Metni Büyüt Metni Küçült
12 Kasım 2013

Aydemir Akbaş'tan 'Şafak Sezer' bombası! Çok samimi konuştu...

Bu açıklamalar hem çok güldürür hem de çok düşündürür!..
Aydemir Akbaş'tan 'Şafak Sezer' bombası! Çok samimi konuştu... YAKINDA SHOW TV ekranlarında izleyici ile buluşacak olan, The Sopranos’tan uyarlama ‘Altındağlı’ dizisinin yapımcılığını Süreç Film üstleniyor. Başrollerini Şafak Sezer, Hande Ataizi ve Aydemir Akbaş’ın paylaştığı dizi, bir mafya ailesi patronu olan Cemali Altındağlı’nın meslek, suç, şiddet, aile, adalet ve dostluk kavramları arasında denge sağlama mücadelesini konu alacak. Dizinin başrol oyuncularından Aydemir Akbaş diziye başlama serüvenini anlattı.

Altındağlı dizisinde nasıl bir rolünüz var?

Bu dizi Amerikan dizisi The Sopranos'un Türk versiyonudur. Ben de oradaki amcayı canlandırıyorum. Dizide oynamayı sevmediğim için Şafak'a (Şafak Sezer), "Rol uzun olursa oynamam" dedim. Dizideki rolüm de kısa sürecek. Boş laf sevmem. Çok uzatmanın gereği yok.

Dizilerde oynamayı sevmiyorsanız neden bu dizide yer almayı tercih ettiniz?

Çünkü Şafak'a hem film hem de dizi sözüm var. Onu kıramıyorum.

Kendinizi izleyip değerlendirir misiniz?

Ben kendi dizimi seyretmem. İbrahim Tatlıtes'le Fırat dizisini çekmiştik. İki sene birinci oldu. Bir kere bile seyretmedim.

Neden seyretmediniz?

Eskiden dublaj yapardık ya filmleri, dublöre girdiğimde hataları gördüğüm zaman duvara yumruk atmaktan ellerim paramparça olmuştu. Bir hata gördüğümde çıldırıyorum. Bu yüzden seyretmiyorum.

60'lı yıllardan beri sinemacılığın içinde bulunan biri olarak Türk Sineması'nın değişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadece teknolojik açıdan bir değişim var. Özünde bir gelişme kaydettiğini düşünmüyorum. Herkes beynindekini çekiyor. Topluma bakıp çeken yok. "Bu toplumu ilgilendirir mi, insanlar seyreder mi?" diye hiç düşünmüyorlar. Bazı filmler çekiliyor. Bu film bütün ödülleri topluyor ama filmi beş bin kişi izliyor. Böyle şey olmaz. Hem ödülünü alacaksın, hem iş yapacaksın.

Küfürü ağzınızdan eksik etmiyorsunuz. Hep böyle açık sözlü müsünüzdür?

Evet. Bu yüzden canlı yayınlara çıkamıyorum. Sabıkalıyım. Birgün Okan Bayülgen çağırdı programına, "Abi iki küfüre kadar iznin var" dedi. Çünkü sinirlenince dayanamıyorum, küfür ediyorum. Mesela Galatasaray Divanı'nda da konuşmak istiyorum ama konuşamıyorum.

"CEM'İ BEKLİYORUM"

Oynamadığınız bir rol kaldı mı?

Aptalı, zekiyi, boynuzluyu, her şeyi oynadım. Ama sinema bitmez. Cem Yılmaz'ın oynamasını istediğim 'Tel Cambazı' isminde bir projem var.


Neden Cem Yılmaz?

Onu seçtim işte. Söyledim de kendisine. Hâlâ arayacak beni.

Yeni nesil oyunculardan beğendiğiniz isimler var mı?

Yeni nesilde komedyenler iyi, geri kalanı kalas. Jönler beni tatmin etmiyor. Gözleri yok, bakışları yok, elektrikleri yok. Bir Yılmaz Güney, bir Fikret Hakan, bir Kadir İnanır bakışı yok kimsede. Ölü gözlüler. Sinema dediğin gözdür.


Şöhretin can sıkıcı yanı nedir sizce?
Kanser rahatsızlığı atlattığım için doktorum bana insanlarla yakın olmayı yasaklamıştı. El bile sıkışmıyorum aslında. Ama sokakta insanlar geliyor, sarılıyor, fotoğraf çektirmek istiyor. Güzel kadınlar oldu mu çektiriyorum. Allah'ın bıyıklısıyla resim neden çektireyim?


77 yaşındasınız. Bünyeniz yoğun çalışmaya nasıl dayanıyor?
Genlerle ilgili bir durum. Herkes sette bana hayret eder, "Bu adam nasıl ayakta duruyor?" diye.(HT MAGAZİN / ÖYKÜ NAZ ŞENSES-Habertürk)

Yorum Ekle