Sevgili okurlar geçen hafta gündem konularının sıcaklığı ile birlikte medya ahlakı ve üslubu konusunda da en azından benim adıma can sıkıcı geçti.

Bu nedenle bu hafta biraz bu konulara girmek, duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Dinci gazetenin sayfası
Sevgili okurlar cumartesi günü gazetedeki masamda radikal dinci bir gazeteden kesilmiş bir sayfa buldum. “Darbeci generalin yeğeni, hortumcu patronun askerlik işini halletmek için komutanlara yalvarmış, Darbe Günlüğü’ndeki Can Ataklı” başlığını görünce “Nedir bu” diye okumaya devam ettim. Meğer bir gün önce Star Gazetesi’nde Şamil Tayyar bir yazı yazmış. O yazıyı alıntılamışlar ama başına da bir yorum koymuşlar.
Üslup farklılığı
Yorum aynen şöyle: “Şamil Tayyar, adeta Ergenekon’un sözcülerinden biri olarak yazı döktüren Can Ataklı hakkında, Oramiral Özden Örnek’in günlüklerine kaydettiği ilginç notları köşesine taşıdı. 27 Mayıs darbesinin ünlülerinden general Mucip Ataklı’nın yeğeni olan Can 2003’te, çalıştığı Star’ın patronu olan ve halen İmarbank hortumlamasından dolayı yargılanan Cem Uzan’ın sahte belge ile kısa süre askerlik yaptığı ortaya çıkınca, askerlik işini halletmek için kuvvet komutanlarının peşinde koşturmuş ve belgelerin gerçek olduğunu iddia etmiş. Bunların ulusalcılıkları da sahte, vatan sevdaları da sahte.” Allah aşkına üsluba bakar mısınız?
Akşam’ın densizliği
Sevgili okurlar haydi Star Gazetesi, AKP’nin, diğeri de zaten radikal dinci. Ama karalama kervanına bir de Akşam Gazetesi katılmasın mı? Gazetenin cumartesi günkü sayısında kocaman bir başlık: “İstihbaratçı gazeteciler!” Altında en başta benim fotoğrafım. Sonra Mehmet Ali Birand, Mehmet Faraç, Rıdvan Akar, Şamil Tayyar ve Fikri Ayyıldız’ınkiler. Yazıyı okuyorsunuz, fotoğrafı olanlarla ilgili tek satır yok. Böyle bir sorumsuzluk, böyle bir ayıp olabilir mi?
32. Gün anısına
Belli ki perşembe gecesi yayınlanan 32.Gün’e katılanlarla ilgili bir haber düşünmüşler, bizim fotoğraflarımızı koymuşlar sonra haberin içeriği değişmiş, ama fotoğraflar kalmış. Kasıt arayabileceğiniz bir dikkatsizliğin bedelini ise, bizler bugün değil beş yıl sonra Google’da arama yapan birinin “vay canına bunlar meğer istihbarat elemanlarıymış” diye düşünmesiyle öderiz. O sayfayı hazırlayan arkadaşların ruhu bile duymaz bunu.
Vatan / Can Ataklı
Yorum Ekle