Metni Büyüt Metni Küçült
30 Temmuz 2008

El insaf... Gazetecilik avantacılık mıdır? Bu nasıl pazarlama !

Gazetecilik birçok alanda olduğu gibi, bir kamu görevi olmaktan çıkmış, hayatı avantalı yaşamanın sıfatı haline dönüşmüştür...
El insaf... Gazetecilik avantacılık mıdır? Bu nasıl pazarlama ! GAZETECİLİK AVANTACILIK MIDIR?..

Kuşku yok gazetelerin, dergilerin turizm ekleri, otel ve mekan muhabbetleri, gastronomik mealdeki yazı müsveddeleri, turistik otel ve restoran patlamasına yol açtı ve aslında iyi de oldu...

Ancak gazetecilik sonuçta bir kamu görevi...

Gazetecilik okullarında böyle öğretilir...

Gazeteci, kalemini kamu adına kullanan kişidir...

Turistik bir mekanı, gastronomik bir restoranı, barı tavernayı yazmakta, insanların ufkunu açmakta, hatta biraz rehberlik yapmakta bir sakınca yoktur...

Gerçektir ki, çağımız gazeteciliği, gustoyla, style’la atbaşı gitmektedir...

Ama el insaf...

Bizdeki tür gazeteciliğin büyük kısmı, gusto veya style değil olsa olsa en ucuzundan Ortadoğu usulü pazarlamadır...

Bir kere bir sürü ünlü mekan, gazetecilere açıktan avanta sağlamaktadır...

Kendilerinden ya hesap almamakta, ya yüzde 90’lık indirimler uygulamakta, ya da üstüne üstlük bir de para yağdırmaktadır...

Yağdıran mekanlar, hizmette kusurun, millette kazığın aranmadığı mekanlar olmaktadır...

Bu mekanlar, bu oteller, bu restoranlar avanta oranında kayırılmakta, avantadan doğan zararlar da müşteriye kazık olarak tahvillenmektedir...

Bu tahvile ilgi gösteren ise bulunmamaktadır...

Çünkü, kazığın tahvili bazı beyfendilerin avantasının bedelidir...


***


Gazetecilik birçok alanda olduğu gibi, bir kamu görevi olmaktan çıkmış, hayatı avantalı yaşamanın sıfatı haline dönüşmüştür...

Kimi kime şikayet edeceksin?..

Onlar bu şikayeti niye içinde hissetsin?..

Etik değerlerin oluşmadığı, kültürel birikimlerin imbiğinden geçmeyen avantacı topluluklar, rejimleri, meslekleri, demokrasileri, laiklikleri, tuzla buz ettikleri gibi gazeteciliği de özünden uzaklaştıracaklardır...

“Böyle başa böyle traş” da diyebilirsiniz...

“Her ulus hakkettiği kazığı yiyebilir” de...

Reha Muhtar