Sanat dünyasında büyük kayıp. Yaşamı boyunca yüzlerce oyun ve sinema filminde rol alan Suna Pekuysal, İstanbul Tıp Fakültesi'nde kalp yetmezliği sonucu hayatını kaybetti. Pekuysal'ın cenazesi perşembe günü toprağa verilecek.

Türk tiyatrosunun usta oyuncusu Suna Pekuysal, dün sabah saatlerinde hayata veda etti. Sanatçı 250'den fazla oyunda, 100'e yakın sinema filminde ve birçok televizyon dizisinde rol almıştı. Pekuysal'ın vefatı sanat dünyasını ve sanatseverleri derinden üzdü.
Ölene kadar tiyatro yapmak istiyor ve ısrarla vurguluyordu: "Sahnede ölmek istiyorum!" Ama ona bu duyguları hissettiren kalbi isteğini yerine getirecek kadar çarpmadı ve Türk tiyatrosunun usta oyuncusu Suna Pekuysal (75), dün sabah saatlerinde hayata veda etti.
Güler yüzüyle seyircilerinin sevgisini kazanan Lüküs Hayat'ın Zeynep'i, Keloğlan'ın 'canım anası' yıllarca güldürdüğü Türk halkını bu kez üzdü. 17 Temmuz'da evinde düşerek kalça kemiğini kıran sanatçı, İstanbul Tıp Fakültesi'nde tedavi altına alınmış ve ameliyat edilmişti.
Sanatçı için perşembe günü saat 11.00'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Fatih Reşat Nuri Sahnesi'nde bir tören düzenlenecek. Sanatçının naaşı Ataköy 5. Kısım Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından Mevlânâkapı Mezarlığı'nda defnedilecek.
Suna Pekuysal, 75 yıllık ömrünün yarım asrında Şehir Tiyatroları'nda görev yaptı. 250'den fazla oyunda, 100'e yakın sinema filminde ve birçok televizyon dizisinde rol aldı. Sanatçının vefatı en çok sanatçı arkadaşlarını üzdü.
Pekuysal'ın Lüküs Hayat'ta 14 yıl yan yana çalıştığı Zihni Göktay, "Abla-kardeş gibiydik, yeri kolay dolmayacak." sözleriyle, Erol Günaydın ise "Onun gibisi bir daha geri gelmez." diyerek üzüntülerini dile getirdiler. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da Pekuysal'ın vefatı üzerine birer taziye mesajı yayımladı.
Asıl adı 'Suna Belener' olan Suna Pekuysal, 24 Ekim 1933'te İstanbul'da doğdu. Belediye Konservatuvarı Şan ve Bale Bölümü'nde öğrenim görürken, 1949 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun çocuk bölümünde Kadri Ögelman'ın 'Artist Aranıyor' adlı oyunuyla sahneye çıktı.
1964 yılında gazeteci Ergun Köknar ile evlendi. 54 yıl Şehir Tiyatroları'nda görev yaptı, 1998'de emekli oldu. 'Lüküs Hayat' müzikalinde 14 yıl aralıksız olarak oynadı. Yediden yetmişe her yaştan seyirciye nostalji yaşatan 'Lüküs Hayat'ın ardından emekli olan Pekuysal, son olarak Şehir Tiyatroları'nda 'Ahududu' adlı oyunda konuk sanatçı olarak rol aldı.
Avni Dilligil Ödülü, Ulvi Uraz Ödülü, Sanat Kurumu Ödülü, Antalya Altın Portakal Film Festivali Yaşam Boyu Onur Ödülü ve 2003 Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü gibi birçok ödülün sahibi olan sanatçı; Yaprak Dökümü, Samanyolu, Yedi Kocalı Hürmüz, Çalıkuşu ve Ben Bir Garip Keloğlanım'ın da arasında bulunduğu pek çok filmde, Yeter Anne, Kadın Severse, Ekmek Teknesi gibi dizilerde rol aldı.
Zihni Göktay: Kendine özgü bir isimdi
40 yılı aşkın süredir abla-kardeş gibiyiz. Lüküs Hayat'ta 14 yıl beraber oynadık. Sadece sahnede değil, sahne gerisinde de gerçek bir abla kadar yakındı bana. Türk tiyatrosunda Suna Pekuysal gibi kadın komedyen çok az yetişiyor. Sahne görüşüyle, disipliniyle, öğretme azmiyle kendine özgü bir isimdi.
Orhan Alkaya: Yeri doldurulamayacak
Onunla çalışmış olmak, onu tanımış olmak bile bir sanatçı için deneyimdir. Çok özel bir oyuncuydu. Kimseyle özdeşleştirilemeyecek, kendisiyle tarif edilebilecek oyunculardandı. Çok sevildi. Alkış mutluluğunu, sevilme mutluluğunu yaşadı. Çok sık kullanılır, ama burada hak ediyor: Yeri doldurulamayacak bir kayıptır.
Erol Günaydın: Onun gibisi bir daha gelmez
Bir çağ kapanıyor işte. Çok azaldık, az kaldık. Böyle bir sanatçıyı kaybetmek çok büyük bir anlam ifade ediyor. Onun gibisi bir daha gelmez. Sahnede birlikte çalıştık. Kocası da okul arkadaşımdı, onları ben evlendirdim sayılır. Benim aile dostumdu onlar.
Rüştü Asyalı: Herkes onu bağrına bastı
Keloğlan'ın 'Canım Ana'sıydı. 1970'lerin başında beraber oynadık ve yıllarca dostluğumuz sürdü. Suna Pekuysal her rolün hakkını verdi. Herkes onu bağrına bastı. Halkımızın gönlünde büyük bir yeri vardır. O yer doldurulamayacak, ona üzülüyorum...
Erol Evgin: Ondan çok şey öğrendik
Suna abla bizim çocukluk yıllarımızın, Türk filmlerinin şirin Suna ablasıydı. Tiyatroda, müzikallerde ve televizyonda üstlendiği rollerle Türk halkının aileden kabul ettiği bir kahramanıdır. Kendisiyle çalışmak çok büyük bir ayrıcalıktı. Ondan çok şey öğrendik.
Yorum Ekle