Metni Büyüt Metni Küçült
22 Temmuz 2008

Eğin'e: "Sen Taraf'ın finansmanına kafa yor. Biz de babanın tespitine"

Oray Eğin'in mail kutusuna gelen ver Serdar Akinan imzası ile gönderilen bir posta çok ilginçti: "Sen Taraf gazetesinin finansmanına kafa yor. Biz de senin babanın tespitine."
Eğin'e: "Sen Taraf'ın finansmanına kafa yor. Biz de babanın tespitine" Oray Eğin'in yazısı

BİR BÜYÜK KOMPLO?

Dün, öğle saatlerinde posta kutumda Serdar Akinan tarafından gönderilmiş bir e-mail buldum. Serdar’la arkadaşlığımız herhalde 10 yıldan fazlaya dayanıyor, Amerika’da geçirdiği birkaç yıl dışında e-mail’le pek iletişim kurduğumuzu hatırlamıyorum. Yazılı iletişimimiz sadece Blackberry’nin messenger’ı üzerinden ilerliyor, SMS bile kullanmıyoruz.

Dolayısıyla mail gelince şaşırdım. “Konu” kısmında da “Bir dilek” yazıyordu; tanıdığım kadarıyla Serdar’ın böyle bir üslubu da yok.

Saat 1:07 ve 1:09’da gelen iki aynı mail tek satırdan oluşuyor. “Bir dilek” adı altında Serdar Akinan’ın bana söyledikleri şu:

“Merhaba, Sen Taraf gazetesinin finansmanına kafa yor. Biz de senin babanın tespitine. Anlaşılan tüm sorunlar bu şekilde çözülür.”

Bu kısa ama fazlasıyla şifreli mail’e hiçbir anlam veremedim. Taraf gazetesinin finasmanını sorguladığım bir gün önceki yazım dışında “babam” ve “babamın tespiti”, dahası “tüm sorunlar” ve “çözülmesi” nedir bilemedim.

Blackberry’den Serdar Akinan’a PING attım.

Sonra şu anlaşılmaz diyalog geçti aramızda:

“Anlamadım?”

“Neyi?”

“Mail’i.”

“Hangi mail’i.”

Yazışmayı kesip aradım. Tam da tahmin ettiğim gibi Serdar Akinan’ın böyle bir mail’den haberi yoktu. Gönderen kısmındaki adres “serdar.akinan@aksam.com.tr”ydi. Her ne kadar Serdar Akinan, Akşam’ın yazarı olsa da kurum içinde başka bir görevi olduğu için oraya ait adresi kullanıyordu. Kısacası aksam.com.tr uzantılı bir mail’i yoktu, hiç olmamıştı.

Bilgi işlem servisimizden bu mail’i araştırmalarını istedik. Sahte e-mail yollayan programların birinden çıkmıştı.

Her neyse...

İşi basitçe bir İnternet şakası olarak geçiştirmek de var... Ama bu, herhangi bir okurun ya da hacker’ın köşe yazarıyla dalga geçmesi kadar basit bir olay değil maalesef.

Her kim kurguladıysa Akinan’la benim aramdaki dostluğu biliyor olmalı. Ama daha da önemlisi aramızda örgütlü bir çalışma varmış gibi göstermeyi amaçlamış. Sanki rol dağılımı yapmışız.

Paranoya değil bu. İsterseniz “kandırıldın” diye suçlayın ama yaratılan ortamda bunun büyük bir komplo olduğuna inanmaktan başka bir seçenek var mı?

Eskiden Susurluk sürecince böyle gelişmeler olurdu. Gazetecilere “Elimizde belge var, kaset var” diye ulaşırdı birtakım insanlar, ileride de bunlar o gazetecilerin aleyhinde delil olarak kullanılırdı.

Şimdi Ergenekon günlerinde de her türlü telefon konuşmasının, mail yazışmasının delil olarak ileride karşımıza çıkabileceğini biliyoruz.

Belki birileri dalga geçmek için yaptı, bu kadar büyütmemizden dolayı keyifle gülüyordur şimdi. Ama bilmedikleri bir şey var. Hepimizin yazışmaları da, tıpkı konuşmalarımız gibi sıkı takip altında ve kimi zaman küçücük şakalardan, ufacık kelimelerden beklenmedik sonuçlar çıkıyor.

Eskisi kadar özgürce yazışıp, şakalaşamıyoruz en basiti. Herhangi biri yarın öbür gün bizim birbirimizle planlı bir şekilde bir medya örgütlenmesinin üyeleri olduğunu açıklayabilir. Kim bilir, yarın öbür gün bu “işbirliği” Taraf gibi sızdırma organlarında yayınlanabilir. Basit bir dalga geçiş, çok daha büyük komploların yolunu açabilir.

Sıradan günler olsa... Ama değil ki...

Şu zorunlu açıklamayı yapayım ama...

Serdar Akinan da ben de yazılarımızı sadece gazetede görüyoruz. Birbirimizi en son geçen hafta gazetede bir toplantıda gördük. Birkaç arkadaşımızla haftasonu buluşacaktık ama ben rahatsızlanınca evde kaldım, dünyadan koptum ve hemen hemen hiç dışarı çıkmadım.

Biraraya geldiğimizde de medyayı kurtarmak, Türkiye’de yeni bir rejim kurmak falan değil çok daha önemli konular konuşuyoruz kendi açımızdan. En güzel şaraplar, en iyi kıyı şeritleri, Hamish Hamilton’ın konser DVD’leri, Jamie Oliver’ın mutfağı falan...

Bizi bir komplonun içine çekmeye çalışanlara bu bilgiler umarım aydınlatıcı olabilir.

Oray Eğin/AKŞAM

Yorum Ekle

Yorumlar

+1 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
BENBEN | 22 Temmuz 2008 17:17
ERGENEKON DEİLLERİNE BENZİYOR BU MAİL...):::::::::
Koza Koleji