi...
Hep başkaları mı komplo teorisi yazacak?